Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kültürazzi

    Hürriyet Haber
    22.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme: 21.01.2012 - 23:19

    Telif hakkı için sahtekarlık mı yapmak gerek

    Hasan Saltık büyük emeklerle hazırlayıp piyasa sunmaya hazırlandığı 'Fasl-ı Rembetiko' ve 'Atlas' albümleri için aradan iki ay geçmesine rağmen İstanbul Telif Hakları Sinema Müdürlüğü’ndan bir türlü izin alamamış

    Müzik dünyasında albüm çıkarmak ticari olarak başlı başına büyük bir risk taşırken buna bir de Telif Hakları Müdürlükleri’nin bürokratik engellemeleri eklenince iş içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

    Bu durumun en son örneklerinden birini Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık’tan dinledim.

    Kayıp seslerin, ezgilerin peşinde koşup onları ortaya çıkaran, albüm yaparak insanlık tarihine armağan eden bir misyoner biliyorsunuz Hasan Saltık. 'Gök kubbede unutulup kalmış o hoş sedaları' tekrar kulaklarımızdan ruhumuzun derinliklerine yerleştiriyor.

    Gelelim yeni yapacağı iki albümle ilgili yaşadığı bürokrasi savaşına.

    Büyük emeklerle hazırlayıp piyasa sunmaya hazırlandığı 'Fasl-ı Rembetiko' ve 'Atlas' albümleri için aradan iki ay geçmesine rağmen İstanbul Telif Hakları Sinema Müdürlüğü’ndan bir türlü izin alamamış.

    'Fasl-ı Rembetiko' albümündeki eser sahiplerinden Vasilis Tsitsanis’in varisinden alınan veraset belgesine 'Eser sahibinin başka varisi olup olmadığını ispat etmelisiniz' gerekçesiyle karşı çıkan müdürlük, 'Atlas' albümündeki Gilbert Biberian ve Hooshang Kamkar’ın muvafakatname belgesini de 'Türkçe bildiklerini ispatlamadan buradaki imzayı geçerli sayamayız' diyerek geri çevrilmiş.

    Kalan Müzik, arka arkaya müdürlüğün engeline takılan albümler için bestecileri ve varislerini bularak veraset ve muvafakatname hazırladı bugüne kadar. Gitar ve flütle icra edilen bir Ermeni halk şarkısı için Gilbert Biberian ve Xoş e Hewrewan isimli bir Kürtçe şarkı için Hooshang Kamkar’ın noter onaylı kimlik belgeleriyle birlikte izin belgelerini alan Kalan’a İstanbul Telif Hakları Sinema Müdürlüğü’nün yanıtı, "Bu isimler yabancı, Türkçe bilip bilmediklerini, bu izin belgelerinin altındaki imzaların onlara ait olup olmadığını nasıl ispatlayabilirsiniz" şeklinde olmuş.

    'Cafe Aman İstanbul' albümü için öne sürülen gerekçe daha da tuhaf: Türkiye’de yaşarken Gülbahar ve San Apokliros Gyrizo şarkılarını besteleyen Vasilis Tsitsanis’in Atina’da yaşayan oğluna ulaşarak veraset belgesi alan Kalan’ın başvurusu, "Eser sahibinin başka varisi olup olmadığını ispatlamalısınız" diyerek geri çevrilmiş.

    Hasan Saltık çaresiz kalmış: "Bu şarkıları anonim olarak gösterseydik bu sıkıntıların hiçbiriyle uğraşmak zorunda kalmayacaktık. Kaldı ki sözünü ettiğim eserler anonim denilerek şimdiye kadar çeşitli yerlerde kullanıldı. Şimdi ben de bu belgeleri geri çekip yeniden anonim olarak başvuracağım" diyor.

    Emek için umutsuzum

    Hafta içinde İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. yılı kutlama programı açıklandı. Ve salı akşamı da vakıf binasının teras katındaki X Restoran’da bir kokteyl düzenlendi. Kültür sanat basını ve sponsor ağırlıklı davetlilerden biri de Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’dı.

    Sıcak gündem de tabii ki Beyoğlu Emek Sineması. Başta Atilla Dorsay ve Film Festivali Direktörü Azize Tan olmak üzere hemen herkesin merakı sinemanın yıkılması konusunda yeni bir gelişme olup olmadığıydı. Gerçi Kamer İnşaat yetkilileri kapı kapı basını gezip ne kadar düzgün bir projeye imza atacaklarını anlatıyorlardı ama yine de orasının bir ticaret merkezi olmasının önüne geçilemeyecek ve sinema üst katlara taşınacaktı. Bu arada İKSV’nin binayı bir kültür merkezi yapma teklifi yetkililerden hiçbir karşılık göremedi ne yazık ki...

    Eğer sinema yıkılırsa artık yazı yazmayı bırakacağını ilan eden Atilla Dorsay, başkandan bu konuda yeni bir umut ışığı bekliyordu ve o yönde merakını gidermeye çalışıyordu. Gecenin sonunda umutlu olduğunu, önümüzdeki günlerde Demircan’la gazetecilerin bir araya geleceğini söyledi. Kamuoyu baskısının ilk defa olumlu bir netice almada etkili olacağı inancındaydı.

    Ben ne yazık ki o kadar umutlu olamıyorum. Çünkü Kültür Bakanlığı’ndan Belediye Başkanı’na, inşaatı yüklenen şirkete kadar hemen herkes her seferinde yeni bir şey söyleyecekmiş gibi yapıp aynı şeyi tekrarlayıp durdu.

    Umarım kazanan Dorsay’ın iyimserliği olur.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı