Merhaba
Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.
Hürriyet'i Takip Et
Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

Hasan Sabbah'ın Fedaileri

27 Haziran 2013
    Hasan Sabbah'ın Fedaileri

    Gazeteci-yazar İbrahim Karahan'ın kitabı 'Hasan Sabbah'ın Fedaileri' raflardaki yerini aldı.

    "Büyük Selçuklu Devleti'nin kurulduğu İran topraklarında da başka dramlar yaşanmıştı. 1100'lü yıllarda...

     

    Kuzey İran'dan Akdeniz sahillerine kadar önüne çıkan bütün devletlere diz çöktüren Selçuklu Devleti çok büyük komutanlar ve devlet adamları tarafından yönetildi. Bunların önde geleni Sultan Melikşah ve büyük vezir Nizamülmülk'tü. İkisi de devlet yönetiminde üstün meziyetlere sahipti. Onların bayraktarlığında devlet öylesine büyüdü ki, çınarın dalları altında her dinden, dilden ve ırktan insan yaşıyordu...

     

    Selçuklu Devleti'nin talihi, bir devlet memuru iken isyan bayrağı açan ve kendisine "Kartal Yuvası" diye adlandırılan "Alamut Kalesi"nde küçük bir hükümdarlık kuran Hasan Sabbah'ın faaliyetleriyle değişecekti.

     

    HAŞHAŞİLER

     /_np/5601/20615601.jpg

    İdealist, asi, derin bilgi sahibi aynı zamanda da büyük bir terör örgütü lideri olan Hasan Sabbah, "Haşhaşiler" adı verilen fedailerinden oluşan gücüyle koca Selçuklu Devleti'ni yıpratmayı başarmıştı. Nizamülmülk, Hasan Sabbah ile uğraştı. Devletin bütün gücünü üzerine gönderdi. Ancak, Hasan Sabbah'ın bir fedaisinin hançeri onun canını alacaktı...

     

    Fedailerinin gerçekleştirdiği çok ünlü suikastler Hasan Sabbah'ın ismini Avrupa topraklarına kadar taşıyacaktı... Fedaileri, onun için ölüme gülerek gidiyorlardı. Surlara çıkan fedai, "Hasan Sabbah'ın cennetine uçuyorum" diyerek kendisini uçuruma bırakırken, bu korkunç gösteri bile herkesin gözünü korkutmaya yetecekti.

     

    HASAN SABBAH'I ANLAMAK...

     

    Hasan Sabbah'ı anlamak için en güzel örnek, onun çocukluğunda yaşanmıştı. Sahilde oynayan küçük Hasan, kumlardan kaleler yapıyordu. Ancak, coşarak kıyıya kadar ulaşan her dalga onun yaptığı kaleleri yıkıyordu. Dalga yıktıkça o yeniden kalesini yapıyordu. Oğlunun bu inatçılığı babasının da dikkatini çekmişti. "Oğlum sen kaleni yaptıkça dalga gelip yıkıyor. Niçin inat ediyorsun?" diye sorunca O, dalgalı denize yüzünü çevirerek, "Olsun o geldikçe ben yapmaya devam edeceğim. Ta ki, deniz dalgasını çekene kadar!"

     

    Hasan Sabbah, Roma'daki Papalığın ve kralların bile başa çıkmakta zorlandığı meşhur Tarikat Şövalyeleri'ne bile ilham kaynağı olmuştu. Tarihi gerçeklere sadık kalınarak kaleme alınan ve bilinmeyen bir çok gerçeklerin de anlatıldığı kitapta, okuyucu İran'ın gizemli sokaklarında, kalelerin dehlizlerinde, kartalların gezindiği tehlikeli vadilerde gezinecek... O günlerin gizemini içinde hissedecek.


     

    /_np/5595/20615595.jpg

    İBRAHİM KARAHAN KİMDİR?

     

    İbrahim Karahan'ın Güneş gazetesinde başlayan gazetecilik serüveni Tercüman, Türkiye, İHA ve nihayetinde Milliyet gazetesinde devam etti. Gazeteciliğin prensibi gereği olayların arka planını araştırmak ve karanlıkta kalmış noktaları açığa çıkarmak dürtüsünü kitaplarına da yansıttı.

     

    "Sarı Gelin" adlı kitabında Anadolu topraklarında zulmü uğramış, iç karışıklıklar ve çatışmalar sırasında mağdur olmuş binlerce insan vardı. Sarıkamış Faciası sonrası ortada kalan Anadolu insanları canlarını kurtarmak için dondurucu soğuğa rağmen kağnılarla yola düşmüştü. "Sarı Gelin" bu insanların hayatta kalma mücadelesini anlatıyordu. Son kitabında ise Selçuklu Devleti'nin memuru iken isyan bayrağı açan Hasan Sabbah'ın faaliyetleri aktarılıyor.

     

    Her türlü hakkı saklıdır.

    - Yorumlarınızı Yazınız
    Bu haber hakkında henüz yorum yok. Yorumlarınızı Yazınız.
    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding