Çağın gerilim romanı! Yapay zeka sistemi tehdit ediyor. Bilgisayar dehşeti kitabevlerinde karşınıza çıkabilir.
Bilgisayarlar günlük yaşantımızın vazgeçilmezi olup çıktı. Varsaydığımız gerçeklikte, bütün sistemin güvenli olduğunu düşünüyoruz, ama bugün ya da gelecekte bu teknolojiyi ne kadar kontrol edebileceğimiz konusunda kimsenin kesin bir fikri yok. Kendi varoluş biçimini belirleme yetisine sahip bilgisayar sistemlerinin bir gün gelip gerçek olacağı, ya da teknolojinin insanın kontrolünün ötesinde bir varoluş biçimi geliştirebileceği, bugüne dek sayısız bilimkurgu eserine konu oldu. Karl Olsberg’in Sistem’inde bilimkurgunun bu en çok tartışılan konusu yadsınamaz bir gerçeklikle ve tümüyle yeni bir bakış açısıyla ele alınıyor. Sistemin kontrol altında olup olmadığından emin olmadığımız ve olamayacağımız bir dünyada yaşadığımız gerçeğini sarsıcı bir anlatımla vurgulayan roman, aynı zamanda insan zekası ve yapay zeka arasındaki paralelliği de tartışmaya açıyor ve her ikisinin kendi doğasını karşı karşıya koyarak çarpıştırıyor.
Sistem, teknolojinin dünyayı nasıl çığrından çıkarabileceğini korkutucu olduğu kadar gerçekçi bir senaryoyla dile getiriyor. Romanın sarsıcı anlatımında “yapay zeka uygulamaları” üzerine doktora tezi sahibi yazar Karl Olsberg’in güncel teknolojiyle paralel ve gerçeğe uygun yaklaşımı büyük rol oynuyor. Sistem, gerilim dolu bir bilimkurgu romanı olmanın çok ötesinde, teknolojiyle şekillenen geleceğe yönelik “acaba”ları yaşamın içinden gündelik unsurları dikkate alarak sorguluyor.