"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Kültür politikası değil, kültür hakları

Doğan HIZLAN

UNESCO'nun girişimiyle, Stokholm'de (İsveç) 30 Mart-2 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen, resmi ve sivil kuruluşların katıldığı toplantılarda Kültürün İktidarı'nın çeşitli boyutları, uzantıları tartışıldı.

120'den fazla ülkeden bakanlar, sivil kültür kuruluşları, yöneticileri, kültürü geniş bir düzlemde tartışma gündemine getirdiler.

Türkiye'den de Kültür Bakanı İstemihan Talay'la, kültür adamları ve resmi görevliler oradaydı.

Toplantıları izleyen Hıfzı Topuz'un bana verdiği bilgi ve belgelerin ışığında, bugün, dünyanın kültür kavramına yaklaşımı konusunda, okurlarıma ana başlıkları iletmeyi amaçladım.

Dilimize doladığımız kültür politikası kavramını biz, özellikle devlet ve hükümetle birlikte düşünürüz. Bu, bizi, kültürü siyasetin emrine verme konusunda bir kısır döngüye dönüştürür.

Oysa bugün artık böyle bir kültür politikası anlayışı yok. Kültür politikası sözü, kültürün algılanmasında ortaya çıkıyor.

1970'den bu yana UNESCO, kültür politikası kavramına, kültürel değişmelere eğiliyor. Ne var ki Topuz'un söylediğine göre, 1983'deki Meksiko toplantısından sonra UNESCO, bu kavrama bu kadar yoğunlukla eğilmemiş. Kültür politikaları, kültürel hakları koruduğu, onların uygulanma güvencesini sağladığı oranda geçerli.

Belli bir politikanın durağanlığına, tekelci anlayışına karşılık, bütün azınlıklara kültürel hakların tanınmasında odaklanıyor.

Kültürel haklar sözü, bize, sadece güneydoğuda yaşayan yurttaşlarımızın kültürel haklarını çağrıştırıyor. Stokholm'e giden bizim resmi görevlilerden bazıları da yaptıkları toplantılarda sorgulanacaklarını sanarak savunma hazırlamışlar.

Hayır bu olmamış.

Çünkü dünya kültür çevreleri, sivil kuruluşlar, meseleyi bu kadar daraltmamışlar.

***

Hıfzı Topuz'un burada altını çizdiği önemli bir tesbit var. Bizi de, dünyadaki kültürel hakları da ilgilendiriyor.

Otokton halkın kültürünü yaşatması, ona bağlılığına engel olunmama, onların bu kültürü kullanma özgürlüğünü ille de politik uzantıyla kesmenin bir anlamı yok.

Konferansın bölümlerindeni birinin başlığı, Bizim Yaratıcı Çeşitliliğimiz adını taşıyor. Yaşama biçimi olarak kültür dediğimizde, günlük hayatın içinde kültür kavramını hepimiz yıllardır kullanıyoruz. Bu yeni değil. Ancak bunun uygulamasında yeni yöntemler ortaya çıkıyor.

Uluslararası konfaranslarda, toplantılarda en çok tartışılan konulardan biri de, globalleşmenin ışığında ulusallık, ulusal kültürel değerler. Hiç kuşkusuz bu, bütün ülkeler için önem taşıyor.

Globalleşme, evrensel standartları getirererk, belki ölçütleri uluslararası yaparak ilerlemeyi sağlıyor. Ancak, ulusal kültürel değerleri de yok ediyor, hele yerel kültürleri büsbütün yok ediyor.

Oysa, yaratıcılıkta çeşitliliktir aslolan. O zaman da, bunu ulusal sınırlar içinde korumak için önlemler alınmalıdır.

Devletin, hükümetlerin kültüre parasal katkılarının azlığı her yerde yakınılan ana konulardan biri.

Fransız Kültür Bakanı Catherine Trautmann da, bütçenin yüzde birinini kültüre ayrıldığından şikayet ediyor.

***

Kültür bir çeşitliliktir, globalleşmeyi inkar etmeden ulusal kültürel değerlere herkes sahip çıkmak için önlemler alıyor. Ayrıca kültürel haklara saygıyı, demokrasiye, insan haklarına saygıyla eşdeğer görülüyor.













X