Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kullanım kılavuzu

Yerel mafyayla ilgili stajını tamamlayan Başbakan Mesut Yılmaz, nihai hükmünü önceki gün açıkladı: ‘‘Devlet Alaattin Çakıcı'yı kullanmadı, Alaattin Çakıcı devleti kullandı...’’Bu hükme, iki ayrı pencereden yaklaşmak zorunludur:1) Klasik devlet tanımına, askeriye-polis, mülki idare ve üniversite girer. Bu devletin Alaattin Çakıcı ile ilişkisi muhbirlik düzeyini aşmadı. O yüzden Yılmaz'ın tespiti yerindedir. Çakıcı'nın devletle alışverişinde kârlı çıktığı ortadadır. 2) Ancak unutulmaması gereken Türk siyasilerinin soyut kavramları anlama yeteneğindeki sığlıktır. Türk siyasi lideri, soyut devlet kavramının somut halini ailesi ve partisi olarak görür.Ve devletin bu özel formunun Alaattin Çakıcı'nın hizmetinden defalarca yararlandığı ortadadır. Özal Ailesi'nin Çakıcı'yı en azından iki olayda kullandığı mahkeme kayıtlarına geçti.Parti ilişkisine gelince... Alaattin Çakıcı'nın çok takdir ettiği siyasi liderleri eleştiren gazetecilere telefonla yağdırdığı tehditler dün gibi hatırdadır. Dolayısıyla akla gelen soru Mesut Yılmaz'ın hangi devletten söz ettiğidir...Bizim devlet mi, özel devlet mi?* * *Devletin organize suç çetelerinin hizmetinden yararlanması Türkiye'de icad edilmedi. İkinci Dünya Savaşı'nda Sicilya'ya çıkarma yapmaya hazırlanan ABD ve müttefikleri mafyanın bu adadaki itibarı ve ilişkilerini kullandı. Karşılığında mafya şefleri ABD'deki hapis cezasından kurtuldular, saygın müttefik konumuna terfi ettiler. Soğuk Savaş yıllarında mafya, ABD, İtalya ve Fransa gibi ülkelerde yükselen sendikal hareketin sosyalist partilerin kontrolüne geçmesini engellemek amacıyla kullanıldı. Gerçi bu yöntem pek olumlu sonuç vermedi. Çünkü bu kez sendikaların geniş mali imkânlarını mafyadan geri almak çok zor oldu. * * *Neyse geçmişi bir yana bırakalım, yeni safya açalım...Mevcut hükümetin mafyaya karşı mücadele kararlılığı birkaç basit soruyla test edilebilir:1) Mafya şefleri ile hükümet arasında resmi temas var mı? Örneğin bakanlar, mafya şefleriyle telefonla konuşuyor mu?2) Büyük ihalelerde mafya tehditi işliyor mu? Böyle bir tehdit kuşkusu varsa ihale yenileniyor mu, yoksa hiçbir önlem alınmıyor mu?3) Özelleştirme yoluyla mafya parası aklanıyor, kritik kuruluşlar şaibeli şirketlere satılıyor mu?Bu soruların yanıtlarını hele bir düşünedurun...Bu arada, mafyaya karşı zafer bayramınız kutlu olsun...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI