"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Kulis öyle mi olur?

DEVLET büyüğünün dış gezisinden kulis aktarmaca, niyet/mesaj okumaca, temasların nasıl da etkili olduğunu anlatmaca, “Medyamızın Kaybolan El Sanatları” arasına yerleşmekteydi ki, imdada Erdoğan yetişti.

Bol kulis malzemesi, sıcak manzara vurgulaması vardı.


En zengin içerik Akif Beki’den geldi (“Oval Ofis’ten 4 kulis”, Radikal).


Bir önceki görevinin Başbakan’la çalışmak olduğu düşünülürse Beki’nin yazısı içeriden bilgi konusunda zayıf bile sayılmalı.


Ama ne yapacaksın işte? Ya bu kadarını yazabiliyor ya da halefi Beki’ye gıcık!


Neyse elimizdeki malzemeyle ne pişireceğiz ona bakalım...

* * *


Birinci kulis: Obama “Selamün aleyküm Başbakan” diyerek karşılamış.


Bravo. Başka?


İkinci kulis: Yüz yüze 45 dakika konuşmuşlar.


Sarsılmadım. Üçüncüyü alayım.


Üçüncü kulis: Gündem Obama’yı yormuş.


Akif Beki sen buna kulis diyorsan eğer az sonra benim yazacaklarımı okumalısın! Dört?


Dördüncü kulis: “Bize iki gün yetmez” demiş Obama.


Akif Beki, eline sağlık yazmışsın ama dedim ya içerik umduğumdan zayıf.


Artık görevi bırakırken makam odanı dağıtıp mı çıktın, görevdeyken mesai arkadaşlarına iyi mi davranmadın bilemem.


Ama ilk kulis iyi, sonraki üç tanesi aynı zaten!

* * *


Hem bu “Bizim Başbakan’ı o kadar önemsediler ki, zamanı unuttular, saatler zembereklerinden boşaldı Washington’da” muhabbeti 1990’lara varmadan etkisini kaybetmişti.


Hatta kulislerden sızanlar/sızdırılanlar ve bunları sızdıranlarla dalga geçmek bile demode oldu.


Bakmayın siz, ben de şu anda nostalji yapıyorum sayılır bu yazılanlara takılarak.


Yine de madem kulis veriyorsunuz, biraz “harlamanız” da şart yazının ateşini.


Yüz yüze görüşmeden sızarak (Acaba kim sızdırdı!) üfürülüyor bunlar zaten; çıkıp kim kimi yalanlayacak.


Genel hatları aldıktan sonra, ver detayı, ver coşkuyu gitsin.


* * *


Gir şöyle damardan “1 saat 45 dakika vaov! Toplam 7 çeyrek saat ha dostum. Çak! Gimmifayf! Bu bir rekor. Ben bir yıllık Başkan’ım böyle yüz yüze toplantı yapmadım demiş Başkan” diye kulisçi arkadaş, sonra ilerle bileğe kuvvet:


“Hem neler olmuş...


Kravatı nereden aldın benim biricik başbakanım arkadaşım, dostum, azizim, mirim, ikim, üçüm diye sormuş Obiş!


Bizimki çıkarmış kravatı oracıkta... Obama’nın gözleri dolmuş. Bana nenem bile kravat vermedi, çak dostum demiş...”

* * *


Veya şöyle bir açılım yap kulisçilikte:


“Yahudi Lobisi’ne de vermiş ayarı Başbakan. Bir konuşmuş konferansta, dünya dengeleri alt üst. Hillary Clinton direkt ağlayarak Bülent Arınç’ı aramış ve demiş ki:

Ühü Bülent Bey. Haklıymışsınız, ühü!

Böyle bir yiğit insan ühü! Sadece Türkiye için değil ühü, bütün dünya, bütün insanlık alemi için şanstır. Ühü. İyi ki insan doğmuşum, kuş doğmamışım. Ühü. İnsanlığın gözyaşları bunlar Bülent Bey... Ühü!”


* * *


Akif Beki’nin hakkını yemeyeyim, içi en dolu kulis yazısı yine onundu.


Diğer imaj/niyet/kısmet okuma yazılarının durumunu düşünürsek, hakkı açık ara birinciliktir.

X