Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Küfrettikçe küçülenler

Tufan TÜRENÇ

Çiller Ailesi'nin tam anlamıyla pespaye bir televizyon kanalı ile bir gazetesi var.

O kanala ve o gazeteye, kanal ve gazete demeye dilim varmıyor. Ama ne yaparsınız ki yasalar bunlara izin veriyor.

Bu iki pespaye yayın organı, sabahtan akşama kadar bana ve bazı gazeteci arkadaşlarıma küfür, iftira ve hakaret yağdırıyor.

Yalnız bize de değil, karımıza, kızımıza da ağza alınmayacak sözler ediyor.

Niçin kızıyorlar?

Niçin terbiye sınırlarını aşan, ağza alınmayacak küfür, iftira ve hakaretlerde bulunuyorlar?

Bunun tek nedeni var.

Biz, Çiller Ailesi'nin yalanlarını dolanlarını yazıyoruz, onların bu ülkeye yaptığı kötülükleri sergiliyoruz.

Ama siz okurlarımız da bilirsiniz ki bugüne kadar hiçbirimiz bu insanlara hakaret ve küfür edecek kadar kalemimizi kirletmedik.

Kirletmedik, çünkü bizim o kaleme saygımız sonsuzdur.

O kalem, bu iş için kirletilmeyecek kadar onur dolu bir meslek yaşamından süzülüp gelmiştir.

Onlar bunu anlayamazlar.

Onların böyle bir derdi olmadığı, terbiye düzeyleri de dibe vurduğu için küfür ve hakaret etmekten başka bir yöntem bulamıyorlar.

Kendilerine yönelen haklı eleştiriler karşısında söyleyebilecekleri bir tek sözcük olmadığı için öfkelerini ancak küfürle kusabiliyorlar.

Yazık!

* * *

Ben biliyorum, hem de çok iyi biliyorum.

BTV denen o pespaye kanalda sürekli geçen küfürnameleri Özer Çiller ile müflis bir gazeteci eskisi yazıyor.

Merak ediyorum, bu iki insan o küfürleri, o iftiraları nasıl yazıyorlar?

Yazarken yüzlerini nereye saklıyorlar?

Hadi bizden, izleyicilerinden, okurlarından utanmıyorlar diyelim, ama ya kendilerinden, ya çocuklarından hiç mi sıkılmıyorlar?

Eğer bu iki insanın on paralık yürekleri varsa, küfrü bir kenara bırakıp erkekçe karşımıza çıkarlar ve eleştirilerimize yanıt verirler.

Ama yapamazlar.

Çünkü yazdıklarımıza karşı söyleyecekleri bir tek şey yok.

Başvurabilecekleri tek yol, zavallıların sığındığı küfür ve iftiralardır.

İşte zaten bütün hünerlerini kullanarak yaptıkları da budur.

Aynanın karşısına geçsinler ve ne kadar zavallı olduklarını görsünler.

* * *

Peki bu iğrençlik karşısında TV'leri denetlemekle yükümlü olan RTÜK ne yapıyor?

İşte esas üzücü olan bu.

Bu kurum, büyük bir acz içinde olan biteni seyrediyor.

O ailenin bize yönettiği küfürler, iftiralar bizi küçültmez, tersine daha büyütür.

Ama endişe verici olan, böyle bir düzeysizliğe Türkiye gibi bir hukuk devletinde ‘‘Dur’’ denilememesi.

İnanın, dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir iğrençliğe izin verilmez.

Sizi eleştiren insanları böylesine karalama hakkını Patagonya'da bile bu kadar pervasızca kullanamazsınız.

Aslında bu iğrenç küfür, iftira ve hakaretler, demokrasi havarisi Çiller Ailesi'nin düzeyini gösteriyor ve onlara yakışıyor.

Onlara benim ve arkadaşlarımın bir söyleyeceği olmaz.

Ama...

Merak ediyorum DYP içindeki onurlu, dürüst, demokrat, uygar dostların bu iğrençlikten mideleri bulanmıyor mu acaba?

Onlar bu düzeysizliğe nasıl tahammül ediyorlar?

Şaşıp kalıyorum.

Son olarak şunu belirtmek istiyorum: Çiller Ailesi boşuna çırpınmasın.

Onların düzeyine benim ve arkadaşlarımın inmesine olanak yok.

Onları küfürleri, iftiraları ve hakaretleriyle baş başa bırakıyoruz.

Gerçek yüzleri ortaya çıktıkça küçülüyorlar.



X