Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kudüs mesajı: Somut adım atmalıyız

    Erdinç ÇELİKKAN / ANKARA
    18.12.2017 - 20:59 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kudüs konusunda sert mesajlar vererek, “Somut, elle tutulur, gözle görülür, netice almaya yönelik adımlar atmak zorundayız” dedi. Erdoğan, Dünya Göçmenler Günü dolayısıyla ATO Congresium’da düzenlenen Anadolu Dünya Dolu Programı’nda şunları söyledi:

    FELAKETİN HABERCİLERİ

    “TÜRKİYE olarak bizim göçmenler konusunda başımız ne kadar dikse maalesef kendilerini gelişmiş ülkeler, modern çağdaş olarak tanımlayan ülkelerin başı da o kadar eğiktir. Esasen Batı bir insanın ölümünü trajedi, bir milyon insanın ölümünü ise istatistik olarak gören bir anlayışa sahiptir. Avrupa ülkelerinde yönetimde söz sahibi olmaya başlayan ırkçı partiler bu coğrafyanın gelecekteki felaketinin habercileridir. Sınırlarını tel örgülerle kapatıp geçmeye çalışan herkesi ölümle tehdit eden bir medeniyetin geleceği olamaz. Avrupalı kimi bakanlar kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda sığınmacıları kast ederek ‘Hepsini denize dökmek lazım, boğulsalar da umrumuzda değil’ diyebiliyorlarsa orada insanlık ölmüş demektir. Kucağındaki çocuğuyla beraber umuda koşan bir babanın ayağına çelme takacak kadar insanlıktan çıkmış bir Avrupa’nın artık kendini sorgulama zamanı çoktan gelmiştir.

    ZULMÜN ÖDÜLLENDİRİLMESİ

    İnsanlığın, özellikle coğrafyamızın sorunları öylesine çoğaldı ve derinleşti ki artık kalple buğz etmekle yetinemeyiz. Bunun son örneği Kudüs meselesidir. Kudüs, İsrail’in işgalinden beri kesintisiz şekilde huzursuzluğun, haksızlığın, adaletsizliğin yaşandığı bir yer haline gelmiştir. İsrail’in Kudüs ile birlikte tüm Filistin’de uyguladığı devlet terörünün acı görüntüleri hepimizin hafızalarındadır. Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı bu zulmün adeta ödüllendirilmesidir, teşvik edilmesidir. Kudüs meselesinde sorumluluğumuzun gereğini sadece dille ifade ederek de yerine getirmiş olamayız.

    TEHLİKELİ SÜRECİN KAPISINI AÇAR

    Kudüs konusunda mutlaka, somut, elle tutulur, gözle görülür, netice almaya yönelik adımlar atmak zorundayız. Müslümanlarla birlikte Hıristiyanların da kutsal mekânlarını barındıran Kudüs’ü İsrail gibi işgalci bir gücün insafına terk etmek insanlığı bin yıl geriye götürecek tehlikeli bir sürecin kapısını açmaktır. Bugün Kudüs’te ve Filistin şehirlerinde ağlatılan her çocuk, acı çektirilen her anne, vurulan, dövülen, hakaret edilen her insan yaklaşan yeni bir fırtınanın habercisidir. Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır. Ama aynı zamanda bir uyanış, bir başkaldırı vardır. Kudüs meselesi inşallah topyekün insanlığın ve özellikle Müslümanların uyanışına vesile olacaktır. Adaletten, hukuktan, meşruiyetten asla taviz vermeden, teröre, iftiraya, çirkinliğe kesinlikle müsaade etmeden bu mücadeleyi zafere ulaştırmakta kararlıyız.”

    Kudüs mesajı: Somut adım atmalıyız

    AB'YE:  SERBEST DOLAŞIMIN ÜZERİNE YATTILAR

    “BUGÜN Avrupa genelinde 10 binin üzerinde kayıp göçmen çocuğu var. Eğer böyle bir durum bizim ülkemizde olsaydı inanın bana dünyayı başımıza yıkarlardı. Ülkemizdeki sığınmacılar için kamu kuruluşlarımızla, vatandaşlarımızın kendi inisiyatifleriyle 7 yılda toplam 30 milyar dolarlık bir harcama yaptık. Bu rakamı zikretmemin sebebi yardımları ifşa etmek değildir. Sadece sığınmacılar için ülkemize söz verilip de yapılmayan yardımlarla bizim yaptığımız harcamaların mukayesesi için ifade ediyorum. Çünkü birileri bizim bu paraları sanki sığınmacılara harcamayıp kendi bütçemize aktardığımız intibaını vermeye çalışıyor. Bizim harcadığımız 30 milyar dolardır.

    AB ile yaptığımız anlaşmaya göre biz sığınmacı geçişini engelleyecektik, AB hem bize mali yardım yapacak hem de serbest dolaşım hakkımızı verecekti. Buna göre AB’den güya geçtiğimiz yılsonuna kadar o verilen sözler yerine gelmedi. Serbest dolaşım hakkımızın üzerine bir kez daha yattılar. Hadi Avrupalıların riyakârlıklarını anladık da bizim ana muhalefet partisi niye bu işin peşine düştü onu bilemiyoruz. Ana muhalefetin başındaki zat, ‘Nerede bu 30 milyar dolar’ diyerek soruyor. Ömründe bir tek garibe üç kuruşluk faydası olmayıp, bir yaşındaki çocuğu bile sigortalı yapacak kadar helal haram nedir bilmeyenden böyle bir şeyi sorma hakkı olabilir mi? Halbuki azıcık hesap kitap bilse, yemesiyle, içmesiyle, barınmasıyla, eğitimiyle, sağlığıyla, bu insanlar için kişi başına yapılan aylık harcamanın birkaç yüz dolar civarında olduğunu kendisi de görecek.”

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı