"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Küçük piyanistin hayalleri

Devlet sanatçısı Gülsin Onay, Caddebostan Kültür Merkezi’nde bir resital verdi. Aynı zamanda kuzinim olan sanatçıyı dinleyenler arasında kızım Yonca ve torunum Yasemin de vardı. Sizinle 8 yaşındaki torunumun konser izlenimini paylaşmak istedim.

/images/100/0x0/55eb69d2f018fbb8f8bf825e

Sevgili okurlarım, belki daha önce söz etmişimdir, ünlü piyanistimiz, devlet sanatçısı Gülsin Onay anne tarafından kuzinimdir.
Geçen hafta onun Anne ve Bebek Sağlığı Vakfı yararına düzenlenen, Caddebostan Kültür Merkezi’nde bir resitali vardı. Konser sonunda kendisiyle ilgili şu bilgileri verdi: “Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’nde geçen sene ‘Yılın Piyanisti’ ödülünü Fazıl Say’dan devralmıştım, bu sene ise Hüseyin Sermet’e devrettim. Ama bizler hep ‘en’ olmaya, hep ‘müziğin en sadık hizmetkârları’ olarak devam ediyoruz.”
Ve izleyicileri arasında benim için çok özel biri vardı: Torunum Yasemin... Annesi Yonca da bir zamanlar piyano çalmış ancak devam edememişti. Yasemin üç yıldır piyano dersi alıyor. Anne-kız birlikte izlemişler Gülsin Onay’ın resitalini.
Ve Yasemin, 8 yaşındaki bir çocuktan beklenmeyecek kadar özel bir şekilde, konser izlenimlerini kaleme almış ve okul gazetesine yazmış.
Bilirsiniz kendimle ya da ailemle ilgili konuları pek sıklıkla almam bu köşeye. Ama o kadar mütehassis oldum ki torunumun yazdıkları karşısında; sizinle paylaşmak istedim...
İşte Yasemin’in Gülsin’le ilgili izlenimleri: “Gülsin Onay’ın konserine gittim. Ne kadar yetenekli olduğunu öğrendim. Elleri piyanonun üzerinde sanki dans ediyordu. Ben de onun gibi olacağım. Kendime güvenmem gerektiğini öğretti bana. Konser salonu çok kalabalıktı. İlk defa bir piyano resitaline gittim, orada sessiz olmam gerektiğini annem tembihledi bana. Herkes ona bakıyordu ve o çok güzeldi. İmza sırasına girip piyano öğretmenim için de imza aldım ondan. Beni çok sevdiğini gösterdi, sarıldı bana. Kuzen olduğumuz için bana iki imza verdi.
Uzun bir konserdi ama bütün çaldığı parçaları ezberlemişti. 6 yaşında ilk konserini vermiş ve üstün yetenekli çocuklar kanunundan burs kazanarak Paris’te okumuş. Uzun yıllar çok çalışmış, devlet sanatçısı unvanı kazanmış, 2011’de yılın piyanisti seçilmiş.
Ben çok mutlu oldum hem kuzenim olduğu hem de bu kadar başarılı bir sanatçıyı dinleyebildiğim için.”
Ve Yonca da konser hakkındaki kendi duygularını eklemiş bu güzel satırlara: ”Bir melek piyanodaydı bu gece. Ellerim kızarıncaya kadar alkışlamaktan, istediğim gibi fotoğraf çekemedim.
O kadar güzel bir konserdi ki... Bir insan bu kadar mı güzel çalar bu eserleri, bu kadar mı çalarken hisseder notaların ruhunu...
Gözlerim yaşlarla doldu taştı. ‘Makyajım akarsa aksın’ dedim, o anı yaşamaktı önemli  olan... Hayatınızda hep böyle sevin, sevilin.
Ne güzel bir onurdu bu güzel geceyi yaşamak; sizi çok seviyoruz Gülsin Onay. Hep piyanonuzun başında olun, bizleri mest etmek için.”

X