"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Küçük kıyamet

MEHMET Ali Ağca polislerin arasında bağırıyor:<br><br>"Ben Tanrı değilim"

Ardından da ekliyor:

"Kıyameti ilan ediyorum."

Doğrudur.

Ağca, Tanrı değildir

Yine doğrudur:

Kıyamet ilan edilmiştir.

Ancak...

Ağca tarafından ilan edilen bu "kıyamet"in, kutsal kitaplarda anlatılan kıyametle bir ilgisi yoktur.

Ağca kendi kıyametini haber vermiştir.

Yani, "küçük kıyamet"i...

Çünkü...

Kutsal kitaplar, bireyin çöküşünü "küçük kıyamet" olarak nitelerler.

* * *

Düşünün:

Uzun yıllar hayatınızı tek kişilik hücrelerde geçirmişsiniz.

Ve bir "hesaplama hatası" sonucu kuşlar gibi özgür olmuşsunuz.

Yıllar sonra ilk kez:

- Porselen tabaktan yemek yemenin tadını çıkarıyorsunuz.

- Yağmur altında dolaşmanın sarhoşluğunu yaşıyorsunuz.

- Özgürce duş almanın keyfini çıkarıyorsunuz.

- Dostlar arasında mis gibi bir kahvaltının mutlulukla ilgisini keşfediyorsunuz.

Ve tam da bu yeni ve tatlı hayata hafiften alışmaya başlamışken...

Boruya üfleniveriyor:

"Marş marş! Yeniden kodese!"

Tamam, bu İsrafil’in borusu değildir.

Tamam, evren yerli yerinde durmaktadır.

Ama bu yaşananlar, Ağca adlı o küçük birey için tam anlamıyla bir çöküştür.

İşte bu yüzden olup bitenin Ağca tarafından "kıyamet" olarak algılanmasından daha doğal bir şey yoktur.

Yani yaşanan, Ağca’nın küçük kıyametidir.

Aşırı milliyetçi bir incil yazarı

HADİ akıl ve izan ölçülerini bir süreliğine görmezden gelelim ve Ağca’nın kardeşinin başını çektiği grubun hapishane önünde yaptığı gösteriyi analiz edelim.

Gösterideki temel unsurlar şunlardır:

- Ağca’nın İncil yazdığı ifade edilmiştir.

- Ağca’nın Mesih olduğu öne sürülmüştür.

- Ağca’nın Mehdi olduğu öne sürülmüştür.

- Ağca’nın milletini çok seven bir milliyetçi olduğu vurgulanmıştır.

- Gösteride tekbir getirilmiştir.

Evet, aklımızı ve izanımızı bir süreliğine paranteze alalım ve ortaya çıkan "absürd"ün çerçevesini çizelim:

"İncil yazmaya başlayan Türk milliyetçisi Mehdi Mehmet Ali, Mesih olduğunu ilan edince bir grup ’Allahu ekber’ diyerek tekbir getirdi."

Tanrım!

Sen sinirlerimize sağlamlık ver.

’11 trilyonu öde’ çağrısına yanıt

ERBAKAN Hoca’ya "11 trilyonu öde ve şu tartışmayı bitir" dedik ya...

İşte bu çağrı bir karşılık buldu.

Ama son derece egoistçe bir karşılık bu.

Hoca, 11 trilyonun tamamını ödemek yerine kendi payına düşen kısmını ödemek istiyormuş.

Yani...

Sanık sayısı 65 olduğu için, Hoca 11 trilyonun 65’e bölünmesini istiyormuş.

Ne kadar ayıp.

Oysa Erbakan dışındaki sanıkların durumu ortada.

Adamlar davaya hizmet uğruna varlarını yoklarını ortaya koymuşlar. Genel Merkez’den gelen emirleri uygulamışlar. Kayıp trilyon davasından sanık olmuşlar. Ceza almışlar. Hapse girmişler ya da "kaçak" durumuna düşmüşler. Şimdi de ödemelerine imkán ve ihtimal olmayan bir miktarı ödemek durumuna düşürülüyorlar.

Hem de "Hoca"ları tarafından.

Buna mukabil Hoca’nın oğlu Fatih, spor Mercedes’in yanı sıra lüks yatıyla gezintiye çıkabiliyor.

Ve bize de şunu söylemek düşüyor:

Allah’tan reva mı bu Hocam?
X