Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Küçük cadım Ayça'dan mail aldım

Bu aralar abla kardeş aramız biraz limoni… Aslında ciddi bir şey yok sadece zıtlaşıyoruz birbirimizle…

Geçen gün çok komik bir şey oldu, bana bir mail yolladı, daha doğrusu sizlere… Bir de not düşmüş altına; “Okurlarının mailini yayımlıyorsun, sıkıysa bunu da yayımla” diye.

Benim ne deli olduğumu sanırım unuttu kendileri, işte yayımlıyorum tabii ki altına da kendi cevaplarımı ekleyerek.

Buyurun okuyun…

Ayşe Aral okurlarına sorarım ;

Malumunuz Ayşe yeni müsameresi için çekime gitti. Kendini ve etrafındaki 3-5 kişiyi kandırmış TV programı yapacağım diye… Şimdi de çekime gitti, bir havalar, bir havalar sormayın.

Bu ülkede adam mı kalmadı seni programa çıkarsınlar dedim ama takmadı, bakmadı yüzüme. Neymiş sabah programını tercih etmezmiş, o gece geç saatlerde ekranda olmalıymış, hatta her gece yapsa daha iyi olurmuş…

Bu da yetmezmiş gibi skeçlerde yazdırıyormuş… Daha da beteri aslında yeteneğine güveniyormuş ama 1-2 kere de oyuncu koçu ile çalışsa hiç fena olmazmış. Yani uzun sözün kısası, kafayı fena takmış.

Daha şimdiden sokakta insanların onu tanıdığını iddia ediyor. Köşesini okuyan yüzlerce insan mail gönderip duruyormuş. Ayşe Arman da çok destek oluyormuş, moral veriyormuş.

Fatih Çekirge; “Sana haksızlık ettik geçenlerde Ankara’daydım bütün Ankara seni konuşuyordu” demiş. Doğru… Ankara’nın işi gücü kalmamıştı seni konuşuyorlar.

Fatih Çekirge yorgunluktan Ayşe Arman’ı Ayşe Aral diye duymuştur takılma dedim ama nafile…

Birileri gaz verip duruyor, bizimki de şiştikçe şişiyor. Sana gelene kadar dedim ekranda 20’lik bir dolu genç, güzel kadın var. Ya da Müjde Ar gibi kırışıklıklarla savaşmayı bilen, yıllara meydan okuyan, kameraya bakmayı bilen, ağzı laf yapan eskinin sanatçısı bugünün televizyoncu takımı var.. Hatta 1 değil 10 kadın var.. Gerçi bu 10 kadın neden birlikte program yapar onu da anlamış değilim. Yakında girerler birbirlerine, 10’dan 5’e, 5’ten 3’e düşer haliyle. Dedim, dedim, dedim ve dinletemedim!!!

 Televizyon dünyasının en başarılı isimlerinden biriyle hummalı çalışmalar yapıyorlar. Ekibi bile var.

Helal olsun ben gece gündüz, hamilelik, annelik vs demeden, durmadan çalıştım hala bir ekibim olamadı.  Beni tanısa tanısa sektörden  5, 10 kişi tanır o kadar. Bizimki günde en az 100 e-mail alıyormuş. Ne yazar da bu kadar etkiler anlamadım gitti.

Ayça ARAL

Ayça’ya cevabımdır…

Puuu, kıskançlığın bu kadarı da olmaz yani. Tüm okul hayatım boyunca kendi harçlıklarımdan kısıp sana aldığım yüzlerce barbie, her türlü oyuncak ve  kıyafetler tependen baksın emi … Laf aramızda bayramlarda sen küçüksün diye "bu da kardeşin için" kod adıyla bana verilen harçlıklarla aldım aslında onları, bilmiyordum ki senin böyle cadı olacağını!

Aman Allah’ım Ayçacım bu ne ya? Sıkı geçirmişsin valla. Okur dostlarıma daha TV projesinden bahsetmemiştim işimi sağlama alana kadar beklemedeydim ama sağolasın sayende herkes öğrendi. Ayrıca aramız bozuk diye arayıp söylemedim dün çekim yapmadık, bu kafayla gidersen de  çekimi ne zaman yaptığımızı da ancak Hurriyet.com.tr'deki köşemden okuyup öğrenebileceksin. Ya da olmadı okur arkadaşlarımdan rica ederim sana bir mail atar durumu anlatırlar.

Madem tüm kirli çamaşırlarımızı milyonların önünde dökmeye karar verdik, bana gıcık kapmanın gerçek nedenini de belirtelim;

Sevgili dostlar benim yapmaya niyetlendiğim televizyon programımdaki patronum Oğuz Koloğlu ile beni Ayça tanıştırdı. Oğuz beni görünce Ayça’ya dönüp dedi ki: “Aaa ben de seni babana çok  benzetiyordum Ayça, hâlbuki esas ablan benziyormuş babana.”

İlk çocuk olmanın avantajları bunlar herhalde, boy bende, endam bende, hava desen saçlarım yeter, o bahsettiğin 20'lik çıtırlara taş çıkartacak enerji de bende. Biraz göbek fazlalığım var, o da nazar boncuğum... E yani genler sağ olsun zaten mizahi yön, yetenek de bende gırla! Kusura bakma Ayça'cım tüm güzellikleri ben almışım, sana da benden arda kalan kıskançlık olmuş. Hal böyle olunca hep bahsedilen leylek hikâyelerinin doğru olmaması için bir neden de gelmedi aklıma. Doğru değilse bile beni saraydan, seni Çingene'lerden aldıklarını artık açıklamamın zamanı geldi sanıyorum. Bilmem anlatabildim mi?

Neyse dönelim konumuza, valla ben kimseyi bana program yapın diye zorlamadım Ayçacım. Benimle beraber iki üç saat geçiren her aklı başında insan bendeki cevheri keşfeder. Ağzımdan çıkanı kulaklarımın duymaması durumum, sakarlıklarım ve gaflarım zaten beni her daim cazip kılmakta. Ben kendim skeçim de, napalım şekerim adet yerini bulsun skeçlerimiz de yazılsın, ekibimiz de kurulsun, havamız olsun.

Küçük cadım Ayçadan mail aldım

Ayrıca Ayşe Arman sarışın, ben kızılım.

Fatih Çekirge'nin Ankara ziyareti öncesinde zaten Köşk'ten de aramışlardı beni haberin yok mu? Onunla ilgili yazım üzerine başkentte yankı yaptım. Hayır, yani bir şey değil ciddiye de almışlar, gerçekten Köşk'ten birinin beni aradığını sanıyorlar.

Dua et de TV işinden cayıp siyasete atılmayayım! Düşünebiliyor musun yer yerinden oynar, Türkiye sallanır, hükümet düşer! Türk halkının yüreğine indirmeye ne gerek var, inen inmiş halkımıza. Bence biran önce bana TV projelerimle ilgili destek vermeye başlasan iyi olacak!

Sen niye kalkışmadın bu işlere de masa başı işini seçtin yoksa boyun kısa diye mi? Yoksa sen benden, küçükken yaşadığımız şeylerin intikamını mı alıyorsun? Bilirsin ben her şeyin doğrusunu, güzelini öğretmek için seni karşıma alıp bıdır bıdır konuşurdum sürekli. Şimdi konuşma sırası sana mı geldi?

Bundan böyle senin mail kutun da amacına hizmet etmeye başlayacak artık, hayatına hareket gelecek. Neden mi? Ayıp olmasın diye okur arkadaşlarıma senin mail adresini veriyorum da, gelişmeleri takip eder yüzlerce maili de okuyup tek tek cevaplarsın artık. Ha unutmadan, telefonlarımı da sana yönlendireceğim. Yetişemeyecek olursan sana da bir çağrı merkezi kurarız, ekibim olmadı demezsin!

Ayşe ARAL

Not: Ayça seni seviyorummmm….

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI