Kuantum efsanesi

PROF. DR. CENGİZ YALÇIN / cenyal1934@hotmail.com
24.09.2009 - 12:48 | Son Güncelleme:

Son dönemlerin çok sayıda kişinin dilinden düşmeyen Kuantum efsanesi nereden geliyor?

Nedir bu QUANTA, biz ona Türkçe KUANTUM diyoruz. Son dönemlerin çok sayıda kişinin dilinden düşmeyen bu sihirli sözcük QUANTA, Latince miktar anlamına gelir. Ancak anlam kapsamı öğlesine genişledi ki, bu masum sözcük bir gizem yumağına dönüşüverdi. Saat markası QUANTA, şirket isimleri QUANTA, daha da ilerisi deterjanlar QUANTA. Birileri ona aklın sesi diğerleri tanrının nefesi diyebiliyor. Nedir bu sözcüğün arkasındaki gizem?

Ünlü yapımcı Marc Forster QUANTUM SOLACE filmi ile süper ajan James Bond’u gündeme taşıdı. Yeni 007, Daniel Craig filimde kumar oynadı kazandı, sevişti, tehlikeler atlattı, ancak bunun kuantum ile ilgisini kimse anlayamadı. Belki de güzeller güzeli Olga Kurylenko ile QUANTAL seks yaptı. Medyumlar, falcılar, düşünürler, yazarlar, ruh-bilimciler, sosyologlar, sosyal aktivistler ve her olayda bir komplo arayanlar veya daha da ilerisi paranoyaklar, QUANTA sözcüğünün, daha özel anlamda KUANTUM FİZİĞİNİN orasını burasını çekerek yamularak, kendi amaçları doğrusunda, her derde ilaç bir mucize gibi sundular.

Kuantum fiziğini Ergenekon şahidi dahi yaptılar. Sahte bir belgenin sahte olmama olasılığını hesap ettiler ve %50 olasılık ile sahte değildir dediler. Ömründe en basit geometrik bir potansiyel ile dahi Schrödinger denklemini çözmeyenler, bana göre hiç çözme şansı bulunmayanlar, ünlü kedi paradoksunu kendilerine göre yorumladılar ve istedikleri sonucu çıkardılar.  Yirminci yüzyılın bu en büyük entelektüel başarısını, bir soygun düzeni olan küreselleşmenin düşünsel alt yapısını oluşturduğunu iddia ettiler. İnsanlığın kaçınılmaz kaderinin her dönem toplumsal bunalımlar yaratan serbest piyasa ekonomisine bağladılar.

 Kuantum fiziğinin hangi olay ve deneyler üzerine kurgulandığından haberi olmayan amatörler, TV programlarında ekranlarda her zaman görmeye alışık olduğumuz her şeyi bilen âlim pozlarında, insan aklına durgunluk verecek yorumlar yaptılar. Kutsala duyarlı toplumlara kuantum fiziğini sanki tanrı kelamı imiş gibi açıklamaya çalıştılar. Kütle ve enerji arasındaki eşdeğerliği görmezden gelerek materyalist felsefeni iflas ettiğini ilan ettiler. Kuantum ve Kuran başlıklı kitaplar yazdılar. İçlerinden bazıları Heisenberg’in ünlü belirsizlik ilkesini kutsala endeksledi. Anlayamadıkları veya her olayı kuantum fiziğine fatura ederek işin içinden çıkmayı denediler. Kutsal kitapları da bu pazara dâhil ettiler. Yakında beklide Kuntum İsa veya Musa veya Muhammet ile karşılaşırsanız hiç şaşırmayınız.

Bunlar şarlatanlar gurubunu oluştururlar. Sadece kendileri konuşur karşı taraf ne diyor dinlemez ve her zaman birilerini suçlarlar. Bir de kuantum fiziğini kendilerine göre entelektüel düzleme yansıtanlar vardır. Bunlarda şarlatanlık yoktur. Aralarında Ahmet Altan veya Can Peker gibi fikir adamları da vardır. What The Bleep Do We know başlıklı kitabın yazarlarından Dr. Fred Alan Wolf  bu ekolün bilinen isimlerindendir. Kuantum düşünce teknikleri anlatmak iddiası ile giriş ücreti çok pahalı konferanslar vererek kuantum ticareti yaparlar. Verdikleri resimde daima bir taraf olgusu hissedilir. Kuantum fiziğinin veya genel anlamda fiziğin bütününe bakmadan belli bir olaya dayanarak, kendilerinin benimsediği, yani taraf olduğu yargıyı kuvvetlendirmeye çalışırlar. Örneğin sanki klasik fizikte kaotik olaylar yokmuş ta kuantum fizikte varmış gibi çok yanlış bir öncülden hareket ederek, ekonomik planlama fikrine karşı çıkarlar. Piyasaların kendi dinamikleri içinde her adımda tüm bilgileri analiz ederek doğru parkura yöneleceğini iddia ederler.

Klasik fizik belirlemeci (deterministik) bir kuramdır, kuantum fiziği bir olasılık (probabilistik)  kuramıdır. Bunun kaotik olmakla hiçbir ilişkisi yoktur. Hidrojen atomunda elektronun hareketi kaotik değildir. Sayın Ahmet Altan bu konuda fikir yürütebilmesi için önce Young deneyini öğrenmesi gerekir. Çift yarıktan geçen her bir foton nereye gideceğini bilir. Orada bir kaos yoktur olasılıkların ortalaması vardır. Sermayede gideceği yeri bilir. Hedef kar etmektir. Bir ortalama değer yoktur maksimum kar vardır. Bunalım dönemlerinde ise kimin eli kimin cebinde belli değildir. Fizikte böyle bir durum yoktur.  Kendisine, Evren ve Yaradılış kitabının(Arkadaş yayınları,2008) kuantum fiziği bölümünü okumasını öneririm. Foton diğer fotonların hareketlerinden haberdardır. Piyasa ekonomisin, Schrödinger denklemi gibi,  piyasa olasılıklarını veren ve analitik olarak çözülebilen bir denklemi olmadığına göre, burada analitik değil istatistiksel yöntemler geçerli olur.  Burada Ahmet Altan katılıyorum, piyasa dinamiklerini veren bir kurama ve bunun matematiksel ifadesine gerek vardır. Şimdilik ortada böyle bir şey yok, ne kuram nede denklem. Piyasa dinamikleri ile atom altı parçacıklarının dinamikleri arasında ilişkiyi veya benzeşimi en azından ben göremiyorum. Belki yeterli ekonomi bilgisine sahip değilim. Kuantum kuramının piyasa ekonomisini destekler bir tarafı yoktur.

 Devletin ekonomik hayata müdahale etmediği liberal ekonomi dünyanın başına açtığı krizler ortadadır. Marks ben size demiştim diye uzaktan halimiz gülüyordur.

Diğer bir iddia ise Can Peker tarafından dile getirilmiştir. İddia Newton mekaniğinden Kuantum mekaniğine geçişin, sosyal bilimlere yansıtabileceği şeklindedir. Bu sadece bir iyi niyet ilanından başka bir şey değildir. Sayın Can Peker, Newton mekaniği zamanın ve uzayın mutlak oluşuna dayanan bir kuramdır. Einstein genel ve özel göreliliği ise uzay ve zamanın mutlak olmadığını, göreceli olduğunu söyler. Newton ve Einstein fiziği arasındaki fark budur.  Sosyal bilimlerde her şey görecelidir. Belki Newton fiziğinden, kuantum fiziğine değil, Einstein fiziğine geçiş bir anlam taşıyabilir. Bu konuda kendisine, ünlü fizikçi Richard Gott’tun Einstein Evreninde Zaman Yolculuğu Olasılığı kitabının Aklın Efendisi Einstein başlıklı girişini okumasını öneririm.(Türkçesi vardır) Bu geçiş, sadece sosyal bilimlere değil sanat ve siyasete dahi etki yapmıştır.

 Diğer taraftan Newton fiziğinden kuantum fiziğine geçiş determinist kuramdan probabilistik kurama geçiştir. Olasılık ile sezi arasında bir ilişki kurmak çok güçtür. Olasılık matematiksel olarak ifade edilen bir olgudur. Sezi ise bir Kant kavramıdır. Burada üzerinde durulması gereken en önemli olgu Newton fiziği ile kuantum kuramının birleştiren bir kuramın, yani kuantum gravitinin, henüz keşfedilmemiş olmasıdır. Bu nedenle köprüsü olmayan bir nehirden geçmek mümkün değildir.

 Uygarlık tarihinin en önemli entelektüel başarısı olarak kabul edilen kuantum fiziği, ne anlama gelir.  Bir evren resmi çizen bu kuram sizin dünyanızı nasıl etkiler, doğanın tüm gizemlerine açıklık getirebilir mi?  Gerçek nedir sorusuna yanıt verebilir mi? Ne demek ister, sizin günlük yaşantınızda ne gibi problemlerinizi çözer veya ilerde ne gibi problemlerinizi çözebilir.

Katarak ameliyatı olurken veya göz kusurlarınızı düzeltirken hekimin kullandığı lazer ışını veya yeşil ışık(Green Light) ve benzeri uygulamaların, kuantum fiziğinin yaşantınıza getirdiği kolaylıklar olduğunun farkında mısınız?  Hücre cerrahisinin veya kök hücre tedavilerinin hangi sınırlara indiği hakkında bir fikriniz var mı? Bilgisayarlı kesityazar veya MR görüntüleme sistemleri veya en hassas beyin akımlarını ölçen SQUİD (Superconducting Quantum İnetrference Device), umarım ömür boyu gereksinim duymasınız, kuantum fiziğine dayanılarak üretildiğini biliyor musunuz? İnternet erişimini sağlayan donanımlar, transistörler, mikro işlemcileri oluşturan tümleşik devreler ve yongalar, cep telefonunuzda hele GGG erişiminden sonra sizi hayretler düşürecek tüm yenilikler, dijital teknolojinin tüm ürünleri kuantum fiziğinin uygulamalarıdır. Işın tedavisinde kullanılan yüksek frekanslı gama-ışınımları veya bilgisayarınızın veya TV cihazınızın monitörleri, LCD veya plazma ekranlar günlük yaşantımızın vazgeçilmezleri arasına katılmışlardır. Sanırım 5-10 sene içinde kuantum bilgisayarlar yaşantınıza girince, şaşırıp kalacaksınız. Dünyanın başına ne gibi felaketler getireceği bilinmeyen nükleer silahlar, bunları saymakla bitiremem, tümü kuantum fiziğinin bazıları buruk bazıları da keyifli öyküleridir.

Kuantum fiziği, yukarıda aktarıldığı gibi, siz farkında olmasanız bile, yaşantınızda önemli yer almıştır ve etki alanının inanılmaz bir hız ile genişletmektedir. Lise sınıflarında fizik dersinden korkanlar bile sakın kuantumdan korkmayın.  Kuantum hiçbir sözcüğünü anlamadığınız kutsal metinlerden, size daha anlamlı gelecektir. Belki de tanrının insana verdiği aklının gücünü burada duyacaksınız. Ben içtenlik ile inanıyorum, her insanın akıl gözü kuantum fiziğini en azından bir kısmını görmeye yeterlidir. Anlayabildiğiniz kısmı bile size çok yeni ufuklar açacaktır. Kuantum fiziği ufukta her gün yeni bir renge bürünerek size yaklaşmaktadır. Önemli olan ona nasıl bakacağınızı bilmektir, sakın renk körlüğünü tercih etmeyin. İnsanoğlu aklını başına aldığı ilk günden beri gerçeğin ne olduğunu anlamaya çalışmıştır. Kuantum fizik atom veya molekül gibi, çok küçük boyutlarda gerçeğin yazıldığı bir amentüdür.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı