Gündem Haberleri

    Kronik böbrek hastalığı artıyor

    Yeliz ÖZ / İSTANBUL
    29.08.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Türk Nefroloji Derneği’nin kronik böbrek yetmezliği araştırması korkunç bir tabloyu gözler önüne serdi.

    2002’de 20 bin olan kronik böbrek hastası sayısı 2009’da 50 bine yükseldi. Organ nakli artmaz, tansiyon ve şeker hastalığının hızlı yükselişi önlenemezse rakam, 2016’da 100 bini geçecek.

    TÜRK Nefroloji Derneği’nin üç yıl süren kronik böbrek yetmezliği araştırmasına göre böbrek yetmezliği çeken 50 bin hastanın yarısından fazlasında iki sebep var: Tansiyon ve şeker. Kronik böbrek yetmezliğine giden süreçte birinci sonuç ilerleyici böbrek fonksiyon kaybına bağlı olarak böbrek yetmezliği oluşması, ikincisi ise kalp-damar hastalıklarına bağlı erken ölüm.

    Her 6 kişiden biri

    Credit (Ulusal Böbrek Yetmezliği Önleme Programı) araştırmasının ilk sonuçlarını yorumlayan Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar, belirti vermeyip sinsi ilerleyen böbrek hastalıklarının ancak tarama yaparak saptanabileceğini söylüyor. Prof. Dr. Süleymanlar, hastalık sıklığının 18 yaş üstündeki yetişkinlerde yüzde 17.6 olduğunu anlatırken, Türkiye’de her 6 kişiden birinin kronik böbrek hastalığından etkilendiğini vurguluyor. Süleymanlar, şunları söyledi: “Türkiye’de 10 yıl önce yapılan bir çalışmaya göre şeker hastalığı oranı yetişkinlerde yüzde 6’ydı. Bizim çalışmamızda oran yüzde 12.6’ya çıktı. Yine 5 yıl önce Türkiye’de yapılmış bir çalışmaya göre tansiyon yüksekliği yüzde 31. Bizim çalışmamızda yüzde 37.6. Bunları yan yana koyduğumuzda bir taraftan kalp diğer taraftan böbrek yetmezliğinin oluşumu için hazır bir ortam ortaya çıkıyor. Bunları yenemezsek, bunlarla uğraşmazsak böbrek yetmezliğinin, kalp ölümlerinin önüne geçemeyiz.”

    Marmara ilk sırada

    Marmara ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kronik böbrek hastalığı görülme oranı diğer bölgelere göre daha yüksek.
    Hastalık kadınlarda daha sık görülüyor.
    Yüksek tuz tüketim alışkanlığı kronik böbrek hastalığına yol açıyor.

    Tek dileğim yatalak kalmamak

    Sevim Aksoy (46 yaşında)
    “20 yıldır böbrek taşı problemiyle mücadele ediyorum. Artık böbrek ağrısıyla yaşamayı öğrendim diyordum. Sancılarım başladığında almam gereken ilaçları bile biliyordum. Ancak ağrılarım ilerleyip, ilaçlar fayda etmeyince doktora tekrar gittim. Böbreklerde küçülme teşhisi koydular. Kendimi burada diyaliz makinesine bağlı buluyorum artık haftada üç gün. Annemden nakil olacaktı ama testler uyuşmadı. Kardeşlerimde de sorun çıktı. Kadavra sırasına girdim ama ümitsizim. Tek dileğim yatalak kalmamak.”

    Diyalizle hayata döndüm

    Recep Tibet (49 yaşında)
    “Aslında böbrek şikayetim yoktu. 6 yıl önce sürekli mide bulantısı ve idrara çıkamama şikayetiyle doktora başvurduğumda böbreklerimin son evre yetmezliğe girdiğini öğrendim. Yürüyemeyecek haldeydim. Yemek yiyemiyordum. Diyalize girmeye başladım. 6 yıldır da Türk Böbrek Vakfı’nda diyalize giriyorum. Diyalizle hayata döndüm diyordum ama organ nakli bambaşka bir umut. Ablamdan böbrek nakli yapılacak. Tüm hazırlıklarımız tamam. Ekim’de İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde nakil ameliyatı olacağım.”

    Korkunç bir rakam

    Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar
    “Türk Nefroloji Derneği’nde 20 yıldır beşinci evreye gelmiş diyalize giren hastaların istatistiklerini tutuyoruz. Türkiye’de diyaliz gerektiren hasta artış oranı yüzde 13. Korkunç bir rakam. Avrupa’daki oran ise yüzde 6. Diyalizin yıllık maliyeti hasta başına 23-24 bin dolar civarında. Özetle 1.5 milyar dolar 50 bin hastaya harcanıyor. Korkunç bir bütçe.”
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı