Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Krizin ruhisi

Hadi ULUENGİN

Soğuk steplerdeki kriz nedeniyle tropikal Karakas'tan ılıman New York'a kadar borsalar paniğe girdi ya, aslında bir kaşık suda fırtına kopartılıyor.

Çünkü mevcut durum nesnel biçimde gözlemlendiğinde ‘psikolojik faktör’ dışında buhranın yaygınlaşması için somut bir iktisadi veri yok. Mali de yok.

Zira tüm Rusya GSMH'sı İsviçre'yi ancak eşitliyebilmektedir. Moskova'nın dünya ticaretindeki payı yüzde 3'ü aşmamaktadır. Eski SCBB'ye Batı tarafından yapılan spekülatif ağırlıklı sermaye yatırımları da devede kulak kalmaktadır.

O halde Sao Paulo tahtası neden dibe vurmaktadır ? Wall Street önceki gün niçin yeni Kara Pazartesi yaşamaktadır ? Norveç niye kronu desteklemektedir ?

Bu soruların cevabı tekrar ‘psikolojik faktör’ olgusunda odaklaşıyor.

İktisadi ve mali boyutu çok ikincil kalan bugünkü kriz ruhi köken taşıyor.

* * *

KAOS'un Rusya'dan taşması tehlikesini ayrı parantez içine alırsak buhranın küresel genişleme eğiliminde iki ‘ruhi unsur’ ön plana çıkıyor. Birbirleriyle ilintili olan bunlardan ikincisi biraz daha somut bir nitelik arzediyor.

İlkin, Yeltsin'in Kremlin borçları tek taraflı erteleme açıklaması mevcut panikte belirleyici rol oynamıştır. Finans piyasaları şok etkisi yaşamıştır.

Moskova'ya verilen paraların öyle büyük meblağlar oluşturmasından ötürü değil, ondan çok daha fazla borç almış olan Meksika, Kore, Brezilya, Venezuela gibi ülkelerin de belki (!) aynı yönteme başvurabileceği korkusu nedeniyle...

Dolayısıyla, yukarıdaki Rus kararı ertesinde aynı finans kurumları riziko hesaplarını daha sert kıstaslar üzerine oturtmak eğilimine girmiş ve bu tedbir hem onlara hissedar Batılı küçük tasarruf sahiplerini ürkütmüş, hem de genel istikrarı sarsmıştır. Havadan nem kapan spekülatör güvensizliğe düşmüştür.

Nitekim, bu güven sartısı Dow Jones'nin pazartesi günü yüzde 6 düşmesinde, Çin'in yuanı devalüe etmek ihtimalinden Venezuela petrol girdisindeki azalmaya kadar çok geniş bir yelpazeye yayılan ekonomik veriler kadar etkili olmuştur.

Venezuela petrolünde verdiğim örnek ise ‘ruhi unsur’un ikinci boyutudur.

* * *

GERÇEKTEN de Güney Amerika devletlerinin başta ABD bankaları olmak üzere uluslarası mali piyasalardan almış olduğu borç dev rakkamlara ulaşmaktadır.

Bunların çoğunun ekonomisinde ise iki ana saçayağı büyük yer tutmaktadır.

İlki hammadde ihracatıdır ve bakırıydı, kahvesiydi, petrolüydü, Şili'den Meksika'ye uzanan coğrafyada söz konusu ihracat döviz girdisi sağlamaktadır.

Oysa dünya pazarlarında tüm hammadde fiyatları düşmektedir. Dolayısıyla da borç ödemesi gereken Latin ülkelerin bunu yapamayacakları korkusu doğmaktadır.

Diğer taraftan, biraz Türkiye'yi andırır biçimde, yine aynı ülkelere giren yabancı sermayenin yabana atılmayacak bölümü kısa sürede çok kara tamah eden kapkaççı spekülatör parasıdır. Bu para da daha şimdiden kirişi kırmıştır !..

Eğer Buenos Aires Borsası bir ayda yüzde 35 değer yitirdiyse ve Brezilya hükümeti yukarıdaki kapkaççı sermayeyi tekrar çekmek için yeni uvertür yapmak zorunda kaldıysa, bunların nedeni yine ‘psikolojik faktör’deki ürkekliktir.

Oysa Latin Amerika devletleri ‘Baba Amerika’nın nezdinde Kremlin değildir.

‘Sam Amca’nın ‘arka bahçe’ başkentlerine Moskova'ya olduğu kadar hoşgörülü davranması ve onların borçlarının üzerine yatmasına göz yumması düşünülemez.

Kaldı ki bu başkentlerin ekonomisi de Rusya türü bir facia yaşamamaktadır.

Ancak adı üstünde, yukarıdaki ‘ruhi unsur’ objektif mantığa değil kendi sübjektif mantığına itaat ettiğinden esasında yerel ve özel olan Rusya krizini başka şeylerle irtibatlandırmaktadır. Bu irrasyonel bağlantı ise zincirleme süreçte yeniden türeyerek bu kez gerçek bir buhran ihtimalini doğurmaktadır.

Şimdi yaygınlaşma eğilimine giren krizin kökeni iktisadi değil, ruhidir.

Lakin kriz krizdir ve ruhisi de iktisadisi ve malisi kadar kötüdür.













X