"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Krizin dibi bu kararla da görülmeyecek

ABD yönetiminden geçen 850 milyar dolarlık kurtarma paketinin bugünden itibaren piyasaları nasıl etkileyeceği, dünya çapında, son dönemlerin yanıtı merak edilen en önemli sorusu. Herkes nefesini tutmuş, bugün piyasaların nasıl açılacağını bekliyor.

Piyasalardaki yorumlara bakıldığında, kurtarma paketinin yeteceği konusunda yoğun şüpheler olduğunu görüyoruz. Bu kararın sorunların çözümü için yeterli olamayacağı, uygulamanın takip edilmesi gerektiği ve ek önlemlerin zorunlu olacağı yorumları ağırlık kazanıyor.

Kurtarma paketinin detayları incelenip, yaratacağı sonuçlar analiz edildikçe şüphelerin daha arttığı de bir gerçek. Örneğin "toksik madde" adı verilen varlıkların, ABD Hazinesi tarafından hangi fiyatla alınacağı, nasıl bir mekanizma kurulacağı, ihale yoluyla çok ucuza alınması halinde bunun sorunu çözüp çözemeyeceği, ABD’deki seçimlerden önce bu alımların başlamamasının getireceği etkiler, şimdi daha çok sorgulanıyor.

Bununla birlikte AB’den ortak bir kurtarma fonu kararının çıkmaması, AB liderlerinin ekonominin gevşetilmesi yönünde görüş bildirmeleri, mevduat garantisi konusundaki farklı fikir ve uygulamalar, özellikle borçlar ve bütçe açıkları konusunda AB’de uygulanan mevcut limitlerin artırılması isteği, bence krizin boyutlarının gerçekten çok büyük olduğunu, AB’nin de krizden çok korktuğunu gösteren tartışma konuları.

ABD’de alınan kurtarma paketine ilişkin karar, belli ki henüz krizin dibini görmemizi sağlayamayacak. Ancak en azından krizin dibini görmek açısından atılan en somut adım olduğu da kesin. Yani dibi görme sürecini hızlandıracak bir karar.

Bunu bile, yani sürecin hızlandırılmasını bile çok olumlu bir adım olarak görmek lazım. Çünkü kriz uzadıkça, sorun sürüncemede kaldıkça, krizlerdeki en önemli unsurlardan biri olan güven sorunu da giderek büyüyor. Şu anda kriz konusunda ABD yönetimine kesin bir güvensizlik olduğunu söyleyebiliyoruz. Belki de en kötüsü ABD’nin en önemli değerlerinden biri olan "vergi ödeyenlerin parasının nereye harcandığının bilinmesi" ilkesinin büyük zaafa uğraması. Bu nedenle kurtarma paketi uygulamasının çok büyük bir şeffaflık içinde yürütülmesi gerekiyor. Aksi takdirde güvenin yeniden kazanılıp krizden çıkılması çok zor.

BİZDEKİ EKONOMİ YÖNETİMİNE OLAN GÜVEN

Daha önceki krizlerde de gördük; güven zor kazanılıyor ama çabuk kaybediliyor.

İşte bu nedenle küresel krizin dibini gördükten sonra, halka, tasarruf sahiplerine yeniden güven vermek bir hayli zor olacak. Bu başarıldığı ölçüde krizden çıkılacağı da bir gerçek.

ABD’de ekonomi yönetimine olan güven büyük ölçüde zedelendi de bizdeki durum nasıl?

Açıkcası; piyasaların ekonomi yönetimine olan güveni pek yok. Daha önce siyasilere güven olmasa bile, Merkez Bankası gibi bağımsız kurumların yöneticilerine güvenilir, piyasa oyuncuları onların söylediklerine göre tavır belirleyebilirlerdi. IMF ile anlaşma olduğu dönemlerde ise IMF’in ne olursa olsun fazla sapmaya izin vermeyeceğine inanılır, o nedenle "otomatik bir güven mekanizması" işlerdi.

Şimdi bunların hiçbiri yok. Yani IMF ile bir anlaşma olmadığı gibi, krizi iyi yöneteceğine dair güven duyulan, sözünü güvenilir hiçbir kurum ve kişi maalesef son dönemde kalmadı.

Küresel krize karşı önlem alınması gereği bir yıldır defalarca tekrarlanmasına rağmen, Hükümetin, ekonomi yöneticilerinin "bize bir şey olmaz" havasını sürdürmeleri, böyle bir krize mali disiplini artırarak girilmesi gerekirken, son dönemde atılan popülist adımlar güvenin yitirilmesinde önemli rol oynadı. Bazı yatırım hedeflerinin bu dönemde iki katına çıkarılması, işsizlik fonunun kullanımı, özelleştirme gelirlerinin hesapsız harcanması destekleme alım kapsamının genişletilmesi gibi hükümet kararları, küresel krizden etkileneceğimiz aşikar olduğu halde alınan kararlardı. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ın bütçe uzmanlarının yaptığı değerlendirmede bazı gelirlerin iki kez yazılıp kalem oyunlarıyla bütçenin iyi gösterildiği, 8 ayda gösterilen 4 milyar YTL fazla yerine 7 milyar YTL açık olduğu belirlendi. Böyle bir anlayışa nasıl güvenilir?
X