Krizi atlatabilirsek büyüme rekoru kıracağız

Hürriyet Haber
05.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

OECD'nin 2003-2006 yılları arasına ilişkin tahminlerine göre Türkiye bu dönemde en hızlı büyüyen üçüncü ülke olacak. OECD'ye göre, Türkiye ekonomisi 2003-2006 yılları arasında yılda ortalama yüzde 5.3 büyüyecek.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), 2003-2006 döneminde, Türkiye'nin reel olarak yıllık yüzde 5.3 oranında büyüyeceğini tahmin etti. OECD'ye göre, bu dönemde yıllık reel büyüme oranı en yüksek ülke yüzde 6.8 ile İrlanda olacak. Bu ülkeyi yüzde 5.8 ile Güney Kore izlerken Türkiye yüzde 5.3'lük büyüme ile 3. sırada yer alacak. Aynı dönemde AB üyesi ülkelerin büyüme oranı yüzde 2.5, OECD üyesi ülkeler ise ortalama yüzde 3.1 oranında büyüyecek. OECD'nin tahminlerinde, 2002 yılında Türkiye'de enflasyonun (GSYİH deflatörü) yüzde 48.9, 2006 yılında ise yüzde 8 olacağı öngörüldü. Türkiye, tahminin gerçekleşmesi durumunda yüzde 8'lik oranla Euro bölgesi ülkeleri ve gelişmiş ülkeler sınıfında en yüksek enflasyon rakamına sahip olacak. İşsizlik oranlarına bakıldığında ise Türkiye'de işsizliğin 2002 yılı için yüzde 6.7, 2006 yılı için ise yüzde 6.2 olacağı hesaplanıyor. 2006 yılında işsizlik oranlarının Euro Bölgesinde yüzde 7.7, OECD ülkeleri toplamında ise yüzde 6 olacağı öngörülüyor. Önümüzdeki yıl Türkiye için gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 0.5'i oranında bir cari işlemler açığı öngören OECD, 2006 yılında bu oranın yüzde 1.9'a çıkacağını hesapladı. Tahminlere göre 2006 yılında OECD ülkeleri toplamı GSYİH'larının yüzde 1.2 oranında açık verecek. Uzun vadeli faizler ise Türkiye'de 2002 yılında yüzde 45.7, 2006 yılında ise yüzde 17 olacak. Kamu 26 bin beklerken 608 taşıt satabildiKamuda taşıt savurganlığını önleyen vetaşıt kullanımına sınırlama getiren düzenlemenin, kullanım dışı kalacak taşıtların satışına ilişkin hükümleri yeterince işlemedi. Devletteki taşıt kullanımını disipline eden Başbakanlık Genelgesinin ardından atıl kalacak 26 bin taşıtın elden çıkarılmak üzere Maliye Bakanlığı Tasfiye İşleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne (TASİŞ) devri beklenirken, ara geçen 5 aylık sürede bu hedefe ulaşılamadı. Kamu kuruluşları 15 Ekim'e kadar Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'ne kullanım dışı kaldıklarını beyan ettikleri 9 bin 622 taşıt için bildirimde bulundu. Bunların 2 bin 48'i de dönem içinde TASİŞ'e teslim edildi. TASİŞ, bu araçların bir bölümü için bölge müdürlükleri kanalıyla satış ilanları verdi. Bu ilanlarda taşıtlar için belirlenen değerler genel olarak 750 milyon-1 milyar lira düzeyinde gerçekleşti. İlana çıkılan taşıtlar için, belirlenen günlerde açık arttırmalar düzenlendi ve bu şekilde belirtilen dönemde sadece 608 taşıtın satışı yapılabildi. Ortalama satış değeri de 1.5 milyar lira olarak tespit edildi. Maliye Bakanlığı yetkilileri, TASİŞ aracılığıyla satılan taşıtların en az 14-15 yıllık olduğunu, bu taşıtlara fazla talep de gelmediğini belirttiler. Hazine'den Merkez'e avans dönemi bittiMerkez Bankası, bugünden itibaren Hazine'ye kredi açmayacak, avans vermeyecek. Merkez Bankası Kanunu'nda değişiklik yapılmasına dair 25 Nisan 2001 tarihli ve 4651 sayılı Kanun'un 56. maddesi, bugün yürürlüğe giriyor. Buna göre, Merkez Bankası, bugünden itibaren Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarına avans vermeyecek ve kredi açmayacak. Ayrıca Merkez Bankası, Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarının ihraç ettiği borçlanma araçlarını birincil piyasadan satın almayacak. Banka bu Kanun'la yetki verilen işlemler dışında avans veremeyecek ve kredi açamayacak. Vereceği avans ve açacağı kredi teminatsız veya karşılıksız olamayacak. Her ne şekilde olursa olsun kefil olamayacak ve doğrudan kendisi ile ilgili işlemler dışında teminat veremeyecek. Avrupa Birliği standartlarına ve Avrupa Merkez Bankası'na uyum çerçevesinde çıkartılan kanunun 56. maddesinin yürürlüğe girmesi ile piyasalar bir bakıma yeniden şekillenecek. Kanun'da ‘‘Bankanın Yapamayacağı İşlemler’’ başlığı altında yer alan madde uyarınca, Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarına avans verilmesi ve kredi açılması yasaklanıyor. Böylelikle, karşılıksız para basılması engellenecek. Bu tarihten itibaren Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarının ihraçettiği borçlanma araçlarının birincil piyasadan satın alınması da yasak kapsamına girecek. Buna neden olarak, Hazine veya bir başka kamu kurum ve kuruluşununihraç etmiş olduğu borçlanma senetlerinin Banka tarafından birincil piyasadan satın alınması da karşılıksız para basılması anlamına gelebilmekte ve piyasa faiz oranlarının para politikası ile amaçlanan düzeyinden sapmasına neden olabilmesi gösteriliyor. İhtiyaç duyduğu kaynağı Merkez Bankası'ndan borçlanamayan Hazine, doğrudan ikincil piyasaya girerek buradan sağlayacak.
Etiketler:

EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı