Kriz programın dayanıklılık testi

Hürriyet Haber
08.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Uluslararası Bankacılık Araştırma ve Danışmanlık Kuruluşu (IBAR) Yönetim Kurulu Başkanı ve eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk Abaç, mali piyasalarda yaşanan ekonomik krizin, uygulanmakta olan ekonomik programa dayanıklılık testi yaptığını söyledi.

Abaç, bankacılık sektöründe ve buna bağlı olarak piyasalarda yaşanan sıkıntılara rağmen hükümetin ortaya koyduğu ekonomik program hedeflerinden taviz vermemesini çok olumlu ve güven verici bir sonuç olarak değerlendirdi.

Ekonomik programın uygulanmasına yönelik toplumun değişik kesimlerinin fedakarlık gösterdiğini ifade eden Abaç, yaşanan krize rağmen hedeflerinin aynı kalmasının programın tamamen gerçekleşeceğinin garantisi olduğunu kaydetti. Abaç, "Yaşanan bu krizden sağladığımız en önemli yarar, programı sekteye uğratmaması, hedeflerden vazgeçilmemesidir. IMF'de bu kriz ortamında programın uygulanmasında gösterilen kararlılığa güvenerek, Türkiye'ye destek verdi. Program krizle dayanıklılık testini geçti" dedi.

Kriz sistemi rehabilitasyona zorlayacak

Mali piyasalarda yaşanan sıkıntının Türk bankacılık sistemini rehabilitasyona zorlamasını önemli bir kazanım olarak değerlendiren Abaç, gelinen noktada bundan vazgeçilmesinin de mümkün olmayacağını belirtti. Abaç, bankacılık sisteminin rehabilitasyonu konusunda geri dönüşü olmayan adımların atıldığını ve süreceğini anlatarak, bunun ülke ekonomisini daha sağlam temellere oturtacağını söyledi.

Abaç, Demirbank'ın Fon'a devredilmesinin, sektörde varolan alışkanlıkların bir kez daha gözden geçirilmesini zorunlu kıldığını vurgulayarak, "Demirbank gibi bir bankanın Fon'a devredilmesi tüm bankacılık sistemindeki alışkanlıkların gözden geçirilmesi anlamını taşıyor. Piyasa ve faiz risklerinin bundan böyle çok daha dikkatli izlenmesi gerçeğini öğrendik. Bir bankanın sonunu piyasa risklerinin getirebildiğini öğrendik" diye konuştu.

Faizlerin eski seviyesine gelmesi zaman alır

Bankacılık sektöründe devam eden yüksek faiz uygulamasının Ocak ayına kadar süreceğini belirten Abaç, faizlerin eski seviyesine gelmesinin zaman alacağını dile getirdi.

Piyasalarda likidite ihtiyacının yüksek olduğunu, bu nedenle halk, işletmeler ve bankaların ellerinde ihtiyaçlarından fazla nakit tuttuğuna işaret eden Abaç, bu gelişmenin enflasyonun aşağı çekilmesi hedefine cari açığın kapanması olumlu katkısının olacağını savundu.

Abaç, yüksek faiz ortamının cari açığı ve ithalatı frenleyeceğini, son aylarda hızla artan iç talebi kısacağını kaydederek, bunun da hükümetin enflasyonu aşağı çekme hedefine önemli katkı sağlayacağını anlattı.

Abaç, 3 yıllık ekonomik programın ikinci yılı olan 2001'de programın iki temel hedefinden birinin cari açığı kısmak ve enflasyonu hızla aşağı çekmek olduğuna işaret ederek, şöyle dedi: "Bu hedeflere paralel likidite ihtiyacı da dikkate alındığında özelleştirmede süratli ve doğru adımların atılması ülke ekonomisinde çok önemli katkılar yapacak. Özelleştirmede ne kadar kolay sonuç alırsak, yaşadığımız krizin olumsuz etkilerini o oranda azaltırız."

İhale iptal edilmeli

Hazine'nin bu ay bir ihalesi olduğunu hatırlatan Selçuk Abaç, faizlerin henüz oturmaması nedeniyle bunun iptal edilmesini önerdi.

Abaç, piyasaların istikrara ve sükunete kavuşmasından sonra ihale açılması gerektiğini öne sürerek, "Hazine yeni borçlanmaya bu aşamada girmemeli, gereksiz yük üstlenmemeli ki, ileriye dönük yanlış enflasyon mesajları vermesin, programı hedefinden saptırmasın.

İhaleyle enflasyon beklentisini ortaya koyar. Israrla hazine ihale açacaksa kısa vadeli borçlanmaya gitmeli" diye konuştu.

Kaynak likidite ihtiyacını etkilemeyecek

Prof. Dr. Selçuk Abaç, IMF'den Merkez Bankası'na 21 Aralık tarihinde 3 milyar dolar kaynak geleceğini, bunun Merkez Bankası rezervlerini güçlendireceğini, piyasanın likidite ihtiyacını etkilemeyeceğini bildirdi.

Bankaların Merkez Bankası'na döviz satışının artması ve yurtdışındaki finansman kuruluşlarından döviz gelmesiyle likiditenin bollaşmasına bağlı olarak faiz oranlarının düşeceğini anlatan Abaç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu noktada yerli mudiler ve yabancı yatırımcılar için faizlerin yüksek olması cazibe unsurudur. Özellikle yabancılar devlet güvencesi altında yüksek faiz ortamına daha büyük ilgi gösterecekler. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yabancılara ilk kez garanti verildi.

Bu da yabancıları rahatlatacak. Ancak yabancıların Türkiye'deki gelişmeleri bir süre izlemek isteyeceğinden ve Noel dönemine girilmiş olması nedeniyle Aralık ayından fazla bir şey beklemeyelim. Ocak ayından itibaren hareketlilik gözlenecek."

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı