Kriz döneminde işçilerin ve işverenin hakları neler

14 Aralık 2008 - 11:14Son Güncelleme : 14 Aralık 2008 - 14:03

2 Aralık 2008 Salı günü Ankara’da yapılan toplantıda söz alan Hürriyet Okur Meclisi üyelerinden gelen eleştiri ve öneriler arasında Hürriyet İK’yı ilgilendirenler de vardı. Mesela bir okur-üye Hürriyet yönetici ve gazetecilerine hitaben, "Biz de sizin gibi işçiyiz" dedi; "Kriz kapıda ama işçinin ve işverenin kriz ortamında hakları nelerdir, bilmiyoruz. Ve bizim açıp uzmanlara danışma olanağımız yok. Hürriyet’ten beklentimiz bizim durumumuzda olanları aydınlatması..."

KRİZ DÖNEMİNDE İŞVERENİN HAKLARI

1- İşçi ödünç verilebilir
İşveren, yazılı rızalarını almak ve benzer bir işte çalışmak koşuluyla işçilerini 6 ay süre ile bir başka işverene geçici iş ilişkisi kapsamında gönderebilir (İş Kanunu 7.md). 6 aylık süre en fazla 18 aya kadar çıkarılabilir.

2- Kısa çalışma ödeneği
İşveren, başvuru yapmak suretiyle işçilerine kısa çalışma ödeneğinden yararlandırabilir. Bu durumda işveren işçilerini 3 ay süreyle kaybetmemiş olur. (Editörün notu: Mevzuatta "kısa çalışma" en az dört hafta en fazla üç ay süreyle işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılarak uygulanması; "kısa çalışma ödeneği" de kısa çalışma, işin kısmen veya tamamen durması hallerinde yapılan ödeme, şeklinde tanımlanmaktadır.)

3- Geçerli nedenlerle işçi çıkarma
İşveren, ekonomik krizi gerekçe göstererek "geçerli nedenle" işçi çıkarabilir. Geçerli nedenle işçi çıkarmasının avantajı: İşçinin işe iade edilmek üzere iş mahkemesinde dava açması halinde mahkeme krizin varlığını kabul ederse, işçinin işe iade edilmesi taleplerini reddeder.

4- Toplu işçi çıkarma
Ekonomik kriz, bazı işverenleri yüreği sızlaya sızlaya işçi çıkarmaya zorluyor. İşten çıkarma olayı, "işine son verildi" demekle olmuyor. Uyulması gereken bazı kurallar, aksine hareket edenlere de uygulanan ciddi cezalar var.

İş Kanunu’nun 29. maddesine göre; işyerinde çalışan işçi sayısı

- 20 ile 100 arasında ise, en az 10 işçinin,

- 101 ve 300 arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin,

- 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin işine 17. madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi "toplu işçi çıkarma" sayılır.

İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile,

- İşyeri sendika temsilcilerine,

- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ilgili bölge müdürlüğüne,

- Türkiye İş Kurumu’na bildirir.

İş Kanunu uyarınca toplu işçi çıkartılması olayında, bazı bildirimlerin yazılı yapılması gerekiyor. Yapılacak olan bildirimlerde;

- İşçi çıkarmanın nedenleri,

- Bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları

- İşe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceği, hususunda bilgi verilmesi gerekiyor.

Yasaya aykırı olarak toplu işçi çıkarmanın cezası

İş Kanunu’nun 29. maddesinde belirtilen hükümlere aykırı olarak işçi çıkaran işveren veya vekili hakkında aynı Yasa’nın 100. maddesi gereğince her işçi için 360 YTL (2008 yılı için) idari para cezası uygulanmaktadır.

Görüldüğü üzere ilgili kurumlara gerekli bildirimler zamanında yapılmadan işçi çıkarıldığı takdirde idari para cezası oldukça yüksek. Örneğin yasaya aykırı şekilde 10 işçi çıkardığınız zaman 3.600 YTL para cezası ödemeniz gerekiyor. Krizin etkisini azaltayım derken yanlış işlemden dolayı krizi körüklemeyin.

İhbar ve kıdem tazminatı

İşveren, toplu işçi çıkarmalarda işçilere çalışma sürelerine uygun olarak ihbar öneli vermek veya ihbar tazminatı ödemek, bunun yanında hizmet süresi bir yıldan fazla olan işçilere kıdem tazminatı da ödemek zorundadır.

İşten çıkarılan işçilerin yerine yeni işçi alınmaması

İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde, nitelikleri uygun olan işten çıkarılan işçileri tercihen işe çağırmakla yükümlüdür.

Toplu işçi çıkarmaya gidilen işyerlerinde çıkarma tarihinden itibaren altı ay içinde toplu işçi çıkarmanın konusu olan işlerde geçici iş ilişkisi gerçekleşmez.

KRİZ DÖNEMLERİNDE İŞÇİNİN HAKLARI

1- Kısa çalışma ödeneği
Kriz dönemlerinde işçinin "kısa çalışma ödeneği" alma hakkı var. Yalnız bu hakkın doğabilmesi için, işyerinde teftiş (tespit) yapılması gerekiyor. Bu da yetmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın krizin varlığı konusunda karar vermesi gerekiyor. Bu kararlar olumlu olursa ve işçi işsizlik ödeneğine hak kazanma şartlarını taşıyorsa, işçiye "kısa çalışma ödeneği" (yeni asgari ücret belirleninceye kadar) aylık en az 255 YTL 48 YKR, en fazla 510 YTL 96 YKR olarak en fazla üç ay süreyle ödenir.

2- İşsizlik ödeneği
İşçiler yönünden bir diğer hak ise işsizlik ödeneğidir. İşçi, prim ödeme gün sayısı bakımından hak kazanıyorsa, kriz sebebiyle işten çıkarılmalarda işçinin kusuru bulunmadığından, işçi işsizlik ödeneği almaya hak kazanır.

3- Ücret garanti fonundan ödeme
İşverenin, konkordato ilan etmesi, aciz haline düşmesi nedeniyle aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedeniyle ödeme güçlüğüne düşmesi halinde, işçilerin ödenmeyen son üç aylık ücretleri "ücret garanti fonu" tarafından karşılanır. Bu düzenleme 4447 sayılı Yasanın Ek-1.maddesi ile yapılmıştır.

4- İhbar tazminatı
İşten çıkarılacak işçiye, çalışma süresine bağlı olarak iki hafta ile sekiz hafta arasında ihbar öneli verilmesi gerekiyor. İşveren isterse bildirim süresine ait ücreti ihbar tazminatı alarak peşin ödeyebilir.

5- Yeni iş arama izni
İşten çıkarılacak işçiye, verilen bildirim süresi içinde, yeni iş bulması için iş saatleri içinde "iş arama izni" verilir. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz. İşçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir.

6- Kıdem tazminatı
Kriz nedeniyle işten çıkarılan işçinin hizmeti bir yıldan fazla ise kıdem tazminatına hak kazanır. Kıdem tazminatına hak kazanan işçiye her tam yıllık çalışması karşılığında 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

7- Kullanılmayan izin ücreti
İşten çıkarılan işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, işten çıkarıldığı tarihteki ücreti üzerinden kendisine ödenir.

8- İcra İflas Kanunu hükmü
2004 sayılı İcra ve İflas Yasası işçi ücretlerini öncelikli hak olarak görmüş ve işverenin iflası halinde iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde işlemiş bulunan işçi ücretlerini, para ile ölçülebilen menfaatlerini, ihbar ve kıdem tazminatlarını kamu alacakları ve rehinli alacaklardan sonra birinci sırada göstermiştir. (2004/206 md.)

İŞÇİNİN OLURUNU GEREKTİREN UYGULAMALAR

Ekonomik kriz döneminde, işverenin tek taraflı olarak uygulayamayacağı, ancak işçinin olurunu almak ve karşılıklı anlaşmaları şartıyla bazı uygulamalar da söz konusu olabilir. Bunlar, ücret indirimi ve ücretsiz izin uygulamalarıdır.

1- İşçi ücretlerinden indirim yapılması
İş Kanunun 62. maddesine göre, işveren işçinin ücretinden tek taraflı bir kararla indirim yapamaz. Ancak işçi ile işveren ücrette değişiklik ve indirim konusunda bir uzlaşma içersinde olursa işçi de bu çerçevede indirimi kabul ederse indirim söz konusu olabilir. Yargının kararı da bu yöndedir. "Mahkemece iş yasasının 60. Maddesi hükmü gereği (1475 sayılı yasa) ücretten indirim yapılamayacağı gerekçesiyle sözleşmede belirlenen ücrete değer verilemeyeceği sonucuna varılmışsa da bu hüküm işverenin tek taraflı olarak ücrette indirim yapamayacağı yasağı ile ilgilidir. Taraflar anlaşarak her zaman ücrette indirim yapabilirler."(Yrg. 9. H.D. 21.03.2002 tarih ve E. 2001/19469, K.2002/4655 sayılı Kararı)

Karar her ne kadar 1475 sayılı (eski) İş Kanunu döneminde verilmiş olsa da 4857 sayılı (yeni) İş Kanunu döneminde de konuya ilişkin içtihatta bir değişiklik söz konusu değil.

2- İşçinin ücretsiz izine çıkartılması
Ekonomik kriz dönemlerinde sıkça başvurulan yöntemlerden biri de şüphesiz işçilerin çeşitli sürelerle ücretsiz izine gönderilmeleridir. Ancak İş Kanunu’nda kadın işçiye doğum sonrası verilmesi gereken ücretsiz izin ile yıllık ücretli izin kullanımında ücretsiz yol izni dışında ücretsiz izine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu nedenle ücretsiz izni işçinin kendisinin talep etmesi veya işveren tarafından önerilen ücretsiz izine işçinin açıkça rıza göstermesi durumunda ücretsiz iznin uygulanması mümkündür. Ancak ücretsiz izin kullanımı konusunda taraflar arasında yapılan anlaşmanın mutlaka yazılı olması gerekir.

Etiketler:
Okuyucu Yorumları { Toplam 16 Yorum }
  • ersan karaca 14.12.2008 15:07:52
    gercekten sözde haklarımız var arkadasalar devletı bu konuda desteklıyorum öze kacmamayıda ıyı becerıyo devler gercekten tebrıkler...
  • Kaptan Nemo 14.12.2008 15:05:40
    Güzel hak ve hukuk maddeleri ama uygulamada nasıl acaba?<br>Bir mahkemede basit bir dava kaç sene sürüyor.Özetle hakkınız hak belki alırsınız anlamında..
  • ercü gecer 14.12.2008 14:44:41
    BU EKSİKTE OLSA YAPILMIŞ "KANUNLARI" UYGULAYAN İŞ VEREN YOK Kİ..?
  • Abdullah Haktankaçmaz 14.12.2008 14:26:53
    BU HAKLAR VARDIR TAMAMDA.ARAMAYA KALKASAN YA EMEKLİ OLDUKTAN SONRA VEYA ÖLÜNCE HAKKINI ALIRSIN.CAMİ NE KADAR BÜYÜK OLURSA OLSUN,İMAM BİLDİĞİNİ OKUYOR.
  • Mustafa Basdag 14.12.2008 13:39:48
    Hakdan bahsedelim,Devletin yaptiklarini anlatmaya kalksak sutunlara sigmaz.19 yil sozlesmeli calistim sigortaya bagli olarak emekli oldum.Tazminatim Turkiye´de calisan benim duzeyimde bir memura esitlenerek hesaplandi aldigim tazminat beklentimin nerdeyse 1/4 bu mu hak.Bu yilki zami vermediler.
  • süleyman erseven 14.12.2008 13:24:29
    BU KADAR HORTUMLANAN BAŞKA BİR ÜLKE VARMI.? KİMİ KİME ŞİKAYET EDECEKSİNİZ.? HARAMI HELALİ BİLMEYENLER ANAMIZI AGLATTILAR.? OY VERİRKEN ON KEZ DÜŞÜNÜN BU KEZ.?
 
HaberlertanktaburyaralıPuskas ÖdülüVieriFutbolWendell Lira