Gündem Haberleri

    Kriz Avrupa'daki kazanımları tehdit ediyor

    New York Times
    24.05.2010 - 11:21 | Son Güncelleme:

    Avrupa'da yaşanan bütçe açığı krizi, kıtada İkinci Dünya Savaşı sonrasında sol eğilimli hükümetler tarafından geliştirilen sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğini de tehlikeye atıyor.

    Avrupalılar, uzun tatil, erken emeklilik, ulusal sağlık sigortası sistemi ve geniş sosyal yardımları içeren sosyal güvenlik modellerini, ABD'de işleyen sert kaptalizm kuralları ile kıyaslayarak kendi sistemleri ile övünürlerdi.

    NATO ve ABD'nin nükleer gücünden yararlanan Avrupalılar bu sayede askeri harcamalarını düşük tutma avantajını yakalıyordu. Ayrıca, kıtada yüksek oranda alınan vergilerle beşikten-mezara sürem bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulmuş ve Avrupa Birliği'nin sloganı da "Koruyan Avrupa" olmuştu.

    DAHA DA KÖTÜLEŞECEK
    Ancak, şimdi kıtadaki büyük bütçelere sahip tüm ülkelerde vergi gelirlerinin düşmesi ve yaşlanmakta olan nüfus nedeniyle artan açıklar, önümüzdeki dönemde daha fazla kötü haberin kapıda olduğunun işaretini veriyor.

    Avrupa, düşük büyüme ve insanların yaşam süresindeki artış nedeniyle, en azından belli bir kemer sıkma dönemi ve önemli değişiklikler yaşamadan, mevcut rahat hayat tarzını sürdürebilecek gibi görünmüyor. Şimdi bu ülkeler, kamu çalışanlarının maaşlarında indirime gitmek, emeklilik yaşını ve çalışma saatlerini artırmak, sağlık yardımı ve emeklilik ödemelerini düşürmek suretiyle yatırımcıların güvenini yeniden tesis etmeye çalışıyor.

    Bu durumdan çıkılması için yapısal değişikliklerin gerekliliğine işaret eden İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bilt yaptığı değerlendirmede, "Şu anda kurtarma dönemindeyiz... Ancak kısa zamanda reform dönemine geçmemiz gerekiyor. Asıl sorunumuz 'açıkların reformu'dur" dedi.

    Hükümetlerin şimdiye kadar harcamaları kısmak için ortaya koyduğu çabalar, mevcut sistemin sürdürülemez olduğu anlayışıyla kötümserlik ve öfkeyle karşılandı.

    DEĞİŞİM KAÇINILMAZ NOKTADA
    Gerekli değişikliklerin yapılması artık kaçınılmaz bir hal aldı. Avrupa'da nüfustaki yaşlanma hız kazanırken, doğum oranları azalıyor. Geleneksel tipte üretimin yapıldığı sektörlerin Asya'ya kayması kıtadaki işsizliği artırıyor. Bölge dünya pazarlarında rekabet edebilirlik bakımından da genel olarak geride kalıyor.

    Avrupa Komisyonu'nun raporlarına göre, 2050 yılında kadar kıtadaki 65 yaşın üstündeki insanların oranının iki katına çıkması bekleniyor. 1950'li yıllarda gelişmiş ekonomilerde, her bir emekli başına yedi çalışan bulunurken, Avrupa Komisyonu'nun raporu 2050 yılında bu oranın AB'de 1.3 ile 1 arasına düşeceğini gösteriyor.

    Fransız hükümeti adına Avrupa'nın küresel ekonomideki durumuyla ilgilili bir çalışma yapan Fransız avukat Laurent Cohen-Tanugi, "Yunanistan, Portekiz ve İspanya için güzel günler geride kaldı, tabi bizim için de... Birçok Avrupalı kendini bu durumda görmek istemeyecektir ancak karşı karşı olduğumuz fırtına budur. Eski sosyal modelimizi daha fazla sürdürecek mali gücümüz yoktur" dedi.

    Rakamlar durumun vehametini gösteriyor. AB içerisinde yer alan ülkelerin toplam sosyal güvenlik harcamalarının 1980 yılında yüzde 16 olan gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranı, 2005 yılında yüzde 21'e yükseldi. Bu oran ABD'de ise yüzde 15.9 seviyesinde bulunurken, Fransa yüzde 31 ile Avrupa'da başı çekiyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı