Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kredi tartışması

    Ayda KAYAR / İSTANBUL
    13.12.2001 - 02:00 | Son Güncelleme: 13.12.2001 - 02:00

    Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Başkanı İbrahim Betil, Dünya Bankası'nın verdiği 500 milyon dolarlık krediden eğitime başlayan çocuklara 50 milyon verilmesini öngören projeye karşı çıktı.

    Hasan Gemici ise Betil’i eleştirerek, ‘‘Ekonomimiz bir yıl sonra iyileşecek. Ben size balık vermek yerine, balık tutmayı öğreteceğim. Bu yıl çocuklarınızı okula göndermeyin diyemem’’ dedi.

    Sosyal Riski Azaltma Projesi kapsamında Hazine ile Dünya Bankası arasında imzalanan 500 milyon dolarlık kredi anlaşması, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Başkanı İbrahim Betil ile Devlet Bakanı Hasan Gemici'yi karşı karşıya getirdi.

    Eğitime başlayan her çocuğa 50 milyon lira verilmesini öngören‘Türkiye’de Sosyal Riski Azaltma Projesi'ne karşı çıkan İbrahim Betil, Dünya Bankası Başkanı Wolfensohn'a 22 Ekim 2001 tarihli bir mektup göndererek, uygulamayı eleştirdi. Danışma Kurulu üyelerinden biri olan Betil projeyi, ‘‘Bugüne kadar Türkiye'nin gördüğü en büyük afyonlama, uyuşturucu, uyutma projesi’’ diye niteleyerek, ‘‘Topluma balık vereceğimize, balık tutmayı öğretelim’’ dedi.

    Betil'in Dünya Bankası Başkanı'na mektup yazmasını eleştiren Devlet Bakanı Hasan Gemici ise projenin adı üstünde ‘acil’ bir proje olduğunu hatırlatarak, Hürriyet'e şu açıklamayı yaptı:

    ‘‘İnsanlara ‘Ekonomimiz bir yıl sonra iyileşecek ve ben de sizlere iş sağlayacağım, balık vermek yerine balık tutmayı öğreteceğim. Bu sene çocuklarınızı okula göndermeyin, aç, açıkta idare edin' diyebilir misiniz?’’

    Betil’
    e de bir cevap mektubu gönderen Gemici, negatif bakış açısının ülkeye zarar verdiğini savundu ve şöyle devam etti:

    ‘‘Negatif bakış açısı içinde bulunduğumuz dar boğazdan çıkma sürecini uzatmakta ve ‘Bu ülkede doğru, güzel hiç bir şey olmaz' kanaatini toplumda yaygınlaştırmaktadır. Oysa ülkemizde her şey olumsuz değil, başarılı hizmet veren kurumlarımız var. Herkes beceriksiz değil.’’

    Gemici
    , mektubunu şu sözlerle tamamladı: ‘‘Doğru olan, Danışma Kurulu üyesi olarak proje ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmanız, görüşlerinizi toplantıda daha ayrıntılı bir şekilde ortaya koymanız ve basında tartışmak yerine projenin sorumlularıyla birlikte çözümler gemiştirmenizdir.’’
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı