Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kredi alacak göz var mı

BİR işadamı, yüklü bir kredi talebiyle banka müdürüne gitmiş. O’da;

- Son iki yıla ait şirket bilançolarını, gayrimenkullerin tapularını bir dosyaya koyup getirin. Bu arada, banka yönetimi yeni bir uygulama daha başlattı. Dosyaya ayrıca gözünüzün ve dötünüzün fotoğrafını da eklemeniz isteniyor.

İşadamı, fotoğraf işine çok bozulmuş ancak krediye acilen ihtiyacı olduğu için çaresiz kabullenmiş.

Dosyayı bankaya verdikten 10 gün sonra işadamını çağırmışlar.

Banka müdürü;

- Efendim, bankamız yönetim kurulu ilk aşamada şirketinizin bilançolarını ve gayrimenkullerinizi inceledi. Bu açıdan sorun görmedi. İkinci aşamada fotoğrafları incelediler. Ardından; "Adamda bu krediyi alacak göz var ama geri ödeyecek döt yok" dediler...

FIKRA GERÇEK OLDU

Aynısı değil ama 2008’den itibaren, bankalardan kullanılacak kredilerde, fıkrayı anımsatan önemli kriterler geldi.

Ocak 2008’den itibaren, bankalardan alınacak kredilerde "Basel II Uzlaşısı" çerçevesinde ciddi kriterler geliyor. Banka müdürü ya da üst yönetimini tanımak, kişisel gayrimenkulü ve diğer teminatlar, bir anlam ifade etmeyecek.

Basel II Uzlaşısında; asgari sermaye yeterliliği koşulu, sermaye yeterliliğinin denetimi ve piyasa disiplini, üzerinde durulan üç ana unsur olacak. Sistem, "bankalar-kredi müşterisi-derecelendirme kuruluşu" üçgeni üzerine oturtulmuş olacak.

Bankalar, belirlenen kuralları konunun tarafı olan kredi müşterilerine karşı, tavizsiz olarak uygulamak zorunda kalacaklar.

Yeni düzenlemeler nedeniyle, Türkiye’yi finansal piyasaları ve reel kesimi çok ciddi maliyetler bekliyor.

Bankacılık sektörünün yüzde 40’ının yabancıların eline geçmesi, yabancı bankaların merkezlerinden, ülke riski, sektör riski ve firma riski yönleriyle, kredilere dur denilmesi sonucunu da doğurabilecek.

Özetle, bu kez olay ciddi...

İNSANLAR

İnsanlar,

birbirlerinden nefret ediyorlar.

Nefret ediyorlar,

çünkü birbirlerinden korkuyorlar.

Korkuyorlar,

çünkü birbirlerini tanımıyorlar.

Tanımıyorlar,

çünkü birbirleriyle ilişkileri yok.

Birbirleriyle ilişkileri yok,

çünkü birbirlerinden ayrı yaşıyorlar.

Martin Luther King


ŞAŞIRTAN ŞEY

"İnsanoğlunda seni şaşırtan şey nedir?" diye sormuşlar Konfüçyüs’e... Cevabı;

İnsanoğlu para kazanmak için sıhhatini verir. Sonra sıhhatini kazanmak için parasını verir. Geleceği düşünürken insanoğlu yaşadığı günü unutur. Böylece, ne bugünü yaşar ne de geleceği.

Aslında, ölüm yokmuşçasına yaşarken; yaşamamış gibi ölürler.

(Teşekkürler Nesli İLAYDA)

SSK’nın, 77 yaşa 117 basamak cezası

PETKİM eski Genel Müdürü Dr. Faruk Yağız, nüfus cüzdanı ile ilgili bir işlem için, Ankara Kızılay’da SSK hanında bulunan Nüfus Müdürlüğü’ne gidiyor.

Nüfus Müdürlüğü, hanın 5’inci katında ve asansörü aylardır bozuk.

Dr. Yağız, 77 yaşında birisi. Nüfus cüzdanı için şahsen başvuru istenildiği için, çaresiz vaziyette o karanlık, perişan ve duvarları kir içindeki, 117 basamak merdivenleri nefes nefese çıkıyor.

Anlaşılan oradakiler bu konudaki sorulardan bıkmışlar ki, asansörlerin üzerine büyük puntolarla:

"Bu bina SSK Genel Müdürlüğü’nün malı olduğu için asansörlerin çalışmamasından müdürlüğümüzün bir sorumluluğu yoktur" diye bir yazı asmışlar.

Dr. Yağız, dayanamıyor ve SSK Genel Müdürü’ne bir yazı ile durumu bildiriyor ve son cümlesi ilginç:

"Ben şahsen bir daha Nüfus Müdürlüğü’ne gitmeyeceğim. Bu arada nüfus kağıdımdaki bir eksiklikten dolayı bir cezaya uğrarsam, bu cezanın haksızlığını ispat için bu yazıma istinaden SSK Genel Müdürlüğü’ne dava açacağımı da bilgilerinize sunmak istiyorum."

Yazıya henüz yanıt yok. Dün kontrol ettik, asansörler de hálá bozuk!..

Bekáret kemeri

ŞÖVALYELERİN gözü pek olduğu eski zamanlarda, bu şövalyelerden biri Haçlı Seferlerine çıkmaya karar verir. Yola çıkmadan önce kahyayı yanına çağırır:

- Haçlı Seferlerine katılacağım. Karımın bekáret kemerini sana veriyorum. Sana güveniyorum. 10 yıl içinde dönmezsem anahtarı kullanabilirsin.

Şövalye baştan aşağı donanır, tozlu yollara revan olmadan önce dönüp son bir kez şatosuna bakar. Birden kahyanın, bağırarak nefes nefese şatodan dışarı koştuğunu görür:

- Durun! Durun! Majesteleri. Oh, iyi ki size yetişebildim. Yanlış anahtar vermişsiniz.

Hangi kitap

Müşteri: - "İçinde, aşk, dedektif, ölüm, milyonerlik ve yaşlı kadınlardan bahsetmeyen bir kitap satın almak istiyorum. Hangisini önerirsiniz?"

Tezgahtar: - "Karayolları Haritası" kitabını.

Farkına varmasa

İki hanım sokakta karşılaşmışlardı. Biri, içinde sevimli bir bebeğin bulunduğu bir arabayı itmekteydi. Öbür kadın arabanın içine eğilerek, "Aman yavrunuz babasına ne kadar benziyor" diye söylendi.

Bebeğin annesi; "Ah, evet" diye içini çekti. "Allah vere kocam da bunun farkına varmasa!.."

Günün sözü

Fırtınalar, insanın denizi sevmesine engel olamaz.

(Andre Maurois)

MATEMATİĞİN GÜZELLİĞİ

1 x 1 = 1

11 x 11 = 121

111 x 111 = 12321

1111 x 1111 = 1234321

11111 x 11111 = 123454321

111111 x 111111 = 12345654321

1111111 x 1111111 = 1234567654321

11111111 x 11111111 = 123456787654321

111111111 x 111111111 = 12345678987654321

(Teşekkürler Erdoğan Dodanlı)

X