Kraliçeye komşu çöplük

Merve ERDİL/KOPENHAG
05.10.2017 - 21:51 | Son Güncelleme:

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da Kraliçe’nin sarayının karşısına kurulan fütüristik tesis ile bir yandan çöpler yakılarak ısı ve elektrik elde edilecek, diğer yandan çatısındaki kayak pistlerinde insanlar kayak kayacak…

DANİMARKA’nın başkenti Kopenhag’da Kraliçe 2. Margrethe’ın sarayına yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta şehrin en büyük ve yüksek binası yükseliyor. Bu fütüristik mimariye sahip yapı, ilk bakışta bir plaza hatta yanı başındaki devasa baca ile bir fabrika binası olduğu fikrini verse de aslında, burası bir atıktan elde etme tesisi. Bölgesel ısıtma, çevreci atık yakma ve yenilenebilir enerji teknolojilerinin yenilikçi mimariyle buluştuğu Copenhill isimli tesis, adeta Danimarka’nın bu alanlarda geldiği noktanın sembolü gibi. Kraliçeye komşu çöplük
Öyle ki, tesis sadece çevresel performans için yeni standartlar belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda endüstriyel tesisleri ve onlara yakın yaşayan insanlarla arasındaki ilişkiyi de yeniden tanımlıyor. Tesisin çatısı Danimarkalılar için kayak merkezi haline getiriliyor. Yani Copenhill’de, bir yandan katı atık bertaraf edilerek ısı ve enerji ihtiyacı karşılanacak, diğer yandan tesisin çatısında inşa edilen kayak pistinde Kopenhaglılar şehir hayatına mola verip kayak yapabilecek.

HEM KAYAK PİSTİ, HEM ÇÖP YAKMA TESİSİ

Bu fikrin nasıl ortaya çıktığını B&W Volund şirketi yöneticilerinden Peter Laursen anlatıyor. Copenhill’in dünyadaki en çevreye duyarlı ve temiz tesis olma iddiasında olduğunu dile getiren Laursen, tesisin “dağlar kadar” çöpü ısı ve enerjiye çevireceği fikrinden yola çıkarak, üzerine kurulacak kayak pistleri ile gerçek bir dağ havası yaratılmak istendiğini söylüyor. Konsepti yaratan kişi ise toplum odaklı projeleriyle ünlü mimar Bjarke Ingels. Yapının üst kısmını oluşturan yaklaşık 1.6 kilometrelik alan kayak pisti olarak tasarlanmış. Yapının en yüksek noktası 85 metre. Neredeyse doğal hiçbir yükseltinin bulunmadığı Danimarka için bu kayak tesisi de bir ilk olacak. Üstelik bu pistin zeminin soğutulması tesisten elde edilen atık ısı sayesinde sağlanacak. Tesisin görünüşü kadar etkileyici başka özellikleri de var. 500 milyon Euro’ya mal olan Copenhill, henüz devreye alınmadı ve önümüzdeki yılın başında faaliyete geçecek. Tesiste yıllık 400 bin ton katı atığın yakılarak bertaraf edilmesi; bu yakma işleminden elde edilen enerji ile 160 bin hanenin ısıtılması, yine en az 60 bin hanenin de elektrik ihtiyacı karşılanması hedefleniyor. Ayrıca baca gazının yoğunlaştırılmasıyla birlikte 100 milyon litre suyun geri kazanımı yapılıyor. Tesis bütün bunları yüzde 99 enerji verimliği ile yapacak. Bu çöpün bertaraf edilmesinde gelinen son noktayı ortaya koyuyor.

 

Kraliçeye komşu çöplük

VERİMLİLİKTE SON NOKTA

Danimarka dünyada daha çok rüzgar enerjisindeki konumuyla öne çıksa da, atık yakma ve bu yakma işleminden ısı ve enerji elde etme alanında da Danimarkalı şirketler oldukça iddialı. Aslında evsel ya da sanayi atıklarının bertaraf edilmesi Danimarka gibi düz ve çöp depolamaya uygun arazisi bulunmayan bir ülke için oldukça eski bir sorun. Zira ülkede ilk çöp yakma tesisi 1903 yılında kurulmuş. Bugün atıkların yakılmasıyla elde edilen enerji, şehirlerin ısıtılmasında ve elektrik enerjisi elde edilmesinde kullanılıyor. Danimarka genelinde belediyelerin ya da belediyelerin de dâhil olduğu kooperatiflerin sahip olduğu toplam 29 çöp yakma tesisi bulunuyor. Bu tesisler yüzde 90-95 arasında değişen enerji veremliliğiyle çalışıyor. Bu tesislerde üretilen enerjinin Danimarka genelindeki bölgesel ısıtmaya sağladıkları katkı yüzde 20 seviyesinde. Toplam elektrik arzında ise yüzde 5.

Kraliçeye komşu çöplük

ATIK ISI ATMOSFERE DEĞİL, ŞEBEKEYE GİDİYOR

DANİMARKA’DA çöp yakılmasıyla elektrik elde ediliyor. Ama belki de bu tesislerin daha da önemli görevi konut ısıtmalarında kullanılması. Zira ısınmada kullanılan her beş birim kalorinin biri bu tesislerden geliyor. Lakin bu tesislerin ısınmada kullanılması için şehirlerde bölgesel ısıtma sistemlerinin olması şart. Danimarka genelindeki konutların yüzde 65’i bölgesel ısıtma ile ısınıyor. Danimarka’nın en büyük bölgesel ısıtma teknolojileri ve ekipman ihracatını sağlayan organizasyonu DBDH’nin yöneticilerinden Lars Hummelmose, “Hangi kaynağı kullanılırsanız kullanın bölgesel ısıtma sistemleri bireysel ısınmaya göre çok daha fazla verimli. Danimarka’da enerji verimliliğinin bu oranda yüksek olmasında bölgesel ısıtmanın ciddi katkısı bulunuyor. Danimarka’da hiçbir termik santralin tepesinde soğutma tankları bulunmaz. Bu şekilde soğutarak fazla ısıyı havaya veren santraller son derece verimsiz çalışan yapılardır” diyor. Peki, bu verimlilik nasıl sağlanıyor? Bugün yeni jenerasyon bir doğalgaz santralinin verimliliği yüzde 50’nin biraz üzerinde. Yani her 100 metre küp doğalgazın 50 metreküpü elektriğe dönüştürülürken diğer 50’si atık ısı olarak atmosfere salınıyor. Eğer elektrik üretiminden sonra ortaya çıkan ısıyla sıcak su elde edilir ve santrale yakın yerleşim birimlerinin ısıtılmasında kullanılırsa burada verimlilik çok daha yüksek oranlara çıkıyor.

BELEDİYE BAŞKANLARI YERİNDE İNCELEDİ

DANİMARKA’NIN atıktan enerji üretimi ve bölgesel ısıtma ile ilgili yolculuğunu Danimarka Konsolosluğu ile Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi’nin (DEİK) davetlisi olarak katıldığımız teknik gezide birinci ağızlardan dinleme fırsatı bulduk. Geziye Türkiye’den bazı belediye başkanları da katılarak, şehirlerinde bölgesel ısıtma ve atıktan enerji üretimi sistemleri kurulabilir mi diye yerinde inceledi. Çöplerin bertaraf edilmesi her şehir için önemli bir sorun. 2016’da küresel ölçekte yıllık 2 milyar ton olan katı atık miktarının 2050’de bunun iki katından fazla olması bekleniyor. Türkiye’de de yıllık evsel kaynaklı çöp miktarı 35 milyon ton. Geçtiğimiz yıl Türkiye ve Danimarka arasında imzalanan mutabakat zaptı ile enerji verimliliği ve düşük karbonlu ısıtma ve soğutma alanında işbirliği yapılacak. Bir diğer anlaşma da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Danimarka Çevre Koruma Ajansı arasında atık ve kaynak yönetimi konusunda işbirliği anlaşması. DEİK Türkiye-Danimarka İş Konseyi Başkanı Alper Önoğlu, “Bölgesel ısıtma ve atık bertaraf etme teknolojileri açısından doğru adres Danimarka” diyor ve devam ediyor: “Bölgesel ısıtmayı ele alalım. Danimarkalılar bir şey ekonomik olmazsa asla yapmazlar. Mesela bölgesel ısıtma için yapılan altyapının maliyeti Danimarka’da Türkiye’ye göre dört kat daha pahalı. Ama bu sistemleri kurmuşlar. Hem enerjide ciddi bir verimlilik sağlıyorlar hem de önemli bir istihdam yaratıyorlar.”



EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı