"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Köy Enstitüleri putunu yıkalım

Başlığa bakıp da olaya bodoslama gireceğim sanılmasın.<br><br>Çünkü Köy Enstitüleri’ni kuranların acayip iyi niyetli olduklarına inancım tamdır.

Ve işte bu yüzden putu kırarken anlama çabasını terk etmeyeceğim.

Bu girişin ardından şimdi gönül rahatlığıyla temel soruya geçebilirim:

Ne istiyorlardı Köy Enstitüleri’ni kuranlar?

Yani tek parti döneminin ünlü isimleri, Tonguç Babalar, Hasan Ali Yüceller neyi hedefliyorlardı?

Benim cevabım şudur:

Bir ’Anadolu aydınlanması’ düşlüyorlardı.

Piyano çalan, tenis oynayan, Gogol okuyan, tiyatro yapan köylü tipini ortaya çıkarmak istiyorlardı.

Enstitü sayesinde köylerdeki sefalet yenilecek, gerilik ortadan kalkacak, feodal ilişkiler son bulacaktı.

Bir büyük ’kültür ihtilali’ gerçekleşecekti.

Tabi işin içinde köylünün yeni rejime sadakatinin sağlanması ve kırsaldaki dinsel etkinin azaltılması gibi ’resmi beklentiler’ de yok değildi.

Ve fakat...

Olmadı. Olamadı.

***

Peki neden olmadı?

Bu soruya her kesimin verdiği yanıt farklıdır.

Dincilere sorarsanız...

"Enstitülerde din iman hak getireydi. Kız erkek karışık eğitim veriliyordu. Bu yüzden olmadı" yanıtını alırsınız.

Sağcılara sorarsanız...

"Köy Enstitüleri mi? Bırakın şu komünist yuvalarını" yanıtını alırsınız.

Kemalistlere sorarsanız...

"Pekala tutmuştu. Anadolu’nun aydınlık yüzü belirmişti. Ama sabredilmedi. CHP birini kapattı. Bundan cesaret alan karşı devrimci Demokrat Parti, tuttu hepsini kapattı" yanıtını alırsınız.

Aykırılara sorarsanız...

"Bu okullardan yarı aydınlar çıktı. Sıkıcı ve şabloncu köy romancıları çıktı. Devlet eliyle aydın yetiştirilirse işte böyle olur" yanıtını alırsınız.

***

Benim "Köy Enstitüleri neden tutmadı?" sorusu için bulabildiğim yanıtı belirleyen isim, "Bozkırdaki Çekirdek" romanında meseleyi tartışan Kemal Tahir’dir. Onun bu konuya genel yaklaşımının bir tarafı beni ikna etmiştir.

Kemal Tahir’e göre:

Tek parti yönetimi, Köy Enstitüleri ile köylülüğü esas alıyordu.

Enstitüler köylüye, köyde yaşamını -verimi arttırarak- idame ettireceği şekilde bilgiler vermekteydi.

Oysa köyden ziyade şehirleşme esas alınmalıydı.

***

Kemal Tahir’in bu yaklaşımından yola çıkarak benim ulaştığım sonuç şudur:

Köy Enstitüleri, köy çocuklarının önünü kesiyordu.

Bir biçimde şehre kapağı atıp Cumhuriyet’in eşitlik prensibinden yararlanarak yükselmek isteyen, yani mimar olmak, doktor olmak, avukat olmak isteyen köy çocuklarına, "Siz en iyisi burada kalın... Bakın işte sizin mektebiniz budur" denilmek isteniyordu.

Yani ’Enstitü alternatifi’ köy çocuklarının yırtma çabasının önüne engel olarak çıkıyordu.

Bu açıdan bakılırsa, Enstitüler için "Köylüsün köyde kal" projesi diyebiliriz...

***

Geçtiğimiz gün Demirel’in konuk olduğu "Genç Bakış" programında gazeteci Musa Ağacık, son zamanlarda gericiliğin arttığından dem vurduktan sonra "Köy Enstitüleri neden kapatıldı?" sorusunu sormuştu...

Demirel bu soruya, "İşlevi sona erdi, köy kalmadı, enstitü yerine her yere üniversite açıldı, enstitüleri Demokrat Parti değil CHP kapattı vs" tarzında bir yanıt geliştirmeye çalıştı.

Oysa şöyle bir yanıt verseydi çok daha ikna edici olabilirdi:

"Bak Musa kardeşim... Ben İslamköylü’yüm. Eğer Köy Enstitüsü’ne gitseydim şimdi emekli köy eğitmeni olacaktım. Ama İstanbul Teknik Üniversitesi’ne gittim. Mühendis oldum. Siyaset yaptım. Başbakan oldum, Cumhurbaşkanı oldum. Cumhuriyet’in getirdiği eşit birey olma hakkından sonuna kadar yararlandım".

Şunu söylemek istiyorum:

Demirel ve benzerlerinin ulaştıkları makamlar, Köy Enstitüsü işinin neden tutmadığının da bir göstergesidir.
X