Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kötü polise kötü haber

    Hürriyet Haber
    28.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 28.07.1999 - 00:01

    İşkenceciye 8 yıl hapis ve memuriyetten men cezası geliyor. Hükümet tarafından TBMM'ye sunulan tasarıda, gerçeğe aykırı rapor düzenleyerek işkenceyi gizlemeye çalışan hekim ve sağlık memurlarına da 4 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

    İşkenceyle mücadelede Avrupa standardı geliyor. Hükümet, işkenceyi yeniden tanımlayıp, hem kapsamını genişleten, hem de cezasını artıran bir yasa tasarısını TBMM'ye sevk etti.

    Türkiye'nin de altına imza koyduğu ‘‘İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’’nden esinlenen yeni yasa tasarısı, sadece sanık ya da zanlılara değil, mağdurlara, şahsi davacı ve davaya katılanlarla tanık ve olayı ihbar etmek isteyenlere yönelik eylemleri de işkence suçu kapsamına alıyor. Tasarı, işkencecilere verilen cezaları da artırıyor. 8 yıl ağır hapis cezası öngören tasarı, bu kamu görevlilerinin sürekli ya da geçici olarak kamu hizmetinden mahrumiyet cezasına çarptırılmalarını da içeriyor.

    MEMURİYETE SON

    TCK'nın 243. maddesi şöyle değiştiriliyor: ‘‘Bir kimseye cürümlerini söyletmek, mağdurun, şahsi davacının, davaya katılan kimsenin veya bir tanığın olayları bildirmesini engellemek, şikayet veya ihbarda bulunmasını önlemek için yahut şikayet veya ihbarda bulunması veya tanıklık etmesi sebebiyle işkence eden veya zalimane veya gayriinsani veya haysiyet kırıcı muamelelere başvuran memur veya diğer kamu görevlilerine 8 yıla kadar ağır hapis ve sürekli veya geçici kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası verilir.’’

    Kolluk kuvvetlerinin görevlerini yerine getirirken yasa dışına çıkarak kişilere kötü muamele yapmaları ya da cismen eza verip, darp etmeleri halinde 3 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nın 245. maddesi de değiştiriliyor. Ceza 5 yıla çıkarılıyor.

    SAHTE RAPORA DA CEZA Tasarı,

    hekim, eczacı ve sağlık memurlarına da işkence cezası verilmesi olanağını sağlıyor. Gerçeğe aykırı rapor düzenleyen hekim, eczacı ve sağlık memurlarına 2 yıla kadar hapis öngören tasarı, raporların çıkar karşılığında ya da işkenceyi gizlemek amacıyla hazırlanması durumunda ise verilen cezaları ikiye katlıyor.

    TCK'nın 354. maddesi de şöyle değiştiriliyor:

    ‘‘Hekim, eczacı, sağlık memuru veya diğer bir sağlık mesleği mensubu, hükümetçe emniyet ve itimat olunacak bir belgeyi hatır için gerçeğe aykırı olarak verirse, 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve 100 milyon liradan 300 milyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş böyle bir belgeyi kullanan kimse hakkında dahi aynı ceza tertip olunur. Eğer bu gibi gerçeğe aykırı belgeye dayanılarak sinir ve akıl hastalıkları kurumlarına kabul ve orada ikamete mecbur edilmesi gerekmeyen bir kimse bu kurumlara kabul ve orada ikamete mecbur edilir veya başkaca fahiş bir zarar meydana gelirse, failin göreceği ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapistir. Eğer birinci fıkrada yazılı fiil, failin kendisine yahut başkasına verilmiş veya vaat ve temin olunmuş para ve sait menfaat karşılığında işlenmişse, failin göreceği ceza 3 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Eğer düzenlenen belgeden ikinci fıkrada yazılı olan fahiş zarar meydana gelmiş ise faile verilecek ceza 4 yıldan 6 yıla kadar hapistir.

    Eğer gerçeğe aykırı belge, işlenmiş bir suçu yahut işkence, zalimane veya gayriinsani diğer fiillerin delillerini gizlemek veya bu delilleri yok etmek için düzenlenmişse faile verilecek ceza 4 yıldan 8 yıla kadar hapistir. Her halde bu cezalar ile birlikte birinci fıkradaki ağır para cezası, ikinci ve üçüncü fıkradaki hallerde iki kat, dördüncü fıkradaki halde üç kat olarak hükolunur. Gerçeğe aykırı belge düzenlemesi için para veren veya vaat eden yahut menfaat temin veya vaat eden kimse hakkında dahi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası hükolunur ve verilip alınan para ve sair eşya da müsadere edilir.’’

    Bayıltan direniş

    Ölüm oruçlarında ölenleri anmak için Kocasinan Mezarlığı'nda izinsiz gösteri yapan gruba polis müdahale etti. Dağılmamakta direnen ve yumruklu saldırıda bulunan gruba polis copla müdahale etti, bazı göstericileri de fena halde dövdü.

    Göstericileri tahrik ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan Seyhan Başel adlı eylemci, minibüse bindirilirken polislere saldırınca ortalık daha da karıştı. Çevredeki polisler, hepbirlikte eylemcinin üzerine çullandı. Kafasına art arda aldığı cop ve sopa darbeleri, eylemcinin direncini kırmaya yetti. Kendinden geçen 21 yaşındaki Seyhan Başel, mezarların arasında yere yıkıldı.

    Yere düşmesine rağmen tekmeli, sopalı eylemciye saldıran polisler, bir süre sonra, altlarında hareketsiz yatan Başel'in öldüğünü sandılar. Panik halde eylemcinin nabzını yokladılar. Nabzı yavaş atıyordu, nefes almakta güçlük çekiyordu.

    Yaşadığı anlaşılınca derin bir nefes alan polisler, bayılan eylemciyi yaka paça minibüsle Özel Yenibosna Hastanesi'ne kaldırdı.

    Tedavinin ardından baygınlık geçirdiği belirlenen Başel, kendine geldikten sonra zafer işareti yapıp slogan atarak eyleme kaldığı yerden devam etmeye başladı. Başel, bunun üzerine apar topar polis otosuna bindirilerek ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü.



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı