Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Köstebek iddiasının en önemli sonucu

KEMAL Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ı Deniz Feneri e.V davasında ‘köstebek’ diye suçlaması çok önemli sonuç verdi.

Yanlış anlaşılmasın, iddianın haklı veya haksızlığını ima etmiyorum. Atalay’ın istifası veya görevden alınması şok düzeyinde sürpriz olur.
Şunca yıldır siyasileri yakından izleyen bir gazeteci olarak, koruma müdürünün bakan bilgisi dışında (hem de İçişleri Bakanı) bu tür bir görüşme yapmasını pek mümkün görmüyorum, yapmışsa bu da bakan zafiyetidir.
Atalay’ın ‘köstebek’ iddiasını yeni duymadığı için görüşmeyi yapanın kim olduğunu bilmemesini de düşünemiyorum ve o koruma müdürü de hâlâ yerindeyse ortada ciddi sorular var demektir.
Demokrasiden, hukuktan söz etmeye de gerek yok, Atalay, koltuğunu korur.  Sözünü ettiğim sonuç bunlardan daha öte ve anlamlı.
GÜNAYDIN SAYIN ATALAY
O sonuç Atalay’ın, altına hepimizin imza atacağı şu sözleridir:
“MASUM İNSANLARI suçlu ilan etmek, onur ve haysiyetleri ile oynamak hem suçtur hem AHLAK YOKSUNLUĞUDUR. GİZLİ olan SORUŞTURMA DOSYASINDAN BİLGİLER AKTARMAK, sızdırılan bilgileri henüz doğruluğu bilinmeden ve AVUKATLARIN DAHİ BİLGİSİ OLMADAN kamuoyuyla paylaşmak hukuk ihlalidir. Bu hassasiyetleri gözetmek hukuka saygılı, VİCDAN TAŞIYAN herkesin görevidir.” (Büyük harfleri ben yazdım.)
Bu cümleleri yazan, dün TV kanallarında aynı çerçevede çok haklı sözler eden Atalay’ın, emri altındaki polislerce sızdırıldığını sağır sultanın dahi duyduğu, gizli belgeler sonucu yıllardır insanların intihar ettiğini, işinden gücünden olduğunu, toplum karşısına çıkarılmaz hale getirildiğini bilmiyorsa, “Günaydın Sayın Bakan” deme hakkına sahibiz.
Bilge kişiliğine sık sık atıf yapılan Atalay’ın, söz konusu kendisi olsa da bu sözleri etmesini çok önemseyip kenara yazalım, bizi şaşırtmasına sevinelim.
Ama doğrusu bugünlerde şaşırtan tek bakan Atalay değil, bakın dün ne oldu?
GAZETECİLERİN İTİBAR GÜNÜ
Konumuz AB İlerleme Raporu üzerine olduğu için önce bir anımsatma...
Kılıçdaroğlu sonrası CHP’nin AB zeminini daha fazla kullanacağını hep söyleyip durduk ya, bu raporda CHP’nin ilk izlerini görür gibiyiz.
Tutuklu milletvekilleri, medya üzerindeki baskılar, yargının durumu konularında CHP yönetiminin AB yöneticileri ile kaç kez görüştüklerini bilemiyorum, ama epey çaba sarf ettiklerini ilgili bakanlara duyurmalı.
İlgili bakanlar da raporu bize anlatmak için şaşırtan yöntemler kullandı.
AB Başmüzakerecisi Egemen Bağış, Ankara’daki diplomasi muhabiri arkadaşlarımızı Boğaz manzaralı yemeğe davet etti.
Bağış’ın daveti çok önceden belli olmasına rağmen dün, ‘Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bakanlığa girişte dış politika sorularını cevaplayacak’ bilgisi arkadaşlarımıza ulaştırılınca bu çakışma dikkatimizi çekti.
Hani sık sık ‘Aralarında tatlı bir rekabet var’ kulisini duyardık da dünkü çakışma bunun bir göstergesi ise Davutoğlu’na şunu demek isterim:
“Sayın Bakan, Egemen Bey, Meclis’te beni hangi arkadaşınızla görse, yanımıza yaklaşır ve gülerek, ‘Dikkat et tehlikeli bir gazetecidir’ diye takılır. (Sonuncusunu da salı günü Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile yaşadım.) Eğer arada gerçekten bir rekabet varsa ben de size, ‘Dikkat edin karşınızdaki tehlikeli bir bakandır’ diye takılmak isterim. Gerisi sizin bileceğiniz iş.”

X