Gündem Haberleri

    Kosova için BM dışı çözüm arayışı

    Erhan Türbedar
    27.07.2007 - 17:33 | Son Güncelleme:

    Kosova'nın statüsü hakkında Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde sürdürülen çözüm arayışları tıkanıklığa uğradı. Kosova'ya bağımsızlık yolunu açacak olan bir BM Güvenlik Konseyi taslak kararı üzerinde aylarca çalışan Batılı ülkeler, beklendiği gibi, Rusya engeliyle karşı karşıya kaldılar. Moskova'nın söz konusu taslak kararı veto edebileceği yönünde sinyal vermesiyle birlikte, Fransa, İtalya, Rusya Federasyonu, İngiltere, ABD ve Almanya'dan oluşan Temas Grubu, Sırbistan ile Kosova arasındaki müzakerelerin, Avrupa Birliği (AB), ABD ve Rusya'nın himayesi altında devam etmesine karar verdi. Yeni müzakerelerin önümüzdeki Ağustos ayının sonlarına doğru başlatılabileceği belirtiliyor. Rusya, Kosova'nın statüsü üzerine yeni müzakerelerin herhangi bir tarihle sınırlı tutulmamasını talep ederken, Temas Grubu'nun diğer ülkeleri ilave müzakerelerin 120 günle sınırlı tutulması gerektiği üzerinde duruyor.

    Hatırlatmak gerekirse, Sırbistan ile Kosova arasında Viyana'da gerçekleşen 19 müzakere turunun ardından, BM Kosova Özel Temsilcisi Marti Ahtisaari, Kosova'nın statüsü üzerine hazırladığı nihai raporu 14 Mart 2007'de BM Genel Sekreteri'ne sunmuştu. Kosova'ya uluslararası toplum tarafından denetlenen bir bağımsızlığın tanınmasını öneren rapor, Amerika, AB ve NATO ittifakında geniş destek buldu. Ardından Ahtisaari raporuna dayanarak, BM Güvenlik Konseyi'ne sunulmak üzere bir karar tasarısı üzerinde çalışılmaya başlandı. Taslak birkaç defa gözden geçirildi ve Kosova'ya bağımsızlık kapısını açtığı için, her seferinde Rusya'nın engeline takıldı.

    Ahtisaari raporunun ardından başlayan sürecin tıkanmasını Sırbistan bir zafer olarak kutluyor. Bunun yanı sıra, 24 Temmuz 2007 tarihinde Sırbistan meclisinin kabul ettiği bir kararda, özetle, Kosova'nın Sırbistan'ın ayrılmaz bir parçası olduğu ve Sırbistan'ın uzun sürecek yeni müzakerelere hazır olduğu belirtiliyor. Bu müzakere sürecinin sonucunun hiçbir şekilde bağımsızlık olamayacağının altı çizilen kararda, Kosova'nın bağımsızlığını bireysel yollardan tanıma girişimlerine karşı, Sırbistan Hükümeti'nin ve diğer devlet organlarının "etkili bir cevap" verme hakkı olduğu belirtiliyor.

    Sırbistan'ın Kosova üzerine aldığı kararların herhangi bir bağlayıcılığı olmadığı ortada. Çünkü, Kosova sorunu Belgrad ile Priştine arasında bir sorun olmaktan çıkarak Batılı ülkeler ile Rusya arasında bir soruna dönüştü. Dolayısıyla, Kosova'nın nihai statüsü dış ülkelerin alacağı karara bağlı. Batılı ülkelerdeki yaygın kanıya göre, Balkanlar'ın daha istikrarlı olmasını sağlayacak tek çözüm, Kosova'ya bağımsızlık statüsünün verilmesinde yatıyor. Diğer taraftan, Batılı politikacılar Kosova'daki durumun istikrarlı olmadığının farkındalar ve yakın bir zamanda Kosova'nın statüsüne ilişkin siyasi bir kararın çıkmaması durumunda, şiddet olaylarının yaşanabileceğinden endişeleniyorlar.

    Rusya, Ocak 2006'dan beri Kosova sorunu bağlamında açık olarak Sırbistan'ı destekliyor. Nitekim, 18 aylık bir süre boyunca Moskova, Kosova'nın bağımsız olmasına izin vermeyeceğini tekrarlayıp durdu. Dolayısıyla Rusya bu yöndeki söylemlerinden vazgeçerek Kosova'nın bağımsız olmasını kabullenirse, uluslararası sistemdeki güvenilirliğine büyük zarar vermiş olacak.

    Diğer taraftan, ABD Başkanı George W. Bush ve ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice da birkaç sefer kameralar önünde Kosova'nın bağımsızlığını savunduklarını dile getirdiler. Bu bağlamda, Rusya engeli nedeniyle Kosova'yı bağımsız yapamazsa, süper güç ABD'nin de saygınlığı ciddi zarar görebilir. Bu sebeple, Vaşington'un, Brüksel'in de desteğiyle, BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan da, Kosova'nın bağımsızlığını tanıma arayışı içinde olduğu söylenebilir. Sırbistan ile Kosova arasında yaklaşık 120 günlük ilave müzakerelere evet diyerek Vaşington ile Brüksel'in, AB ülkelerinin Kosova'nın statüsü hakkında görüş birliği sağlamaları için zaman kazanmaya çalıştıkları söylenebilir. Bu arada, Yunanistan, Romanya ve Slovakya gibi bazı AB üyeleri, Kosova'nın bağımsız olmasına sıcak bakmadığını da hatırlamak gerek.

    Özetlemek gerekirse, Sırbistan, Kosova'nın bağımsızlığının önünü tıkadığını düşünerek zafer kutlamalarına başlamakta aceleci davrandı.  Çünkü, ABD ve AB ülkelerinin büyük bir çoğunluğu, Rus vetosunu devre dışı bırakacak şekilde, yani BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan da Kosova'nın bağımsızlığını tanıma stratejisine doğru giderek yaklaşıyor. Bu yeni stratejiye karşı Türkiye'nin nasıl bir tavır sergileyeceği ise şimdilik belirsiz. BM Güvenlik Konseyi kararıyla Kosova'nın bağımsızlığına evet diyebileceğini açıkça belirten Türkiye'nin, bireysel yollardan Kosova'nın bağımsızlığını tanıyabilecek olan Vaşington ve Brüksel'den oluşan koalisyona katılıp katılmayacağı ise merak konusu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı