Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kosova’da yas

    Hürriyet Haber
    18.01.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 18.01.1999 - 00:01

    Ne Ramazan Bayramı hazırlığı, ne de bayram... Kosova'da yas var. Analar, babalar, bacılar ve eşlerin gözyaşları dinmiyor. Sırp vahşetinin gözlerini oyup, kafalarını taşla ezerek katlettiği 45 evladına ağlıyor herkes. Aralarında 12 yaşında bir çocuk, 3 de kadın vardı. Ve dedeler...

    Bayram öncesinde Kosova'da yas var. Kosova, bayram arefesinde Sırplar tarafından gözleri oyulup, kafaları ezilerek korkunç bir şekilde öldürülen 45 evladına ağlıyor.

    Korkunç katliam cumartesi sabahı başkent Priştine'nin 25 kilometre güneyindeki Racak Köyü'ne giren uluslararası gözlemciler ve gazeteciler tarafından ortaya çıkarıldı. Sırplar aralarında 12 yaşında bir erkek çocuğun, 3 kadın ve dedelerin de bulunduğu 45 Arnavut'u vahşi bir şekilde katlettiler.

    Görgü tanıklarına göre köyü basan Sırplar, erkekleri ayırıp tepeye doğru sürdüler. Kurbanların büyük bir kısmı, yakın mesafeden açılan ateş sonucunda hayatlarını kaybettiler.

    Gözlerini kan bürüyen Sırplar, kurbanlarının bir kısmının gözlerini oydular, kiminin ise başını taşla ezip, uzuvlarını kestiler. Cesetlerin köy yakınlarındaki hendeklere atıldığı bildirildi.

    Ayrılıkçı Kosova Kurtuluş Ordusu ise öldürülenler arasında 3 aylık bir bebekle 9 savaşçısının da bulunduğunu öne sürdü. Ancak bu iddia doğrulanmadı. Cesetlerin sivil kıyafetli olduğu belirtildi.

    ABD KINADI

    Kosovalı Arnavutlar'ın lideri İbrahim Rugova, katliam sonrasında Kosova'da yas ilan etti.

    Dünya ise kıyımı tepkiyle karşıladı. ABD Başkanı Bill Clinton, kıyımı ‘mümkün olan en sert bir biçimde kınarken’, katliamı, Sırpların NATO'ya verdikleri taahhütlerin açık bir şekilde ihlal etmesinin bir göstergesi olarak gösterdi. BM Savaş Suçluları Mahkemesi Baş Savcısı ise Louise Arbour, katliamı araştırmak için bugün Kosova'ya gitme kararı aldı.

    Racak'ı topa tuttular

    Bosna'da binlerce Boşnak'ı öldüren, binlercesini yetim-öksüz bırakıp, benzer vahşeti Kosava'da tekrarlayan Sırplar dünyayla alay ediyor. Arnavutlar dün Sırp mezalimine kurban giden yakınlarını toprağa vermeye hazırlanırken, kıyımın yaşandığı Racak köyüne yine Sırp topları yağdı. Arnavutlar, dün köy camisine götürülen kurbanların cenazeleri başında gözyaşı dökerken, katliamı reddeden Sırplar, cesetler üzerinde inceleme yapmak için Racak'a girmek istedi. Arnavutların karşı çıkması üzerine Sırplar Racak'ı makinalı silah ve top ateşine tuttular. Uluslararası gözlemciler ve panik içindeki halk canını kurtarmak için kaçmaya başladı. Sırp Devlet Başkanı Milan Milutonovic ise bulunan cesetlerin Sırp güvenlik güçleriyle çarpışan ayrılıkçı militanlara ait olduğunu öne sürüyor. Milutonoviç, AGİT heyetinin ABD'li Başkanı William Walker'i yanlış ve asılsız değerlendirmelerde bulunmakla suçladı. Katliamdan Sırpları sorumlu tutan Walker, Racak'ta, ‘Tarif edilemeyecek bir kıyım’ yaşandığını kaydederek, bunun insanlığa karşı işlenen bir suç olduğunu söylemişti.

    Berişa: Halk savaşa hazır olsun

    Arnavutluk Devlet eski Başkanı Sali Berişa, ‘Kosova’da kardeşlerinin Sırplar tarafından katledildiğini' söyleyerek, ‘Arnavut halkına savaşa hazırlanması’ çağrısında bulundu.

    Berişa bağımsız ‘Arnavutluk’ adlı gazetede yazdığı yazıda, ‘Arnavutlar, ölüm ya da kalım savaşına hazırlıklı olmalı ve bu savaşı kazanmalı’ dedi. Berişa, ‘Bir ulus olarak ayakta olmanın zamanıdır. Arnavutlar, savaşta olduklarını anlamalıdır ve bütün araçlarla direnme haklarına sahiptirler’ ifadesini kullandı.

    BM ŞOKTA

    BM Genel Sekreteri Kofi Annan ise Kosova'da yaşanan vahşeti duyduğunda ‘şoke’ olduğunu söyledi.

    NATO Daimi Temsilciler Konseyi ise dün Brüksel'de katliamı görüşmek üzere acilen bir araya geldi. Kosova'da Sırpların Arnavutlar'a uyguladığı baskı politikası ve katliamların ardından NATO, Sırplara ültimatom vermiş, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'in 12 Ekim tarihinde NATO ile yaptığı anlaşma sonucunda 7 aydır süren çatışmalar son bulmuştu.

    NATO'ya müdahale çağrısı

    Başkanlığını İbrahim Rugova'nın yaptığı, Kosova'nın en büyük siyasi oluşumu Kosova Demokratik Birliği'nin yurtdışındaki delegeleri, Almanya'nın Stuttgart kentinde yaptıkları toplantıda, NATO'ya derhal bölgeye müdahale çağrısında bulundu.

    Kosova Demokratik Birliği, Kosova'nın derhal silahtan arındırılmasını da istediler.

    Arnavut delegeler, Sırpların ‘yeni katliamını’ kınayarak, Balkanlar'ın tamamında kalıcı ve istikrarlı bir çözüm için tek çarenin bölgenin ‘egemen bağımsızlığı’ olduğunu vurguladılar.

    12 yaşındaki oğlu ile eşini katlettiler

    Emine Beciri, yas içinde ağlayan Kosova'nın yüreği acılı, gözü yaşlı annelerinden biri... Hem 12 yaşındaki oğlu Halim, hem de eşi Rıza Beciri'yi (52) Sırp vahşetine kurban verdi. Bir ‘Oğlum’ diye gözyaşı döktüğü cesede sarılıyor, bir de kocasınınkine... Tarifsiz, dayanılmaz bir acı. Ağlamaktan o kadar yorgun ki, belli bir süre sonra gözyaşları bile akmıyor. Zaman zaman uzaklara dalıp giden gözlerinde intikam parıltısı var.

    Vahşetin tanıkları

    ABD'li uluslararası gözlemci William Walker, Racak'da ‘tarif edilemeyecek bir kıyım yaşandığını’ belirtti. Gözlemci ve gazetecilerle Racak'ta incelemelerde bulunan Walker, bunun insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu belirtti. Katliamın yaşandığı Racak Köyü Kosova'nın başkenti Priştine'ye sadece 25 kilometre uzaklıkta. Kıyım sonrasında cesetler, köy camisine getirildi. AGİT görevlileri ise cesetler üzerinde inceleme yaptılar.

    Katliamdan kaçış göçü

    Sırpların top ateşine tuttuğu Racak Köyü'nden kaçan kaçana. Acı içindeki insanlar bulabildikleri her araçla köyden ayrılıyor. Araç bulamayan at ve eşeklerle... Onları bulamayanlar da yürüyerek köyden ayrılıyor. Bir zamanlar şen şarkıların söylenip, düğün meclislerinin kurulduğu Racak'ta şimdilerde yas var, gözyaşı var, acı var, nefret var, kin var...

    Göz oyup taşla kafa ezdiler

    Ramazan Bayramı öncesi ani bir şekilde Racak Köyü'nü basan Sırp katil sürüsü, köyün erkeklerin toplayıp tepeye sürdüler. Bir süre sonra patlayan silahların sesleri duyuldu. Racak'ı kana bulamışlardı. Sırplar, köyden ayrıldıklarında gerilerinde 45 Arnavut'un işkenceyle öldürülmüş cesedini bıraktılar. Gözler oyulmuş, kafalar taşla ezilmiş, bazılarının ise cinsel uzuvları kesilmişti. Manzara korkunçtu.



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı