Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Köşk seçimi kanun tasarısı alt komisyonda

    A.A
    05.01.2012 - 12:20 | Son Güncelleme: 05.01.2012 - 14:23

    TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülen “Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı”, alt komisyona gönderildi.

    Komisyonda, Tasarının nasıl görüşüleceği konusundaki usul tartışmasının ardından alt komisyona gönderilmesi benimsendi. Alt komisyon tasarıyı önümüzdeki hafta perşembe günü ele alacak.

    TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, toplantının başında yaptığı açıklamada, 23. Dönemde kadük (hükümsüz) kalan, Hükümetin yeni dönem başında yenilediği tasarı metninin Meclise ilk sevkedildiği ham halinin önlerinde olduğunu belirterek, daha sonra alt komisyon ve komisyonda yapılan değişikliklerin metinde yer almadığını söyledi.

    Türkiye'de bazı kesimlerin “böyle bir tasarıya gerek olmadığı” görüşünü savunduğuna işaret eden Kuzu, Anayasada yapılan değişiklik nedeniyle bir uyum yasasının çıkarılması gerektiğini, bu yapılırken Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresinin 5 yıl mı olduğu, 7 yıl mı olduğu tartışmalarına da çözüm bulunarak Genel Kurula gönderilebileceğini anlattı.

    Tasarının farklı yöntemlerle görüşülebileceğini belirten Kuzu, “Elimizdeki tasarıyı görüşürüz, geçen dönem alt komisyonda yapılan değişiklikler benimsenebilir. İçtüzük uyarınca doğrudan Genel Kurala gönderebiliriz, eksiklikler orada tamamlanabilir. '5 yıl, 7 yıl' meselesi konusunda kamuoyunda ikiye bölünmüş bir tablo var. Bunun çözümü bakımından da tasarıyı alt komisyona göndererek bu işi çözebiliriz” dedi.

    Kuzu, seçenekleri tartışmaya açmak istediğini söyledi.

    Adalet Bakanı Ergin

    Adalet Bakanı Sadulah Ergin, 1980 yılından önce Cumhurbaşkanı seçimlerinin siyasi krizlere ve kilitlenmelere neden olduğunu hatırlatarak, 1980 öncesi yaşanan sıkıntıların aynısı olmamakla birlikte Turgut Özal ve Süleyman Demirel'in seçilmelerinde belirli siyasal partinin lideriyken Cumhurbaşkanı seçilmelerinin, tarafsızlıkları konusunda tartışmaların gündeme gelmesine sebep olduğunu anlattı.

    “2007 yılında Cumhurbaşkanı seçim sürecinde yaşananlar hepimizin hafızasında hala canlıdır” diyen Ergin, yaşanan kilitlenmenin söz konusu soruna kalıcı ve köklü çözüm getirilmesini zorunlu kıldığını kaydetti. Anayasada yapılan değişiklikle Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin kabul edildiğini anımsatan Ergin, şöyle konuştu:

    “Bu süreçte parlamenter sistemde Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine bazı eleştiriler getirilmiştir. İlk eleştiri olarak, bunun parlamenter sistemle uyuşmayacağı dile getirilmiştir. Ancak parlamenter sistemlerde cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi bilinmedik yöntem değildir. Parlamenter sistemle yönetildiklerinden kuşku duyulmayacak olan Avusturya, İzlanda, İrlanda ve Finlandiya gibi bazı Avrupa ülkelerinde devlet başkanının seçimle işbaşına geldiği bilinmektedir.”

    Cumhurbaşkanının yetkilerinin çok fazla olduğu eleştirilerinin 1982 anayasasına yönelik bir diğer eleştiri konusu olduğunu belirten Ergin, “Bu eleştiri, esas itibarıyla TBMM tarafından seçilen cumhurbaşkanları için doğru olduğu kabul edilebilir. Ama bu geniş etkilerin halkın çoğunluğunun oylarıyla seçilmiş cumhurbaşkanınca kullanılması, icraatlarının meşruiyetini artıracaktır. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi, yani seçim tabanının genişletilmesi, demokratik katılımın sağlanması bakımından çok olumlu ve yerinde bir adım olmuştur” diye konuştu.

    Ergin, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin doğrudan demokrasinin yansıması olduğunu, bu adımla milletin yönetenleri belirleme sürecinde daha etkin katılımının sağlanmış olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

    “Cumhurbaşkanımızı halkımızın seçmesi toplum tarafından cumhurbaşkanlığı makamının meşruiyetine olan inancı güçlendirecek, herkesin temsiline imkan sağlayacak, millet nezdinde psikolojik güven ve rahatlık temin edilecektir. Cumhurbaşkanı halktan aldığı güç ve yetkiyle sistemin işleyişinde gerektiğinde inisiyatif alacak, kriz çözücü bir pozisyona sahip olabilecektir. Bunun sonucu olarak cumhurbaşkanı siyasal hayatımızda denge ve istikrar unsuru olabilecek, tarafsız bir makam sahibi olarak yerini alacaktır. Bu noktada sistemdeki siyasal kriz ve kitlenmelerin yol açma potansiyelinin ortadan kaldırılması da çok önemlidir. Makamın geniş katılım ve doğrudan temsil esasına dayanan serbest seçimle belirlenecek bir kişi tarafından doldurulması, sorunların büyük kısmını önleyeceği kanaatindeyiz.”

    “Sen 5, ben 7 yıl derim, bir ortasını buluruz”

    MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, izlenecek yöntemle ilgili görüşlerini dile getirirken, “TBMM abesle iştigal etmez. Varolan hükümleri tekrar tekrar kanuna koymak gereksiz. Böyle bir kanun çıkarılması da gereksizdir. Burada Cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili kanun çıkarmaktan ziyade, Sayın Gül'ün görev süresinin 5 yıl mı 7 yıl mı sorununa çözüm bulmak olduğu görülüyor. Mesele buysa daha vahim...” dedi.

    Bal, “AKP'nin 367 kararına tepki olarak Anayasa değişikliği yaptığını” savunarak, Türkiye'de parlamenter demokratik sistemin tartışılır hala geldiğini, cumhurbaşkanı seçimi ile ortaya çıkan tartışmaların, aslında rejim tartışması olduğunu ileri sürdü.

    Parlamenter demokratik sistemlerde cumhurbaşkanlığı makamının icra makamı olmadığını belirten Bal, “Yargı, YÖK, üniversiteler, bürokrasi, siyaset bugün Cumhurbaşkanının vesayetindedir. Vesayet makamı bu kadar ağır yetkilerle donatılan Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilirse, bu rejimin adı ne olacak? Bu rejimin adı parlamenter demokratik sistem olmayacak. Çünkü bugün cumhurbaşkanını yargılayabileceğimiz bir makam yok. Halka hesap vermeyen ve sınırsız yetki kullananın adı diktatördür. Ucube bir sistemle karşı karşıyayız. Buna çözüm bulmamız lazım” dedi.

    Bal'ın Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresinin 5 yıl olduğunu söylemesine Kuzu, “Sen 5, ben 7 derim; bir ortasını buluruz' demesi, gülüşmelere neden oldu.

    “Başbakan, bakanlar aday olursa...”

    CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, geçmişte Anayasa değişiklikleri görüşmelerinde Kuzu ile CHP'li Oya Araslı arasındaki tartışmayı hatırlatarak, “Oya Hanım'ın size müdahalesi, sizin onu bertaraf etmeniz...” dedi. Komisyon Başkanı Burhan Kuzu'nun bu sözlere, “Hayır hayır, bertaraf deme” demesine Kart'ın “etkisiz kılmanız..” demesi Komisyonda gülüşmelere yol açtı.

    Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi konusunda anayasa değişikliği sırasında yaptıkları uyarılarının dikkate alınmadığını belirten Kart, “Anayasa cumhurbaşkanı ile ilgili düzenlemelerde süreyi belirlemiştir, süreyi kanun bırakmamış. Bu tasarıya süre konusunda önerge verilecek. Bu Anayasa ve İçtüzük ihlali olacak” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı için görevdeki başbakan ve bakanların da aday olabileceğini ifade eden Kart, Kuzu'nun kendisinin de aday olabileceği, AK Parti İstanbul Milletvekili Belma Satır'ın “Bir bayan da olabilir” demesi üzerine, “Tasarıda buna ilişkin bir düzenleme yapılmamış. Elinde bu kadar kamu gücü varken ve onu kullanırken aday olmaları, haksızlık olmaz mı?” diye sordu.

    Batum ile Kuzu arasındaki tartışma

    AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi konusunda parlamenter sistemle yönetilen ülkelerde herhangi bir sorun yaşanmadığını ifade ederek, bunun Türkiye'de parlamenter sistemi değiştirecek bir mahiyeti olmadığını söyledi.

    CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, AK Parti'li üyelere, “Halktan şimdi niye kaçıyorsunuz? Cumhurbaşkanı Gül'ün süresi 5 yıldır. Halktan o niyetle oy aldınız” dedi.

    Düzenlemenin sorunlu olduğunu savunan Özgündüz, “Adaylar propaganda yapabilecek mi? Amerikan başkanlık sistemine özeniyorsunuz ama adayların alacağı yardıma mutlaka sınır getirilmesi lazım. Yardım kaynakları seçim öncesinde açıklansın ki halk bilsin” görüşünü ifade etti.

    CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, cumhurbaşkanının yetkilerinde değişiklik yapılması gerektiğini savunarak, “Halk tarafından seçilecek başbakan ve cumhurbaşkanı arasında ihtilaf olabilir, başka ülkelerde bu konuda düzenleme yapıldı” dedi.

    Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresine de değinen Batum, “Hukuktaki yorum yollarının amacı, yasama organı ne istemiş. TBMM tutanakları sizin o günkü iradenizi açıklıyor. O zaman cumhurbaşkanını 5 yıl için seçmeyi getirdiniz. Bugün 'irademiz değişti' diyebilir misiniz? İradeniz değiştiyse bunu yazacaktınız” diye konuştu.

    Kuzu'nun, “Kargoya verilmiş gitmiş. O zaman kanun nerede? Sandık bekliyor” demesine Batum, “Böyle bir gerekçe olabilir mi? Hiçbir gerekçe ve geçici madde koymamış olsaydınız, Sayın Abdullah Gül'ün görev süresi 7 yıldı. Bunda hiç tartışma yok. Çünkü bir statü biter diğeri başlar. Ama siz iradenizi o zaman 5 yıl olarak ortaya koymuşsunuz” karşılığını verdi.

    “2010'da 7 yıldır demişsin, şimdi tam tersini söylüyorsun”

    Batum, süre konusunda Anayasaya bir geçici madde konmasını isteyerek, düzenlemenin kanunla olamayacağını ifade etti. Kuzu, Batum'un 13 Şubat 2010'da bir günlük gazetede çıkan haberde, “Gül'ün görev süresi 7 yıldır” dediğini belirterek, “Şimdi tam tersini söylüyorsun” dedi.

    Batum, 2010 yılında böyle bir demeci olmadığını ifade ederek, “Gümrük kapılarında oy verme işlemi başladıktan sonra siz metni değiştirdiniz” diye konuştu.

    CHP'li Özgündüz, toplantı biterken söz alarak, halen 8 milletvekilinin tutuklu olduğunu belirterek, “Biz Balbay ya da Haberal'ı Cumhurbaşkanı adayı göstersek, bu anlayış buna yol vermeyecek mi? Bu kişilerden biri halk tarafından cumhurbaşkanı seçilirse, özel yetkili savcılar seçilmiş cumhurbaşkanını da serbest bırakmayacak mı?” dedi.

    Konuşmaların ardından tasarı, alt komisyona sevkedildi. Alt Komisyonunun çalışmalarını bir hafta içinde tamamlaması ve tasarının gelecek hafta Perşembe günü komisyonda ele alınması bekleniyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı