Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Korsanlığa tavır

    Hürriyet Haber
    23.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 23.03.1999 - 00:01

    Cumhurbaşkanı Demirel, FP'nin Meclis'te yaptığı içtüzük korsanlığını değerlendirirken, çok açık ve net ifadeler kullandı ve kesin tavrını ortaya koydu. Demirel, ‘‘Bugün başka şeyler olabilir’’ dedi.

    Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, TBMM'de yaşanan son gelişmeleri, ‘‘Hoş değil, emsali yok’’ sözleriyle eleştirdi.

    Bulgaristan'a giderken dün uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirel, ‘‘Dün (önceki gün) yapılan hadise, yani Meclis Başkanı'nın bir komisyona havale ettiği olayı, Başkanvekili'nin müzakereye koyması hoş bir olay değildir. Emsali olan bir olay da değildir’’ dedi.

    ‘‘Emsali olmayan’’ bu tasarrufun hukuki olmadığını da ima eden Demirel, gazetecilere, olanları eleştirmekte haklı ve serbest olduklarını da söyledi.

    Cumhurbaşkanı, ‘‘Meclis Başkanvekili'nin bu tutumu tersine çevrilebilir mi?’’ sorusunu ise, çok önemli bir mesaj vererek yanıtladı:

    ‘‘Bekleyin bakalım bugün ne olacak...’’

    Resmi bir ziyaret amacıyla Bulgaristan'a giden Demirel'e uçakta, yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:

    İSTİFA NEYİ HALLEDECEK?

    Soru: Başbakan'ın istifa edeceği söyleniyor. Ne diyorsunuz?

    Demirel: İstifa neyi halledecek? İstifa birşeyi halledecekse mesele yok. 18 Nisan'da seçimler yapılacağına göre, bu tarihe kadar Meclis'ten güvenoyu almış bir hükümet olarak görev yapması ve fonksiyonunu yerine getirmesi gerekir. Yani Sayın Başbakan'ın hükümet programında söylediği şey: Türkiye'yi, selametle seçimlere götürmektir. Yani bugün seçime bir aydan az bir zaman kaldı. Selametle seçimlere götürmek... Onun fonksiyonu odur. Türkiye'nin şartlarının gereği olarak mesele öyle geldi. Yani iktidarsız bir ortamda Türkiye'nin kurallarına, bilhassa parlamentoyu yüce tutan kurallara uymak sebebiyle öyle geldi. Yoksa ben de 45 günlük süre sonunda bir hükümet ortaya koyabilir, seçim ilan edebilirdim. Yapmadım. Neden yapmadım? Meclis'i üstte tutalım diye. Yapsaydım seçim tartışması olmazdı.

    Dün parlamentoda yaşanan olayları izleme şansınız oldu mu?

    Demirel: Biliyorum ne olduğunu.

    Parlamentonun saygınlığı açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Demirel: Parlamento yüce bir müessesedir. Parlamento içinde cereyan eden olayların hiçbirisi, onu kurum olarak küçültmez. Eğer birtakım yanlış hareketler varsa bence onu yapanlara atfetmek lazımdır. Yanlış hareketler kurumu küçültmez, yanlış hareketleri yapanları küçültür. Parlamentoyu kurum olarak küçülür varsayarsak, bir daha yerine koyamayız. Bir daha yerine koyamayacağımız kurumları, mutlaka dokunulmaz tutmak lazım. Hiçbir şey demeyelim de demiyorum. O zemine, o kuruma hakkını vermiyorsa ona söz söylenecektir. Onda da haklıdır söyleyen.

    KURUMLARI TAHRİP ETMEYİN

    Olanlar siyaset kurumunun güvenirliliği açısından hoş şeyler mi?

    Demirel: Hoş şeyler değil. Yalnız siyaset de vazgeçemeyeceğimiz bir müessesedir. Siyaset müessesesini tahrip ettiğiniz zaman yerine koyacağınız başka bir müessese yok. Diyorum ki, vazgeçemeyeceğimiz kurumları tahrip etmeyin de, içerisindeki yanlışlıkları düzeltecek eleştirilerde bulunun. Yani eleştirilerinizi beğenmediğiniz hareketlere onlara yapanlara yöneltin ama kurumu muhafaza edin.

    Peki, seçime selametle gittiğimizi düşünüyor musunuz?

    Demirel: Seçime selametle gidelim diyoruz.

    Seçimin ertelenme olasılığı var mı?

    Demirel: Ben o tartışmalara girmek istemiyorum. Dün yapılan hadise yani Meclis Başkanı'nın bir komisyona havale ettiği olayı, Başkanvekili'nin müzakereye koyması hoş bir olay değildir. Emsali olan bir olay da değildir. Hukukiliği hakkında fikrim var, ama beyan etmek istemiyorum.

    Meclis Başkanvekili'nin bu tutumu tersine çevrilebilir mi?

    Demirel: Bekleyin bakalım bugün ne olacak...

    Cumhurbaşkanı, soruların ardından gazetecilere şu telkinde bulundu:

    ‘‘Herşeye rağmen demokratik bir ülkenin insanları olmaktan mutlu olun. Benim size tavsiyem bu. Ama ondan vazgeçmeyelim. Ne kadar güzel bir göreve gidiyoruz. Sizin aklınız geride ama bu defa çok haklısınız. Türkiye'de değişen iç politik meseleler karmaşık ama meşru zeminlerde kaldıkça, meşru kurallara uyuldukça aşılır.’’



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı