« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Korkut Göze: Büyük oyun

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Korkut GÖZE

TARAFTAR, Beşiktaş'a İnönü'de nefis bir moral sofrası hazırlamıştı. Tribünlerin coşku ve heyecanı, Beşiktaş'ın Milano'da sarsılan inançlarını tekrar yaşama geçiriyordu.

Beşiktaş, Milano'daki gibi yüreksiz değildi. Cesaretle Barcelona'nın üzerine gidiyordu. Hücum bölgelerine çabuk girdiği dakikalarda Barça'nın tozunu atıyordu. Gol, Beşiktaş'a öylesine yakındı ki... Tanrım, neler kaçıyor, neler kaçırıyordu Beşiktaş... Nouma'nın kaleye giden kafa şutunu çizgi üzerinden çeviren Sergi Beşiktaş'ın olası bir golünü son anda önlüyordu.

Ümit-Münch paslaşmasında, Münch'ün topu kaleci Dutruel'in ayaklarına nişanladığı pozisyona hala hayıflanıyorum. Yine Münch'ün harcadığı bir başka pozisyonu hatırlıyorum... Ne berbat bir vuruştu. Buna da kızamıyorum... Çünkü, gelecek olası bir golü herkes gibi hissediyorum. Beşiktaş mükemmel oynuyordu. Scala'nın galibiyete ayarladığı oyun planını, hiçbir abartılmış duygu ve davranışa kaçmadan akıllıca eyleme geçiriyordu.

NİHAT VE AHMET

Koca Barça, Beşiktaş'ı seyrediyordu. Ve Beşiktaş Barcelona'yı salladıkça sallıyordu. Böyle bir oyun mutlaka bir golle süslenmeliydi. Ve 38. dakikada Nihat'ı bir tilki sürati ve kurnazlığı ile izleyen Ahmet müthiş bir gol atıyordu.

Bu Beşiktaş'ın beklediği goldü. İlk yarıda sergilediği mükemmel oyunun karşılığı bir goldü. Açıkcası helalinden bir goldü. Beşiktaş'ta herkes iki kişilik koşuyordu. İbrahim sanki sırtında oksijen tüpüyle oynuyordu. Yorulmak nedir bilmiyordu. Nihat ele avuca sığmıyordu. Allah aşkına neler anlatıyorum. Beşiktaş'ta kötü oynayan yoktu ki. Hepsi birer ‘‘Kartal’’dı. Gözüm bir ara Beşiktaş'ın yedekler kulübesindeki Scala'ya kaydı. Sanki, o da bu maçı oynuyordu... İnanılmaz bir heyecan fırtınasına yakalanmıştı. Her Beşiktaş atağında ayağa fırlıyor ve her golde sevinç krizi geçiriyordu. Şimdi, Milano'da bırakılan puanları düşünüyorum. 10 dakika içinde kaybedilen maçı hatırladıkça, herkes gibi çıldırıyorum. İnönü'de izlediğim Beşiktaş, kendi büyüklüğünü hatırlayıp, Milan'ın adından korkmasaydı, onun da kafasını Barca gibi kopartıp atardı.


Bunları da Beğenebilirsiniz