Korkular devleti

Hürriyet Haber
18 Nisan 1998 - 00:00Son Güncelleme : 18 Nisan 1998 - 00:01

Yavuz GÖKMEN

Eğer bir insan olarak Türkiye'deki değerinizi ve adam yerine konulup konulmadığınızı öğrenmek istiyorsanız -ya da bu konuda hâlâ iyimser kuşkularınız varsa- Faruk Bildirici'nin ‘‘Gizli Kulaklar Ülkesi’’ kitabını okuyacaksınız.

Hem de bir solukta okuyacaksınız. Çünkü Faruk, kitabı edebiyattan büyük ölçüde kaçınarak yazmış. Olayları arka arkaya enfes bir kurguyla dizmiş ve abartıya kaçmadan yalın biçimiyle bırakmış.

Böylece ortaya, ince bir spritüalite de çıkmış. Artık espriyi siz buluyor ve asla kaçırmıyorsunuz.

Olayları böyle drank drank verince dizginler de sizin elinizde oluyor. O zaman gerçeği de drank drank kavrıyorsunuz.

Ve işte o zaman, Türkiye'de ‘‘insan’’ yok, ‘‘devlet’’ var diyorsunuz. ‘‘Türkiye'de insan sadece devlet için var.’’

Başka hiçbir şey için yok. Kendisi için yok, ailesi için yok, sevgilisi, dostu, arkadaşı için yok.

Düşünceleri için, duyguları için, geçmişi ve geleceği için yok.

Ve işte devlet de bunun için varoluş bunalımı içinde çırpınıyor.

Çünkü insanın olmadığı yerde devlet de yok.

* * *

Faruk Bildirici'nin kitabından bütün bunları çok rahat anlıyorsunuz. Türkiye'deki güdük iktidar kavgalarını görüyorsunuz.

Herkesin istihbarat peşinde olduğunu kavrıyorsunuz. Yönetimde olan herkes diğerini dinlemeye çalışıyor ve dinlenmemek için elinden geleni yapıyor.

Ama bunların içinde daima bir kuşku var.

‘‘Ben onu dinliyorum ya o da beni dinliyorsa?’’

O zaman ülkeyi birkaç kelime ile çizebiliyorsunuz.

‘‘Korku ve kuşku ve nefret.’’

Düşünebiliyor musunuz? Anlı şanlı yöneticilerimizin bulundukları yerlerin ve telefonlarının dinlenmesinden ödleri kopuyor. Bir yere gittiler mi ellerinde cihazlar duvarlara saldırıp dinleme kulağı arıyorlar.

Bulamasalar bile içlerinde bir kuşku kalıyor.

Ya yeni bir teknoloji çıktı da onunla dinliyorlarsa?

Tabii arada bazı istisnalar da bulunuyor.

* * *

İstisnaların bir tanesi asker. Çünkü artık asker en azından telefonunun dinlendiğinden kuşkulanmıyor. Çünkü askeri telefonlar telekom sistemi dışında özel hatlarla yapılandırılmış. Kısaca bu konuda keyifleri gıcır.

Bir başka istisna da, korku ve kuşku ile yaşamayan bir adam. Yaşantısında rahat olan ve şimdi nur içinde yattığını ve huzur içinde uyuduğunu düşündüğüm bir adam. Turgut Özal.

Bildirici, sağlığında Özal'ı iyi tanırdı. Onu anlatıyor.

Libya'da Özal'ın odasında dinleme böceği bulunuyor. Özal şöyle diyor:

‘‘Kaddafi bizi dinlese ne olur, dinlemese ne olur?’’

* * *

Gizli kulaklar bürokratik diktalarda vardır. Demokrasilerde dinleme işini sadece demokrasiyi kavrayamamış bazı kafalar yapmaya kalkışırlar.

Çünkü demokrasilerde değerli olan insandır. Devlet insan için vardır.

Bir gün bizde de böyle olacak.













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı