"Dr.Başak Demiriz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr.Başak Demiriz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr.Başak Demiriz

Korkular, başarınıza ve mutluluğunuza engel olmasın

Korkularınızdan kurtulmak için konfor alanınızdan çıkmanız ve risk almanız gerekir.

Danışan: Çok fazla korkularım var. Bu korkular yüzünden istediğim ve hak ettiğim yerde değilim.
Dr. Başak: İş anlamında mı?
Danışan: Her anlamda. Daha cesur olsam, risk alabilsem, düşüncelerimi daha rahat söyleyebilsem, işyerimde gerçek potansiyelimi gösterebileceğim ve belki daha iyi bir pozisyonda olacağım. Aşk hayatımda da korkularım yüzünden mutsuz oldum. Bazen istemediğim kişilerle beraber olmaya devam ettim, ayrılırsam yalnız kalmaktan korktuğum için. Başka bir ülkede iş teklifi geldi, yine korktum gitmedim, ya sıkılırsam, adapte olamazsam diye. Korkularım beni hep engelliyor, hatta aşağıya çekiyor. Bu kadar korkum olmasa çok daha başarılı ve mutlu olmaz mıydım?
Dr. Başak: Olabilirdiniz. Çünkü hep başına kötü bir şey gelecek diye düşünen insanın hayatı kasvetle dolar. Neşe ve keyif azalır. Ayrıca, büyük bir olasılıkla enerjinizin çoğunu kendinizi nasıl koruyacağınıza veya korktuğunuz başınıza gelirse nasıl önlem alacağınıza harcıyorsunuz.
Danışan: Son zamanlarda bir de iyice şüpheci olmaya başladım. İnsanlara güvenemez oldum. Hiçbir şeyimi hiç kimseye anlatmıyorum, dertlerimi veya sorunlarımı paylaşmıyorum. O zaman da kendimi iyice yalnız hissediyorum.
Dr. Başak: Bu da korkunun eseri. Sizin de söylediğiniz gibi, başkalarının sizin hayatınızı, düşüncelerinizi bilmesi bile sizin için büyük risk.
Danışan: Bundan çok yoruldum. Biliyorum ki başarılı olabilmek için risk alabilmek lazım, fikirlerini cesurca söyleyebilmek lazım.
Ama ben hem işyerimde hem de arkadaş toplantılarında ‘Ya söylediklerimi çok gülünç veya aptalca bulurlarsa’ diye korktuğumdan genellikle susuyorum. Çok az konuştuğum için belki de beni aptal zannediyorlardır. Haksız da değiller, hiç konuşmayan bir adamın aklından ne tür zeki fikirler geçtiğini kim bilebilir.

KORKU VE KAYGI FARKLI DUYGULAR

Dr. Başak: Başka ne tip korkularınız var?
Danışan: “İşten çıkarılır mıyım?”, “Param yaşlılığımda yetecek mi?”, “İstediğim hayat arkadaşını bulabilecek miyim?”, “Çocuklarım olacak mı?”, “Annem hastalanacak mı?” gibi genel konulardan, “Ya işyerimde sunumumu kimse beğenmezse?”, “Ya işe geç kalırsam?”, “Ya iş toplantısındayken yeteri kadar şık giyinmemişsem?” gibi basit konulara kadar yüzlercesini sayabilirim.
Dr. Başak: Korkularınız sizi çok kaygılı biri yapmış.
Danışan: Korku ve kaygı aynı şey değil mi?
Dr. Başak: Birbiriyle alakalı ve birbirine neden olabilir ama bu iki duygu arasında farklılıklar var. Korkunun nedeni ve kaynağı bellidir. Bazı insanlar, karanlıktan veya çok yüksekten korkar ama karanlıkta veya yüksekte değilken korku yaşamıyordur.
Yani korku çok daha kısadır ama daha şiddetlidir. Oysa kaygının net bir nedeni yoktur, aklımızda yarattığımız durumlarla ilgili düşüncelerimiz veya algılarımız kaygılanmamıza neden olabilir.
Siz, örneğin işten atılmaktan veya sunumu kötü yapmaktan korkuyorsunuz. Aslında ortada gerçek bir neden yok ama o konularla ilgili senaryolarınız var ve o senaryoları düşünürken kaygı yaşıyorsunuz.
Danışan: Yani “korkularım var” demektense, “kaygılarım var” demem daha doğru. Peki nasıl kurtulurum bu kaygılardan? Hayat kalitemi ne kadar bozduğunu tahmin edersiniz.
Dr. Başak: Kaygılarla baş etmek için düşünceleriniz üzerinde çalışmanız ve düşünce kalıplarınızı değiştirmeniz gerekli. Bunun için vakit ve emek harcamanız lazım, “Artık kaygılanmıyorum” demekle hemen olacak bir şey değil.
Danışan: Farkındayım. Bugüne kadar kendi kendime, “Korkma, korkulacak bir şey yok” diyerek cesaret toplamaya çalışmam bir işe yaramadı. Ama bu sefer kararlıyım. Çünkü biliyorum ki beni engelleyen korkularımı veya kaygılarımı yenersem, hayallerime ulaşmam mümkün. Şimdi hemen aklımdan yeni bir korku geçti: “Ya başaramazsam?”

BAŞARMAK İÇİN DEĞİŞMEK GEREK

Dr. Başak: Başarmak için değişmek gerek. Değişim de korku duymamıza neden olur. Hepimiz konfor alanımız içinde davranmaya o kadar alışırız ki her yeni şey bizi korkutabilir.
Danışan: Diğer yandan hep güvenli davrandığımda, önlem almaya çalıştığımda da bir o kadar mutsuz oluyorum. Bunu bile bile mutsuzluğumu sürdürüyorum, çünkü mutsuz olduğum durumları değiştirmek, yeni bir şey denemek anlamına geliyor. Yürümeyen bir ilişkiyi, bir işi sonlandırmak gibi. Yeni bir şey denemek ise sizin de söylediğiniz gibi, bende büyük korku yaratıyor.
Dr. Demiriz: Bunu çoğumuz yaşıyoruz. Yeni bir iş bulamamaktan korktuğumuz için sevmediğimiz işimize devam ediyoruz. “Ya kimseyi bulamazsam” diye korktuğumuz için sevmediğimiz insandan ayrılamıyoruz. Korktuğumuz için sevmediğimiz ortamları terk edemiyoruz.
Danışan: Sanki hepimiz bu dünyaya acı çekmeye geldik ve başka çaremiz yok.
Dr. Başak: Başka çaremiz olduğunu keşfetmek en büyük özgürlük. Sonra da cesaretimizi toplayıp aksiyon almamız lazım.
Ama en önce algılarımızı gözden geçirmeliyiz. Çünkü durumlarla ilgili algılarımız, düşüncelerimizi yönlendirir ve düşüncelerimiz de duygularımızı, yani nasıl hissettiğimizi.

DEREYİ GÖRMEDEN PAÇAYI SIVAMAYIN

Danışan: Yani ‘ya işten atılırsam’ diye korkmamın nedeni aslında, işle ilgili aklımdan geçen düşünceler.
Dr. Başak: İşten atılmak için gerçek bir nedeniniz var mı? Kimse size “İşten atılacaksın” dedi mi?
Danışan: Hayır.
Dr. Başak: Öyleyse aklınızdan geçen düşüncelerin pek geçerliliği yok. Şu anda korkunuza neden olan düşüncelerinizi iyice sınayarak gerçek payı olup olmadığını kontrol ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki kaygı yaşayan insan, bir sonraki adımla ilgili kötü senaryolar yazmış ve bunun kesinlikle olacağına kendisini inandırmıştır. Bu kötü senaryolara inanan kişi kahkahalarla gülemeyeceğine göre, korkar ve önlemini almak ister.
Danışan: Doğru söylüyorsunuz ama o kadar çok alışmışım ki kötü senaryo yazmaya. Bu artık bana çok doğal ve doğru geliyor. Senaryolar yazmazsam önlemimi alamam ve başıma kötü şeyler gelir diye düşünüyorum.
Dr. Başak: Birçok kişi sizin gibi düşünüyor. Bunun için hepimizin bildiği bir deyim vardır; “Dereyi görmeden paçaları sıvamayın.”
Yani, ortada gerçekten inandırıcı bir kanıt olmadan olayların kötü gideceğine inanmak, hayatın tadını çıkarmamızı ve yeni adımlar atmamızı engeller.
Daha önce de söylediğim gibi, rasyonel düşünmek, senaryolardan uzaklaşmak ve kaygıların üstesinden gelmek için düşünce şeklinizi değiştirmeniz gerekir.
Bunun için Yunan filozofu Sokrates’in düşüncelerin gerçekliğini mantıklı bir şekilde araştırmaya yönelik kullandığı bir yöntemden  söz edeceğim.
Buna “Sokratik sorgulama” diyebiliriz. Onun bu yöntemi ve önerdiği sorular günümüzde hâlâ kullanılır. Siz de bu soruları kaygılandığınızda, kaygıya neden olan düşüncelerinizi sorgulamak ve daha rasyonel düşünebilmek için kullanabilirsiniz.
Şimdi, sizde kaygı uyandıran herhangi bir düşünceyi kağıda yazın ve bu soruları yanıtlayın. Verdiğiniz cevaplar kaygınızı azaltacak.

Sokratik sorular

1. Kanıtın var mı?
2. Bu her zaman için doğru mu?
3. Bunun olma ihtimali ne?
4. En kötü ihtimalle ne olabilir? Bunun neresi kötü? En kötü ihtimal karşısında ne yapardım?
5. Resmin tümüne bakıyor muyum?
6. Tamamen objektif miyim?

X