"Muammer Elveren" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Muammer Elveren" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Muammer Elveren

Korku ve Şiddet size neyi hatırlatıyor?

Nazım Hikmet'in 'Anamız, Avradımız, Yârimiz' dediği, Annemiz… Kız kardeşimiz… Eşimiz… Hayat arkadaşımız.

Evet…

Korku ve şiddet…

Bu sözler size neyi hatırlatıyor?

İşkence gördüğü için korkan birini mi?

Savaşta iki ateş arasında kalmış insanları mı?

Bir çatışmanın ortasında kalmış muhalif birini mi?

Bütün bunları hatırlatabilir,

Ancak ilk hatırlatması gereken nedir biliyor musunuz?

Kadın…

Nazım Hikmet’in ‘Anamız, Avradımız, Yârimiz’ dediği.

Annemiz… Kız kardeşimiz… Eşimiz… Hayat arkadaşımız.

Kadına karşı şiddet, Aile içi şiddet

Türkiye’nin de üye olduğu Avrupa Konseyi ile İtalya Dışişleri Bakanlığı ve Parlamentosu işbirliğiyle Roma’da 19 Eylül 2014 günü Uluslararası bir Konferans düzenlendi.

Konferansın adı “Korkudan korunma, Şiddetten korunma”.

Aslında Avrupa Konseyi ve İtalya bu konferansla geçtiğimiz Ağustos ayında yürürlüğe giren ‘Kadınlara Yönelik Şiddet, Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni kutluyor. Bu sözleşme İstanbul’da imzaya açıldığı için “İstanbul Sözleşmesi” olarak ta anılıyor.

Kadınlar her gün ‘Taciz, Tecavüz, Sakat Bırakma, Fiziksel ve Psikolojik şiddet, İradesi dışında kısırlaştırma, İstemedikleri halde aileleri tarafından evliliğe zorlanma’ gibi daha birçok şiddet şekline maruz kalıyor ve sayılamayacak kadar çok kadın bütün bunları adeta kozalarına çekilmiş gibi kendi evlerinde yaşıyorlar.

Birçok kadın korkudan ya da utancından bunları söylemeye cesaret edemiyor ve çoğu zaman yardım isteyeceklerine bu sessizliklerini maalesef hayatlarıyla ödüyor. Tabii cesaret edenlerin birçoğu da ya dinlenmiyor ya da nereye başvuracağını, ne yapacağını bilemiyor. Çok yaygın olan ev içi şiddet kadınlar dışında erkekleri, çocukları ve yaşlıları da etkiler.

Avrupa Konseyi aile içi şiddet dâhil, kadına yönelik şiddete karşı mücadele çerçevesinde koruma amaçlı bir dizi etkinlik yürüterek öncülük yapıyor böylece üye ülkelerde ulusal politika ve uygulamalarını düzenliyor.

Roma Konferansının hedefleri Avrupa Konseyi’nin yenilikçi ‘İstanbul Sözleşmesi’ni kutlama olarak belirtilirken, kadına yönelik şiddete karşı mücadele için geçerli genel yaklaşımı vurgulamak ve imzacı üye devletler yanında diğer devletleri bu konuda teşvik etmek olarak açıklandı.

İstanbul Sözleşmesinden bazı bölümler

30 Sayfalık “Kadınlara Yönelik Şiddet, Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” birçok uluslararası kanun, anlaşma ve sözleşmeye atıfta bulunduktan sonra şu cümlelerle başlıyor.

- Kadına karşı şiddetin ve aile içi şiddetin her türünü kınayarak;

- Kadınlarla erkekler arasında eşitliğin gerçekleştirilmesinin kadına karşı şiddetin önlenmesinde temel bir unsur olduğunun bilincinde olarak;

- Kadına karşı şiddetin, kadınlarla erkekler arasında tarihten gelen eşit olmayan güç ilişkilerinin bir tezahürü olduğunu ve bu eşit olmayan güç ilişkilerinin, erkeklerin kadınlara üstünlüğüne, kadınlara karşı ayrımcılık yapmalarına ve kadınların tam anlamıyla ilerlemelerinin engellenmesine yol açtığının bilincinde olarak;

- Kadına karşı şiddetin yapısal özelliğinin toplumsal cinsiyete dayandığını ve kadına karşı şiddetin, kadınların erkeklere nazaran daha ast bir konuma zorlandıkları en önemli sosyal mekanizmalardan biri olduğunun bilincinde olarak;

- Kadınların ve genç kızların aile içi şiddet, cinsel taciz, ırza geçme, zorla evlendirme, sözde

“namus” adına işlenen suçlara ve kadınların ve genç kızların insan haklarının ciddi bir biçimde ihlalini oluşturan ve kadınlarla erkekler arasında eşitliğin sağlanmasının önünde büyük bir engel olan kadın sünneti gibi ciddi şiddet türlerine sıklıkla maruz kaldığının çok büyük bir kaygıyla bilincinde olarak;

- Silahlı çatışmalarda sivil halkı ve özellikle de kadınları yaygın veya sistematik ırza geçme ve cinsel şiddet şeklinde etkileyen, devam edegelen insan hakları ihlallerinin mevcudiyetinin ve gerek çatışmalar esnasında gerekse çatışmalardan sonra toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin artma potansiyelinin bilincinde olarak;

- Kadınların ve genç kızların erkeklerden daha fazla oranda toplumsal cinsiyete dayalı şiddet riskine maruz kaldıklarının ve erkeklerin de aile içi şiddetin mağdurları olabileceğinin bilincinde olarak;

- Çocukların, aile içi şiddetin tanığı olmak da dâhil olmak üzere, aile içi şiddetin mağduru olduklarının bilincinde olarak;

- Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetten arınmış bir Avrupa yaratmayı hedef edinerek,

Aşağıdaki hususlarda görüş birliğine varmışlardır:

Sözleşmenin Maksatları bölümü:

- Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak;

- Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dâhil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak;

- Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak;

- Kadına karşı şiddeti, aile içi şiddeti ortadan kaldırma amacıyla uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmak;

- Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla kuruluşların ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili bir biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamak.

Sözleşmede Koruma ve destek bölümü:

- Taraflar tüm mağdurları daha başka şiddet eylemlerine karşı korumak için gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.

- Taraflar iç hukukları uyarınca, bu Sözleşmenin 20 ve 22’inci maddelerinde belirtilen genel ve uzman destek hizmetlerine sevk de dâhil olmak üzere;

- Mağdurları ve tanıkları bu Sözleşmenin kapsadığı her türlü şiddet eylemine karşı korur ve desteklerken;

- Yargı birimleri, savcılar, kolluk kuvvetleri, yerel ve bölgesel yönetimler dâhil, ilgili tüm devlet kurumlarının yanı sıra, sivil toplum kuruluşları ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla etkili bir işbirliği için uygun mekanizmaların mevcudiyetini temin etmek üzere, gerekli yasal ve diğer tedbirleri alacaklardır.

-Taraflar bu bölüm uyarınca alınan tedbirlerin: Kadınlara karşı şiddetin ve aile içi şiddetin toplumsal cinsiyet boyutlu bir anlayışa dayalı olmasını ve mağdurun insan haklarına ve emniyetine odaklanmasını,

- Mağdurlar, mağduriyete neden olanlar ve çocuklar arasındaki ilişkileri ve bu unsurların daha geniş toplumsal ortamını da göz önüne alan bütüncül bir yaklaşıma dayalı olmasını,

- İkincil mağduriyetten kaçınılmasını amaçlamasını,

- Şiddetin kadın mağdurlarının güçlendirilmesini ve ekonomik bağımsızlığını amaçlamasını,

- Yerine göre çeşitli koruma ve destek sistemlerinin aynı binalarda bulunmasına imkân sağlamasını,

- Çocuk mağdurlar dahil, hassas konumdaki insanların spesifik ihtiyaçlarına dönük olmasını ve bu imkanların mağdurlara sağlanmasını temin edeceklerdir.

- Söz konusu hizmetler, mağdurun şikâyette bulunarak dava açmasından veya mağduriyete neden olanlar hakkında ifade vermesinden bağımsız olarak sağlanacaktır.

- Taraflar uluslararası hukuk uyarınca konsolosluk korumasına veya diğer tür korumaya veya desteğe hakkı olan vatandaşlarına ve diğer mağdurlara bu tür hizmetleri sağlamak üzere uygun tedbirleri alacaklardır.

Daha birçok konuda çeşitli haklar sunan sözleşmeyi Avrupa Konseyi’nin 47 üyesinden şimdiye kadar kabul edip imzalayan ülkeler, Arnavutluk, Avusturya, Andorra, Bosna-Hersek, Danimarka, İspanya, Fransa, İtalya, Karadağ, Portekiz, Sırbistan, İsveç ve Türkiye. Konsey üyesi ülkelerden Ermenistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Kıbrıs, Estonya, İrlanda, Letonya, Liechtenstein ve Moldavya henüz bir angajmana girmezken geri kalan ülkeler imzalamasına rağmen Parlamentolarından henüz geçirmediler.

X