Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Körfez Savaşı'nda Sezer 'iptal' demişti

    Hürriyet Haber
    07.11.2001 - 14:06 | Son Güncelleme: 07.11.2001 - 14:06

    ''Sürekli Özgürlük Harekatı'' kapsamında Hükümet'e yurt dışına asker gönderme ve asker kabulü konusunda izin veren TBMM kararının bir benzeri Körfez Savaşı zamanında çıkarılmış, Anayasa Mahkemesi iptal istemini reddetmişti. Karara karşı oy kullanan 4 üyeden biri olan Sezer, karşı oy gerekçesinde "Ülke, yer ve süre belirtmeyen koşulsuz bir Meclis kararı, belirsiz ve dolayısıyla sınırsız olacaktır' demişti.

    Dönemin anamuhalefet partisi SHP tarafından Anayasa Mahkemesi'ne yapılan iptal istemli başvuru inceleyen Yüksek Mahkeme'nin oy çokluğuyla aldığı kararda o tarihte Anayasa Mahkemesi üyesi olan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de aralarında bulunduğu dört üye karşı oy kullanmıştı.

    Körfez Savaşı sırasındaki TBMM kararı, Yıldırım Akbulut Hükümeti döneminde 5 Eylül 1990 tarihinde çıkarıldı. Karar, Körfez Savaşı sebebiyle Ortadoğu'da barışın ve istikrarın yeniden temini ve ülkenin olası tehlikeler karşısında güvenliğinin sağlanması için Hükümet'e yurt dışına asker gönderme ve asker kabulü için izin verilmesini öngörüyordu. TBMM kararında, bu konuda süratli karar alınması ve dinamik politika izlenmesi amacıyla ''lüzum, hudut ve şümulü Hükümet tarafından takdir ve tayin olunacak şekilde'' asker kullanım izni veriyordu.

    O tarihte anamuhalefet partisi olan SHP Grubu adına Anayasa Mahkemesi'ne yapılan iptal başvurusunda ''TBMM kararıyla siyasal iktidara yetki verilmiş olması bir yetki devridir, özünde Anayasa'yı tadil niteliği taşımaktadır'' görüşü öne sürülmüştü.

    Başvuruda, TBMM kararının yasama faaliyetinin Anayasa Mahkemesi denetimine tabi olduğu savunularak, ''Hükümet, bu belirsiz ve subjektif değerlendirme ve yoruma müsait nedenlere dayanarak, belirsizsürede ve dilediğinde bu yetkiyi kullanabilecektir'' iddiasına yer verilmişti.

    MAHKEME ESASTAN İNCELEMEDEN REDDETTİ

    Anayasa Mahkemesi kararında, TBMM kararı sözcük sözcük irdelenerek, ''somut neden'' bulunduğu, ''kapsamın belli olduğu'' ifade edilerek, izin kararına ilişkin amacın da gösterildiği belirtilmişti.

    Yüksek Mahkeme'nin kararında, ''TBMM kararı, Anayasa Mahkemesi'nce Anayasaya uygunluk denetimine bağlı tutulan işlemlerden, ayrıca nitelik ve içerik yönünden bunlara eşdeğer metinlerden görülmediğinden, Anayasaya aykırı olup olmadıklarını belirlemek için esasın incelenmesi olanağı bulunamamıştır'' denilmişti.

    İptal isteminin reddine ilişkin karar oy çokluğuyla alınmış, dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Yekta Güngör Özden ile üyeler Ahmet Necdet Sezer, Yılmaz Aliefendioğlu ve Selçuk Tüzün ''karşı oy'' kullanmıştı.

    SEZER'İN KARŞI OY YAZISI

    Anayasa Mahkemesi Başkanı iken Türkiye'nin 10. Cumhurbaşkanı seçilen Sezer, karşı oy yazısında, Anayasa'daki savaş ilanı ve silahlı Kuvvetler kullanılmasında TBMM'ye yetki verilmesinin nedenlerinin tarihsel deneyimlerde aranması gerektiğini belirterek, şu ifadelere yer vermişti:

    ''Savaşa karar vermek ve savaş ilan etmek yetkisi yalnızca TBMM'ye ait olduğuna göre, Hükümet'in savaş kışkırtıcı nitelikteki davranışlarıyla Meclis'i savaş ilanına zorunlu kılacak durumlara düşürmemesi ve onu oldu bitti karşısında bırakmaması gerekir.

    Bu nedenledir ki, 92. madde ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) yabancı ülkelere gönderilmesi veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması, TBMM'nin iznine bağlı tutulmuştur. Ancak, aynı maddede (Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası anlaşmalar veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği hallerde) Meclis'in iznine gerek görmemiştir.

    Hangi devlete veya devletlere savaş ilan edileceğine TBMM'nin kendisi karar vereceği gibi, TSK yabancı ülkeye gönderilecekse bu ülkeveya ülkelerin hangileri olacağını TBMM saptamalıdır. Hangi devlet veya devletlerin silahlı kuvvetlerinin Türkiye'de bulunabileceğine karar vermesi gereken organ da yalnızca TBMM'nin kendisidir."

    Sezer, Anayasa'nın 92. maddesindeki ''izin verme'' ifadesinin de ''karar verme'' anlamına geldiğini dile getirerek, bu tür kararların yasa prosedürü içinde değil karar biçiminde gerçekleştirilmesi gerekenişlemlerden olduğunu ifade etmişti.

    BELİRSİZ DOLAYISIYLA SINIRSIZ YETKİ

    Ahmet Necdet Sezer, karşı oy gerekçesinde, Hükümet'e izin verilmesine ilişkin TBMM kararlarında ''yer, süre ve koşulların açıkça belirtilmesi zorunludur'' diyerek, şu görüşü savunmuştu:

    ''Bu gibi durumlarda TBMM, meydana gelen olayın somut koşulları içinde yapacağı değerlendirme sonucu kendisine tanınan yetkiyi kullanır. Ülke, yer ve süre belirtmeyen, koşulsuz bir Meclis kararı belirsiz ve dolayısıyla sınırsız olacaktır.''

    Meclis kararının ''TBMM'ye verilen yetkinin hükümete devredilmesi'' anlamına geldiği görüşüne yer veren Sezer, ''Somut bir olay olmaksızın Meclis'e ait bir yetki, çok uzun ve belirsiz bir süre için Hükümet'e verilmektedir'' demişti.

    YASAYLA DEVREDEBİLİR

    Meclis kararında, gönderilecek veya kabul edilecek askerlere ilişkin ''nitelik ve miktar yönünden sınırlama yapılmadığı'' eleştirisini yapan Sezer, şu görüşleri savunmuştu:

    ''Sözkonusu yaşama işleme TBMM Kararı adını taşımakta ise de içerik yönünden, Anayasa'nın yalnızca TBMM'ye ve bazı sınırlı durum vekoşullarda da Cumhurbaşkanı'na verdiği 92. maddesindeki yetkileri Hükümet'e devretmektedir.

    TBMM kararı, bu içeriği nedeniyle Anayasa'nın 92. maddesini değiştiren bir yasa niteliğinde olduğundan Anayasa Mahkemesi denetimine tabidir.

    Anayasa, 7. maddesindeki yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine karşın, yasamanın yürütme organına kural dışı olarak kimi konularda yetki verebileceğini açıkça belirtmiştir. Bu ayrık durumlarda, TBMM kendisine ait bir yetkiyi Bakanlar Kurulu'na ancak bir yasa ile devredebilir.''

    Meclis kararının yasa niteliği taşıdığını ve Anayasa Mahkemesi denetimine tabi olduğunu savunan Sezer, bu nedenle iptal isteminin incelenmesi gerektiğini bildirmişti.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı