Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Konuşmak ne zaman ayıptır?

Enis BERBEROĞLU

Susurluk süreci giderek Türkiye'nin 1980 askeri rejimi ve takip eden icazetli partileri ile hesaplaşmasına dönüyor.

Çoğunlukla karşılıklı suçlama formatında geçen tartışmalar kritik vicdan muhasebesi aşamasına dayanıyor.

Türkiye, on beş yıl önce Asala'ya karşı düzenlenen misilleme operasyonları ile PKK terörüne dönük örtülü savaş yöntemlerini kıyaslıyor.

Suçlayan parmak kendilerine döndüğünde bülbül gibi devlet sırrı öten sahte kahramanlar yine medyayı gevezelikle suçluyor.

***

Oysa ‘‘Yedekteki taşeron, Asala-PKK’’ kitabının yazarı, araştırmacı Ercan Çitlioğlu toplumsal hafızayı biraz kazıyınca bakın neler çıkıyor.

Dönemin Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in, Asala'nın Kanada Askeri Ataşesi'ni şehit etmesi üzerine Eylül 1982'de gazetelere yansıyan konuşması: ‘‘Türk hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı açılmış bir savaş olarak gördüğü bu cinayetleri sona erdirmek için gerekli bütün önlemleri almakta kararlıdır. Bu bağlamda gücümüzü gerekli gördüğümüz yerlerde ve gereken zamanlarda kullanmamız doğal karşılanmalıdır...’’

Evren'den cesaret bulan diğer resmi yetkililerin gazeteler aracılığıyla duyurdukları eylem planı: ‘‘Türk diplomatlarını katleden teröristler bundan böyle dünyanın hiçbir bölgesinde güvenlik içinde olamayacaklar.’’

Ve birkaç gün sonra Günaydın Gazetesi'nde bir haber: Beş kişilik bir vurucu tim, Asala hedeflerini yok etmek üzere Lübnan'a gitti. (Muhtemelen 1990 yılında suikasta kurban giden Hiram Abas'ın ekibi.)

Yani Türkiye'nin yakın tarihteki en önemli örtülü operasyonu davul zurna ile ilan edilmiş, sadece canlı yayın eksik kalmış.

***

Peki ya on yıl sonra PKK'ya yardım ettikleri gerekçesiyle tasfiyeye uğrayan Kürt kökenli isimler?

4 Kasım 1993 tarihinde Başbakan Tansu Çiller'in Holiday Inn Oteli'nde yaptığı konuşmadan ilginç alıntı: ‘‘Türkiye, milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. PKK'nın haraç aldığı işadamı ve sanatçıların isimlerini biliyoruz. Hesap soracağız...’’

Soruldu da... Dönemin başbakanı tarafından kamuoyuna ihbar edilen bu sözde örtülü operasyonda onlarca kişi can verdi. Uyuşturucu kaçakçılarının yanında Kürt aydınları da öldü.

***

Ölüler zaten konuşamaz, işin ilginci öldürenler de susmak istiyor.

Ama siyasilerin kahramanlık destanı ile oy toplama ihtirası meselenin kamuoyuna yalan yanlış aktarılmasına yol açıyor. Sanki meydan Abdullah Çatlı gibi karanlık anti kahramanlara bırakılmak isteniyor.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI