« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Kontrolsüz güç, güç değildir

Editörünüz Bilinç Çilingiroğlu Beşiktaş-Wolfsburg Şampiyonlar Ligi grup maçını hurriyetmax okurları için yorumladı.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Beşiktaş maçlarını yorumlamaya sondan başlamak sanırım bende bir gelenek haline dönüşmeye başlayacak. Nedeni de Beşiktaş'ın korku filmlerindeki kahraman karakter gibi olması. Korku filmlerinde kahramanımız her tür sıkıntıyla uğraşır, ama mutlu sona bir şekilde ulaşır. Kahramanımız Beşiktaş, filmin Denizli, Kasımpaşa, Ankaragücü gibi bölümlerinden güç bela da olsa canlı çıkmayı başarmıştı. Fakat kahramanımız bu bölümde ne yazık ki öldü sayın seyirciler(!).

Başlayalım sondan madem öyle.

Kontrolsüz güç, güç değildir diyor bir reklam sloganı. Gerçekten de bu sözün ne kadar doğru olduğunu gördük maçın son dakikalarında. Ama işin ilginç yanı, sahada değil tribünde gördük. Yıllardır esprili, beklenmedik, şaşırtıcı ve yaratıcı tezahüratlarıyla taraflı tarafsız herkesin beğendiği Çarşı tribünü 2 golün ardından önce klasikleşmiş istifa isteklerini yönetime ve bizzat Yıldırım Demirören'e hakarete, en sonunda galiz küfüre çevirdi.

Demirören yönetiminin başarısızlığı ortada. Sene başındaki fiyasko tranfer politikası, Mehmet Topuz krizi, acemice verilmiş demeçler, en sonunda Tabata'ya verilen 8 milyon euro...

Evet, Demirören yönetimini eleştirmemek mümkün değil ama küfür ve hakaret de nesi? Bugüne kadar "Gaziantep'e Başkan olsana" gibi esprili ve düşünmeye sevk edici tezahüratlar nasıl oldu da küfürlere dönüştü? Protesto olsa da hep bir kontrol vardı. Güç, reklam sloganında olduğu gibi kontrolden çıktı ve böylece güç olmaktan da çıktı. Tribünler haklıyken haksız konuma düşmüş oldular.

Maça gelirsek, ilk 5 dakika oynanan birbirini tartma dakikaları sonrası, Beşiktaş'ın kazanmasını düşünmek bir fantaziden ibaretti. Ne atak yapabilen, ne de pas yapabilen bir takım vardı ortada. Wolfsburg sağlı sollu ataklarla Beşiktaş kalesini ablukaya aldı. Golden önceki çok net pozisyonlar golün habercisi gibiydi. Golden sonrada devre sonuna kadar hiç bir şey değişmedi.

Basketbolda ribound denen, potadan dönen topları toplama anlamına gelen sportif kavram, futbolda da çok önemli. Bu işi de Beşiktaş da Ernst o kadar iyi yapıyordu ki bugüne kadar, takım nefes alma şansı buluyordu. Ama bugün atak sonrası dönen topları kimse alma zahmetine girmeyince, Beşiktaş takım halinde 2 kat daha fazla geriye koşmak zorunda kaldı.

İkinci devreye Wolfsburg çok akıllı bir oyun planıyla başladı. Geriye çekilmiş gibi gözükseler de, amaç dönen toplarda çok başarısız olduğu ortada gözüken Beşiktaş'ı ani baskınlarla bitirmekti. Nitekim de plan başarılı oldu. 75. dakikaya kadar suni bir baskı yapan Karakartalların nefesi tükendi. Wolfsburg'da gerekeni yaptı son noktayı koydu. Tabi Hakan'ın 1 ve 2. gollerdeki müthiş katkılarını da unutmamak lazım.

Son bir söz de Bobo'ya. Geçen sene oynatılmıyor diye sorun çıkartan, tribünlerin destek verdiği o golcü Bobo nerede? Şimdi sürekli oynuyor, ama adı sadece kadroda yer alıyor. Sahada Bobo diye biri yok ya da benim gözlerim bozuk ben göremiyorum.


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler