"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Kontes Elenora ile aşçı Hakkı’nın şahane hikâyesi

Elenora ve Hakkı...

Onların yaşadığı her şey, “Hayatta tek bir seçenek yoktur” cümlesinin şahane bir özeti gibi.
Şimdi günümüzden biraz geriye, üç yıl öncesine gidelim. Çünkü ikisinin karşılaşması o zamana denk düşüyor.
San Francisco’da yaşayan Hakkı Göksever, bir arkadaşının düğünü için İstanbul’a geliyor. Düğünün hemen sonrasında ise San Francisco’daki annesini arayıp İstanbul’da biraz daha kalacağını söylüyor.
Beş günlüğüne geldiği İstanbul’daki kalış süresini uzatmasına neden olan şey tabii ki aşk!
Arkadaşının düğününde tanıştığı İsveçli Elenora Bonde’den çok hoşlanıyor Hakkı. Onu daha fazla tanımak için tatilini bir anda bir aya çıkarıyor. Haftalar sonra San Francisco’ya sürpriz bir telefon daha açıyor: “Ben burada kalıyorum, dönmeyeceğim!”
Eski eşi dahil olmak üzere herkes bu karara çok şaşırıyor. Çünkü Hakkı bu kararla hem yıllar önce yerleştiği San Francisco’daki 14 yıllık restoran kariyerini hem de eski eşinden olan üç çocuğunu orada bırakmayı göze alıyor.
Restoran kariyeri demişken: San Francisco’-
daki meşhur Ephesus Kebab Lounge ona ait. Türk yemeklerini Amerikan damak tadıyla birleştirdiği restoranındaki bu konsept çok tutuyor ve Hakkı hem işletmeci hem de aşçı olarak orada haklı bir üne kavuşuyor.

UÇAK KAZASI NEREDE ELENORA ORADA

Hayatındaki her şeyi değiştiren sadece Hakkı değil. Elenora da ancak filmlerde göreceğimiz türdeki sükseli işini bir kenara bırakıyor:
Uçak kazalarında ölenlerin aileleri tarafından şirketlere açılan tazminat davalarını organize eden bir Amerikan sigorta şirketinde çalışıyor Elenora. Öyle ki, yıllarca işi sayesinde dünyada uçak kazası olmuş tüm noktalara gidiyor.
Altı bilim insanımızın da ölenler arasında yer aldığı 2007 yılındaki Isparta uçak kazası buna dahil...
Unutmadan, Elenora aynı zamanda İsveç Kraliyet Ailesi mensubu. Yani o aslında bir kontes! Ama işte tam bir maceraperest. İsveç ona her zaman dar geliyor. Ayrıca unvanını, aile geçmişini çok da umursamıyor.

AŞKIN FİNALİ OLİMPOS’TA

Ve şu ana dönelim... Elenora ve Hakkı evlenip bir süre İstanbul’da yaşadıktan sonra yolları Hakan Eryiğit’le kesişiyor. Eryiğit çifte, Olimpos’ta açtığı yeni otelinden bahsediyor. Ve oraya bir aşçı aradığından...
Elenora ve Hakkı teklifi kabul ediyor ve yeni yaşamlarını kurmak üzere yaz başında ilk kez Olimpos’a ayak basıyorlar. Bu maceraperest çifti Hakan Eryiğit’in oteli Olympos Village’te tanıdım ve hayat hikayelerine bayıldım.
Haliyle size anlatmadan da duramadım.
Çünkü böylesi yaşamlar bana ilham veriyor.
Hayattan çekinmemeyi, bodoslama yaşamayı, garanticilikten uzak durmayı ve aşkın biricikliğini tekrar tekrar anımsattığı için...

Olimpos’a ekolojik bir yenilik

Gelelim Elenora ve Hakkı’yla tanıştığım Olympos Village’e...
Senelik -olmazsa olmaz- Olimpos ziyaretimde bu kez antik kentten biraz uzakta, ekolojik otel olmaya doğru hızla ilerleyen Olympos Village’te kaldım.
Her bir detayı özenle düşünülmüş, bu yüzden ancak üç yılda bitirilebilmiş, orman içinde bir cennet burası.
Sahibi Hakan Eryiğit öyle detaycı ki, kütük evlerin tüm ahşaplarını Finlandiya’dan getirtmiş. Her malzemenin doğal olmasına özen göstermiş, plastiğin p’sini otele sokmamış.
Yakın gelecekteki hedefi, güneş enerjisinden kendi elektriğini üretmek ve bahçesinde yetiştireceği organik sebze meyveleri misafirlerine ikram etmek... Gerçi şu anda da tüm yemekleri organik. Malzemesini komşu bahçelerden temin ediyor.
Eryiğit’in asıl hayali ise Olimpos’ta bir ekolojik köy yaratabilmek.
“Neden olmasın?” diyor ve ona İskoçya’daki meşhur ekolojik köy Findhorn’u incelemesini tavsiye ediyorum.

SON OLARAK...

Eğer sessiz sakin bir yaz sonu demlenmesi yapacaksanız, yogaya meditasyona meraklıysanız, her sabah horozların sizi erkenden uyandırmasına razıysanız, Olimpos’un tılsımlı/berrak denizine zaten aşıksanız, hormonsuz domatesin biberin tadını unutmamaya kararlıysanız ve Hakan Eryiğit’in annesi Birsen Hanım’ın yaptığı kısırı “Kilo yapar” filan diye reddedip şehir mızmızlığı yapmayacaksanız; yolunuzu düşürün derim Olympos Village’e...

X