Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Konca: Teşhir ettik, umut verdik, ayrılıyoruz

    Bülent SARIOĞLU/ANKARA
    23 Eylül 2015 - 09:02Son Güncelleme : 23 Eylül 2015 - 09:02

    GEÇİCİ Seçim Hükümetine HDP kontenjanından giren Kocaeli Milletvekili Ali Haydar Konca ile İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, 25 günlük görevin ardından AB ve Kalkınma Bakanlıklarından istifa ettiler. Lice ile başlayıp Sur, Şemdinli, Yüksekova, Cizre, Varto ve Tunceli’de süren çatışma ortamında operasyonlar nedeniyle seçmen kitlelerince “lanetlendiklerini” belirten iki bakan, istifa gerekçeleri olarak, “Çatışmasızlık ortamının yaratılmaması, savaşın sürmekte olması, seçim güvenliğinin mümkün görünmemesini” gösterdi.

    YENİ GÖREVLENDİRME YAPILACAK

    Geçici Bakanlar Kurulu ilk toplantısını 1 Eylül’de yapmıştı. Dün ikinci kez toplanan Bakanlar Kurulu’nda, 2 HDP’li bakan istifa etti. Saat 14.00’de başlayan toplantıdan saat 15.30’da istifa kararı haberi geldi. Başbakanlık’tan yapılan açıklamada, “Sayın Başbakan, anayasal zorunluluk gereği oluşturulan seçim hükümetinde yer almaları sebebiyle teşekkür etmiş ve hükümete katılmak kadar ayrılmanın da kendi kararları olduğunu ifade etmiştir. İlgili bakanlıklar için en kısa sürede yeni görevlendirmeler yapılacaktır” denildi.

    PARTİ KARARIYLA

    İki HDP’linin, parti yönetimiyle birlikte daha önce belirledikleri şekilde istifa kararıyla toplantıya girdikleri öğrenildi. Eski bakanlar da basın açıklamasını HDP Genel Merkezi’nde Grup Başkanvekili İdris Baluken ile birlikte yaparak ayrılmanın parti kararı olduğunu gösterdiler.

    İÇİŞLERİ BAKANI YANIT VERDİ

    Bakanlar Kurulu’nda anlık bir gerilim, kriz veya tartışma yaşanmadığını belirten Konca, “Gerekçelerimizi çok net ortaya koyduk. Sayın Davutoğlu da kendi gerekçelerini anlattı, bizim gerekçelerimizin doğru olmadığına yönelik beyanları oldu” dedi. Konca, ayrılma nedenlerini, “Çatışmasızlık ortamının yaratılmaması, savaşın sürmekte olması, seçim güvenliğinin mümkün olmadığı” şeklinde sıraladı. Konca, Bakanlar Kurulu’nda, özellikle Cizre olayında İçişleri Bakanı Selami Altınok’un ve Vali’nin krizi yönetemediğini, aslında ölümlerin önlenebileceğini, ısrarlı telefonlarına karşın çözüme yaklaşmamasının kabul edilebilir olmadığını söylediğini açıkladı. Bunun üzerine söz alan Altınok, ilçede açılan hendekler, sivil ölümler olmaması için operasyonun titizlikle yürütüldüğüne dönük değerlendirme yaptı.

    TOPÇU SALONDAN ÇIKTI

    Edinilen bilgiye göre, iki HDP’li bakan, Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu’nun, “Azledilmeleri gerekir” açıklamasına da toplantıda tepki göstererek, “Kimseye ahlak dersi verme niyetimiz yok. Ancak azledilmemiz yönündeki açıklamalar da kabul edilemez” görüşünü dile getirdi. Bunun üzerine Topçu’nun yanıt vermek istediği, ancak Başbakan’ın araya girerek gerginliği önlediği bildirildi. Topçu da bir bakan arkadaşıyla birlikte salondan bir süre ayrıldı. Davutoğlu’nun, iki bakana, “Sizinle çalışmaya devam etmek isterdim. Bu anayasal zorunluluk olarak kurulmuş bir hükümet. Burada görev almak kadar görevden ayrılmak da sizin takdiriniz” dediği kaydedildi.

    LANETLENİYORUZ

    Konca, basın toplantısında, “Ben Vartoluyum, Varto’da yaşananlar karşısında Varto’dan beni, kabinede bulunmamdan dolayı özellikle lanetleyen telefonlar aldım. Bu darbe ve savaş konseptinin tüm ülkede neler yaptığını Lice, Silvan, Diyarbakır, Sur, Şemdinli, Yüksekova, Hakkari, Silopi, Cizre, Şırnak, Varto, Dersim başta olmak üzere tüm halklarımız ve dünya kamuoyu yakından görmüştür. Doğan, Hürriyet’e, “Toplantıda ülkenin gündemine ilişkin görüşlerimizi dile getirdik. Ülkede bir savaş ortamı var, bunu durduramıyoruz. Halklar birbirinden uzaklaşıyor ve devlet de bunu sorun olarak görmüyor, bunu önlemek için bir şey yapmıyor, herhangi bir adım atmıyor. Bu nedenle görevden affımızı istedik ve istifamızı sunduk” açıklamasını yaptı.

    YANI BAŞLARINDA TEŞHİR ETTİK

    İki eski bakanın ortak açıklamasında da özetle şu değerlendirme yapıldı:
    “Geldiğimiz aşamada teşhir olmuş, maskesi düşmüş, gerçek yüzü tüm halklarımız tarafından görülmüş savaştan beslenen, bırakın insan yaşamını Varto örneğinde olduğu gibi mezarlıkları, cami ve cemevlerini harabeye çeviren, bebek ve çocuk katlinibile meşrulaştırmaya çalışan taraflı, bağımlı ve Saray güdümlü AKP’nin seçim hükümetinden çekiliyoruz. Saray ve talimatlandırılmış AKP, seçim sonrasında da açık bir şekilde Anayasal ihlaller yaparak, defalarca suç işlemişlerdir. AKP’nin halkta yaratmaya çalıştığı ‘Sandıkla da olsa bunlar gitmez’ algısını kabine içerisindeki varlığımızla yerle bir ettik. AKP’siz kabine sıralarının mümkün olduğunun umudunu yeşerttik. AKP anlayışı ve Saray zihniyetini hemen yanı başlarında gözlemledik. Tüm baskı ve zor politikalarına katliam uygulamalarına rağmen en büyük korkuyu yaşayan da yine Saray ve AKP’nin kendisidir. Biz AKP’yi teşhir ettik, AKP’siz seçeneğin yakın olduğunu tüm halklarımıza gösterdik.”

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı