Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Komşusu aç olanı uyku tutmaz

BİRKAÇ gün önce bir dana burnunu kurtarmaya çalışırken onun tarafından sokuldum. Allah’tan yarı baygındı da danalar gibi bağırtmadı beni.

İyilik de farklı yorumları olan bir kavram değil mi?
Ben ona iyilik yapmak için müdahale ettim, o özgürlüğüne müdahale algıladı.
Suriyeli mülteciler, kamplarda sıkı güvenlik önlemleri altında tecrit edilmekten şikayetçiler.
Dışarısı ile temasları engelleniyor. Başlarından geçenleri basına anlatmaları istenmiyor.
Bunun için açlık grevi yapanların olduğu haberlerini bile aldık.
Türkiye bu işin altından tek başına kalkmak istiyor. Her kafadan bir ses çıkması bu durumlarda ne kadar büyük karmaşaya yol açar biliyorum.
Sığınmacıların üzerinden çeşitli çıkarlar kendi ajandalarını hayata geçirmeye çalışarak ev sahibi ülkeyi sıkıntıya sokarlar.
Irak’ın işgali sırasında örnekleri yaşandı mesela.

İTALYA’nın başına gelenleri de biliyoruz.
Kaddafi kapıları açınca Afrika’dan binlerce kişi İtalya’nın Lampedusa adasına geldi. Avrupa Birliği sorumluluk paylaşmak istemeyince de Silvio Berlusconi, hepsine birer geçici vize verip ortaya saldı.
Fransa sınırlarını kapattı. İki ülke birbirine girdi. Serbest dolaşım anlaşması Schengen çatırdadı.
Sığınmacı sorunu çok önemli bir mesele.
Türkiye kendi olanaklarıyla göğüslemeye çalışıyor ama bir yere kadar.
İkinci adımda yapılacaklar, yol haritası sağlam çizilemezse, yapılan bütün iyi niyetli yardımları sıfırlayacak gelişmelerle karşılaşabiliriz.
Uluslararası işbirliğini Angelina Jolie seviyesinin ötesine götürmek, bunun ortak bir sorumluluk olduğunu unutturmamak da gerekir.
    
GERÇEKTEN de sınırımızda derin bir acı yaşanıyor. Çocuklarının ayakkabılarını bile alamadan evlerini terk etmek zorunda kalan bir annenin çaresizliğini izlemek bile sarsıyor insanı.
Komşusu sıkıntıdayken uyunamayacağını öğreten bir kültürle yoğrulmuş olan bu ülke halkı ihtiyacı olanın her zaman yanında yerini aldı.
Bundan önce gelenlere olduğu gibi şimdi Suriyeli komşularımıza da destek için seferber olmalıyız.
Sivil toplum örgütleri, yardım kuruluşları bu sürece destek vermeli.
Komşularla gerçek dostluk temelleri halktan halka ilişki ile kurulabilir.
Tepeden kurulan ilişkiler ve de diktatörlerle dostluklar geçicidir.
   
BAZI çevreler Türkiye’nin sınırda güvenli bölge oluşturması için zemin yokluyorlar. Bunun çözüm olmayacağı kesin.
En güvenli bölge Türkiye sınırları içindedir.
Uluslararası toplum bunu böyle bilmeli.
Türkiye’yi Suriye topraklarına çekerek, Beşar Esad’ın ordusu ile karşı karşıya getirip, kestaneleri ateşten Türkiye’nin alması için koşulların zorlanmasına izin verilmemeli.
Türkiye seçim sonrası, Kürt meselesi başta olmak üzere kökleri derinlerdeki sorunlarına eğilecekken, bir çatışma riskini göze almamalı.
Sığınmacıların sorunu insanı değerler ve uluslar arası anlaşmalar çerçevesinde ortaklaşa çözümlenirken, Esad rejimine gidici olduğunu kavratacak somut adımlar atılmalı.
Canlarını kurtarmak için Türkiye’ye kaçanlara kapıyı açık tutmak, sorumluluğu uluslararası toplumla paylaşmak, halktan halka desteği teşvik etmek evet bıçak sırtı kadar ince ayar isteyen bir iş, ama yapılacak tek şey. İyilik yaparken tepki görmemek, istenmeyen bir adıma sürüklenmemek için ince ayar şart. 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI