"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Kolit ağrısı mı, can sıkıntısı mı

Can sıkıntısı deyip geçmeyin. Çünkü ülserden reflüye, gastritten kolite sindirim sistemi sorunlarınızın çoğunun arkasında bu sıkıntılı hal yatıyor!

Sindirim sistemi uzmanlarının “sinirsel!” diye tanımladığı hazım sistemi hastalıklarının çoğunun arkasında iç sıkıntıları var.
Duygusal gelgitleri fazla, mükemmeliyetçi, duygularını dışa vurma yeteneği sınırlı, alıngan, endişeli, ürkek biriyseniz işiniz zor! Çünkü iç dünyanızda olup bitenler, duygu durum bozukluklarınız, düşünsel karmaşalarınız, “beyin-hazım borusu” arasındaki “kırmızı telefon”u harekete geçirerek sindirim sorunlarınızı tetikleyebilir. Sindirim sisteminiz, özellikle kalın bağırsaklarınız iç dünyanızdaki değişimlere çok ama çok hassastır. Bir “beyin-yemek borusu”, “beyin-mide” ve “beyin-bağırsak” iletişim hattı hep vardır. Strese bağlı reflülerin, gastrit ve kolitlerin son zamanlarda iyice artması biraz da bundandır. İç dünyanızda meydana gelen çatışmaların, ruhsal karmaşaların, korku ve heyecanların, kısacası sevinçli ya da hüzünlü tüm algıların hazım borunuzu derinden etkilemesi sizi de üzüyor olabilir.

TERSİ DE DOĞRUDUR!

Hemen belirtelim! Beyin-bağırsak kırmızı telefon hatta hattı tek yönlü çalışmaz. Sadece beyninizdeki çarpınmalardan bağırsaklarınız etkilenmez. Bağırsak hareketlerinizin algılamanızı, davranış ve modunuzu etkilediğini de bilmelisiniz. Karnı ağrıyan, gaz sancısı çeken, reflü sorunu yaşayan, gastritli, ülserli biri iseniz durumunuzdan beyninizin etkilenmemesi ve stres düzeyinizin daha da çok yükselmemesi mümkün değildir. Kısacası birbirini olumsuz yönde besleyen şansız, keyifsiz, mutsuz bir durum söz konusudur: Ruhsal durumunuzdaki değişimlerden gereğinden fazla etkilenen, alıngan, huzursuz ve huysuz bir sindirim sistemi ve bu sistemin oluşturduğu sorunlara gereğinden fazla tepki gösteren, en az onun kadar hassas bir ruhsal yapılanma! Eğer böyle bir örgütlenmenin etkisi altında iseniz reflü, gastritis, peptik ülser, sinirsel kolitis, gaz, yanma, ekşime, ağrı gibi sorunlara hazır olmanızda yarar var!

NEDEN ARTIYOR?

İşlevsel gastrointestinal sistem bozukluklarında (fonksiyonel mide, yemek borusu ve bağırsak sorunları)son yıllarda yaşanan olağan üstü patlamanın sebebi yukarıdaki satırlarda gizlidir. Hızla şehirleşen bir toplumsal yapı, şehirlere doğru yaşanan plansız bir göç dalgası ve bu yeni yaşamda ortaya çıkan baş edilmesi güç ve neredeyse çözümsüz ruhsal sorunlar... Büyük şehir yaşamının yarışa, ekonomik güç ve statüye dayalı baskısıyla oluşan müthiş bir stres yükü... Sürekli “daha hızlıyı”, daha “çok” ve “daha yeniyi” üretme yarışı, ekonomik ve sosyal statünün dayandığı zeminin olağan üstü kayganlığı ruhsal kaynaklı sindirim sistemi sorunlarının hazırlayıcılarıdır.

YİYECEK KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİŞTİ

Bu hastalıkların oluşum nedenlerini muhakkak ki sadece ruhsal gelgitlere, sıkıntılar, çalkantılar veya fırtınalara bağlayamazsınız. Beslenme alışkanlıklarınız da son yıllarda önemli değişimler meydana geldiğini unutmayın. Sebze-meyve, tam tahıllar ve baklagiller gibi posa yükü fazla olan besinlerin tüketimini oldukça azalttınız! Hazır besinler, fast-food ürünler hazım sisteminizin dostu olan doğal besinlerin yerini aldı. Kısacası yaşam biçiminiz de, iç dünyanızdaki değişimler de, beslenme tarzınız da fonksiyonel-sinirsel sindirim sistemi hastalıklarının oluşması için en uygun ortamı yaşıyor!

KENDİNİZLE TANIŞIN

Eğer reflü özefajitiniz, gastritiniz, ülseriniz, yanma, gaz, şişkinlik veya dispepsinizi, spastik kolit, safra diskinezisi gibi sinirsel hazım sistemi sorunlarınız varsa sadece bedensel değil, ruhsal yaşamınızdaki değişimleri de gözden geçirmekle işe başlamalısınız. Sorunlarınızı belirlemeye, doğru anlamaya çalışmalı, çözüm yollarını araştırmalısınız. Doktorunuzdan ve gerekiyorsa psikiyatrist veya psikologunuzdan yardım almalısınız. Beslenme uzmanınızla görüşmeli, beslenme hatalarınızı belirlemeli ve en kısa zamanda düzeltmelisiniz. Eğer bütün bunlara rağmen sonuç alamıyorsanız işte o zaman ilaç kullanmayı düşünmekte, sorunun çözümünü reçetelerde aramakta fayda var.

Şeker hastalarında tansiyon daha sık görülüyor

Uzmanlar şeker hastalarının hipertansiyona karşı daha uyanık olmalarını tavsiye ediyor. Hastalığın çok erken dönemlerinde bile hipertansiyon ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle latent diyabetlilerin hipertansiyon yönünden de incelenmeleri ya da tersine hipertansiyon saptanan yetişkinlerin gizli diyabet yönünden tenkit edilmeleri tavsiye ediliyor. Özellikle kilo sorunu olan ve bilhassa göbek bölgesinden kilo alan şeker hastalarında hipertansiyona yakalanma olasılığı oldukça fazla.
Son zamanlarda bel çevresi yalnızda kilo açısından değil, hipertansiyon ve şeker açısından da önem kazandı. Her üç durumda da bel çevresinin erkeklerde 94, kadınlarda 80 cm’den az olması ama hiçbir şartla erkeklerde 102, kadınlarda 88 cm’yi geçmemesinin gerektiği belirtiliyor.
Dr. Evren Altınel

Cinsel güçsüzlük kalp hastalığına işaret edebilir

Cinsel fonksiyon bozukluğu, özellikle ereksiyon güçlüğü yaşayan erkekler üzerinde yapılan araştırmalar bu problemi yaşayan her iki erkekten birinde kalp damar hastalıklarının da bulunabileceğini gösteriyor. Yani ereksiyon fonksiyonunu bozmaya yol açacak derecede bir damar sertliği varsa koroner arterlerde aterosklerotik plak oluşumu da artıyor.
Özellikle sigara içen, kolesterolü fazla, tansiyonu yüksek ve kilolu biriyseniz ereksiyon bozukluğu şikâyetinizin yanında farkına varmadığınız bir koroner kalp hastalığı probleminin de olabileceği aklınızda olsun.
X