Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Kodlama, yeni çağın yabancı dili

    Doç. Dr. Selçuk ÖZDEMİR - Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi
    26 Ekim 2015 - 09:17Son Güncelleme : 26 Ekim 2015 - 09:18

    Çocuklarımızın bilgisayar programlamayı erken yaşlarda öğrenmeye başlamasının öneminin geç de olsa ülkemizde de yetkili ağızlar tarafından telaffuz edilmeye başlanması sevindirici, fakat böylesine önemli bir konunun, birçok alanda yaptığımız gibi nedenlerini tartışmaksızın yüzeysel bir şekilde ele alınması hedeflere ulaşılmasını zorlaştırabilir. 

    Kodlama öğrenmenin, sadece bir dizi komutun nasıl yazıldığını öğrenmek demek olmadığını aradan 15-20 yıl geçtikten sonra fark etmek, ülkemize pahalıya patlayabilir. Bilgisayarlara ne yapacaklarını söylemek demek olan kodlama becerisi, birkaç komutu arka arkaya yazabilmenin ötesinde anlamlar taşır. Jeremy Rifkin ‘Üçüncü Sanayi Devrimi’ adlı kitabında, önümüzdeki 20-30 yılda enerji üretiminin bireyselleşeceğinden bahsediyor. Bunun sebebi olarak da, geçen 120 yılda petrol ve doğalgaz benzeri kaynaklar belli bölgelerde belli güç odaklarının elindeyken, güneş ve rüzgarın dünyanın her yerinde enerji üretimine fırsat veriyor olmasını gösteriyor. Rifkin, gelişen cihazlarla beraber her evin ve her bahçenin bir enerji üretim merkezi haline geleceğini ifade ediyor. Benzer şekilde, bugünlerde yoğun şekilde üç boyutlu (3d) yazıcıların ‘sanayi’ kavramını bireyselleştirmesinden bahsediliyor. Teknolojik olarak henüz çok yeni olsa dahi bugün evimize-ofisimize kadar giren 3d yazıcılar sayesinde, yakın zamanda tasarlayabildiğimiz veya dijital tasarımına erişebildiğimiz sürece, tıptan uçak sanayine, gıdadan otomobil sanayine onlarca farklı sektörde birçok ihtiyacımızı, bir mağazaya gitmeye gerek kalmaksızın evimizde kendimiz üretebileceğiz.

    ‘Şeylerin interneti’ kavramı

    Benzer bir bireyselleşme sürecini de bilişim dünyasında görmeye başladık. ‘Şeylerin interneti’ (internet of things) kavramını duymuş olmalısınız. Algılayıcılar (sensörler) ile güçlendirilmiş bilgisayarlı cihazlar çevremizi öyle bir sarmaya başladı ki attığımız her adımda akıllı bir ‘şey’le etkileşime girer olduk. Başına ‘akıllı’ sıfatı taktığımız ev, giysi, ofis ve araç gibi onlarca farklı nesne ve ortam, sensörler, eyleyiciler, işlemciler ve internet sayesinde ‘programlandıkları’ hizmetleri bize sunarken, aynı zamanda hakkımızda sürekli veri depolayıp, depoladıkları verileri analiz ederek bizim yerimize karar vermeye başladılar. Bu süreç, geometrik olarak büyümeye devam edecek. İnternete bağlı ‘şey’lerle beraber, kişilerin, kurumların, toplulukların, toplumların sağlık, üretim-tüketim, ulaşım, eğitim, eğlence gibi alanlarıyla ilgili büyük, çok büyük veri depoları oluşmaya başladı.

    Yeni nesil için kodlama ve sistematik düşünme becerisi önemli

    Günlük, iş ve sosyal hayatımızın akıllı cihazlarla çevrelenmeye başlaması, kas gücü gerektiren, rutinleri çok iyi belirlenmiş işlerin bilgisayarlı makineler tarafından yapılması, oluşan çok büyük veri depoları, yeni nesillere, daha önceki nesiller için uzak görünen bir beceriyi zorunlu kıldı: Kodlama! Kodlama bilen bir kişi bilgisayarları, bilgisayarlı makineleri programlayarak onlara istediği işleri yaptırabilir, bu cihazlara yeni özellikler, görevler ekleyebilir. Bunun yanında, bugünün çocuklarının büyüdüklerinde, uzun zamandır depolanan ‘büyük veri’ ile uğraşması ve her alanda doğru kararlar verebilmek için o büyük veriyi analiz edip anlamlı sonuçlara ulaşması gerekiyor. Büyük veriyle uğraşmasını beklediğimiz yakın geleceğin yetişkinlerinin sahip olması gereken en önemli zihinsel araçlardan birisi, kodlama ve onun getireceği algoritmik (sistematik) düşünme becerisi olacak. Bir anlamda, kodlama becerisi çocuklarımıza etraflarını saran bilgisayarlı makinelerle ve büyük veri yığınları ile iletişime geçmelerini, onlara ne yapmaları gerektiğini emredebilmelerini ve onlardan gelen sinyalleri anlayabilmelerini sağlayacak yeni bir ‘dil’ becerisi olacak.

    Çocuklarımıza, bilişimin üretici yüzünü tanıtmalıyız

    Bu durumun farkında olan birçok ülke, çocuklarının yeni dönemin yabancı dili olan kodlama ve algoritmik düşünme becerisini kazanabilmeleri için çeşitli yöntemler geliştiriyor. İlkokul müfredatına kodlama dersi koymaktan ünlü simaların katıldığı ulusal kodlama şenliklerine ve robot tasarım/kodlama yarışmalarına kadar onlarca farklı etkinliğin nihai amacı, 10-15 yıl içerisinde sosyal hayatta ve iş dünyasında yer alacak bugünün çocuklarının, kodlamayı temel bir araç olarak kullanmaya başlamasını sağlamak.Biz de ülke olarak, kodlama eğitimi alanında mümkün olan en erken yaşlardan başlayarak ‘bilişimin üretici yüzünü’ çocuklarımızın hızla tanımasına yardımcı olacak projeleri ve etkinlikleri hayata geçirmeliyiz. Bu projeler ve etkinlikler ‘bir görevi baştan savma’ veya ‘tribünlere oynama’ kolaycılığına kaçmadan gerçekleştirilebilirse, çocuklarımız sanayi döneminin popüler yabancı dili İngilizce’de bizim yaşadığımız ‘İşimi görecek kadar biliyorum’ hatasına düşmeksizin, teknoloji üreten nesil olma yolunda önemli bir adım atmış olur.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı