Kodlama ve buzlama kılavuzu

Hürriyet Haber
11.04.2016 - 00:51 | Son Güncelleme:

Melih Güney adlı okur, “Taksim’i kana bulayan teröristin cenazesi defnedildi” haberindeki isim kodlama hatasına dikkat çekmiş.

“Teröristin babasının ismi girişte ve sonra iki kez kısaltılarak kullanılmış. Son paragrafta ise tam adı yazılmış” uyarısında bulunuyor.

 

Okur haklı, ismin gizlenmesi gerektiğine inanıyorsak haberin hiçbir yerinde adı açıkça yazılmamalıydı.

 

Fakat sanırım babanın adı kodlanırken oradaki isim gözden kaçmış.

 

Aksi halde 21 Mart’ta internette yayınlanan bu haberin tümünde isim açık yazılırdı.

 

23 Mart’ta basılı gazetede yayınlanan “Babası: Eşim 2 kez polise gitti” haberinde ise babanın adı açıkça veriliyordu.

 

Çünkü baba ile söyleşi yapılmış ve isminin yayınlanmasına izin vermişti.

 

İsimlerin kodlanması konusundaki karmaşadan ve standart uygulamalar olmadığını daha önce birçok kez yazmıştım.

 

Aynı karmaşa, fotoğrafların buzlanması konusunda da yaşanıyor.

 

Sadece Hürriyet’te değil, genel olarak yaygın medyada habere göre değişen uygulamalar söz konusu.

 

Buradan hareketle uygulamaya ışık tutması açısından, “İsimlerin kodlanması ve fotoğrafların buzlanması kılavuzu” hazırladım.

 

Elbette bu bir taslak metin.

 

Bütün editörler, bölüm şefleri ve muhabirlerin katkılarıyla son şekli verilebilir.

 

Ancak o zaman eksikleri giderilmiş ve uygulanabilirlik oranı yüksek bir kılavuz ortaya çıkar.

 

Bu düşünceyle hazırladığım “İsimlerin kodlanması ve fotoğrafların buzlanması kılavuzu”nu tartışmaya açıyorum:

 

- Adli vakalarda iddianame hazırlanıp yargılama başlayana kadar isimler kodlanır. Yargılama sırasında ve kararlarda isimler açık yazılabilir; ancak tereddüt yaratan durumlarda isimlerin gizlenmesi tercih edilir. Dijital mecrada yargı kararına kadar isimler gizli tutulur.

 

- Siyasi davalarda ve ünlülerle ilgili yargılama ve soruşturmalarda isimler açık yazılabilir.

 

- İsim kodlamaları, polis ve yargı haberini karmaşık ve okunamaz hale getiriyorsa “Bayan X/Bay Y” gibi kodlamalar ya da (ABD’deki Jane Doe ve John Doe adlandırması gibi) takma isimler kullanılabilir.

 

- Çocuklarla ilgili suçlarda sanık, tanık ya da mağdur olan 18 yaşından küçüklerin isimleri ve fotoğrafları hiçbir şekilde yayınlanmaz. Bu tip vakalarda illüstrasyon, kolaj, arşiv fotoğraf ve görüntüleri de yayınlanmaz.

 

- Şiddet mağduru kadınların (kendileri açıkça izin vermediği sürece) kimliği, unvanı, adresi gibi kişisel bilgileri gizlenir. Bu durumda isimleri kodlanarak, fotoğrafı da buzlanarak bile verilmez.

 

- Tecavüz ve cinsel saldırılarda illüstrasyon, kolaj, arşiv fotoğraf ve görüntüsü kullanılmaz. Bu saldırılarda yaşamını yitirenlerin isim, fotoğraf ve kişisel bilgileri yayınlanırken “ölenin anısının lekelenmemesi”ne özen gösterilir.

 

- Adli ya da olumsuz vakaların meydana geldiği ticari kuruluşların ve kaza yapan otobüs firmalarının adları, suçlayıcı ifadelere yer vermeden ve firma yetkililerinin de görüşü alınarak yazılır.

 

- Şehit olan güvenlik görevlileri ile kaza ya da felaketler sırasında ölenlerin isimleri, yakınlarının ölümden haberdar olmalarından sonra yazılabilir.

 

- Pornografik fotoğraf ve görüntüler buzlanır. Ancak çıplaklığın haberin unsuru olması ya da sanatsal bir çalışmanın konusu olması halinde buzlama yapılmaz.

 

- Kanlı ya da şiddet içeren fotoğraf ve görüntüler buzlanarak kullanılabilir. Ölülerin yakın plan fotoğraflarına yer verilmez, yüzler mutlaka buzlanır.

 

- Bir haberde kimliğinin gizlenmesine karar verilen kişinin fotoğrafı tanınmayacak şekilde buzlanır, adı ve soyadı kodlanır, adres, işyeri, unvanı, yakınlarının adları gibi tanınmasına yol açacak hiçbir bilgiye yer verilmez.

 

- Kimlik bilgilerinin ve isimlerin gizlenmesi, fotoğrafların buzlanması kriterleri, dünya haberleri ve yabancılar için de geçerlidir.

 

ZAMAN EN BÜYÜK HAKEM 

 

AHMET Ercanlar, “Çanlar Terraneo için çalıyor” haberinde Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın, Kayserispor maçının ardından soyunma odasına girdiğini belirtiyordu.

 

Samandıra’da yaşananların perde arkasını aktarıyor ve gelişmeleri “Terraneo’nun gidişinin habercisi” olarak değerlendiriyordu.

 

Yıldırım, 20 Ekim 2015 tarihinde yayınlanan bu haberi yalanlamıştı.

 

Kayserispor maçının ardından soyunma odasında 1 dakika kalmasına rağmen “45 dakika kalmış gibi” ve “kurmaca bir senaryo eşliğinde” yazıldığını vurguluyordu. 

 

Yıldırım’ın bu açıklamasını bu köşede yayınlamıştım.

 

9 Kasım 2015 tarihli yazımda, o haberin üzerinden 20 gün geçmesine rağmen Terraneo’nun sportif direktörlük görevini sürdürdüğüne dikkat çekmiştim.

 

Böylece haberin Terraneo ile ilgili bölümünün doğru çıkmadığını ima etmiştim.

 

Fakat aradan beş aya yakın bir süre geçti.

 

Geçtiğimiz günlerde Terraneo’nun kulüple ilişkisi kesildi. İtalyan futbol insanının, “iş akdinin feshedilmesi” süreciyle ilgili olarak Anadolu Ajansı’na anlattıkları arasında geçmişe dönük bilgiler de vardı:

 

“Başkan ile doğrudan iletişimimiz ekim ayına doğru kesildi. O an uzun soluklu bir proje olmayacağını anladım.”

 

Terraneo, bu sözleriyle Ercanlar’ın kendisiyle ilgili yazdığı kulis bilgilerini doğrulamış oldu.

 

Demek tam da haberin çıktığı ekim ayında yönetimle ipler kopmuştu! 

 

Bu durumda Yıldırım’ın soyunma odasında kaldığı süre ile ilgili itirazı geçerliliğini korusa da haberin Terraneo ile ilgili bölümünün doğru olduğunu kabul etmek durumundayız.

 

Ben de o yazımdaki Terraneo eleştirimi geri alıyorum.

 

Ercanlar’ı kutluyorum. 

 

OKURDAN KISA KISA

 

Mehmet Direkçi: Türkiye’nin en iyi 10 çiçekçisini seçerken hiç mi araştırma yapılmaz? En az sekiz tanesinin o listede yeri olmamalıydı.

 

Metin Arıkan: Habercilik objektif yapılmalıdır ki o ülkeye gitmeyen biri o ülke ile ilgili malumat sahibi olsun. Sizin “Türkmenistan tarafsız ve zengin” haberinizi okuyan Türkmenistan’ı İsviçre sanacak neredeyse. (3 Nisan/Sayfa 16)

 

Süleyman İşcanlı: “Bildiri dağıtan öğrencilerle izne çıkan askerler çatıştı” haberinde bildiride yazılanlar yok. PKK’yı koruyucu ifadeler mi vardı? Bilemiyoruz. Herhalde yer kalmayınca can alıcı husus atılmış. (4 Nisan)

 

Talip Kambur: Bugün İlber Ortaylı’nın yazısında “yağmalamasına” yerine “yağmasına” yazılmıştı. 21. sayfada “Kod adı Cafer” haberinde de “dinlenildiği” yerine “dinlenildi”, “mesajlaşmalar” yerine de “mesajlamalar” yazılmış. Bu haberde başka cümle düşüklükleri de vardı. Bilmem fark ettiniz mi? (3 Nisan)

 

Bahri Ovalı: 5 Nisan’da altıncı sayfadaki “Carnegie’de Harabat” başlıklı haberde geçen müzik okulunun ismi “Berklee College”dir. Berkley değil.

 

Aziz Denli: Hürriyet e-gazete abonesiyim. Kupon karşılığı verilen kitapların e-kitap olarak (pdf formatında) e-gazete abonelerine de verilmesini istiyorum.

 

Fehmi İncidiş: “Yerelması fiyatı etle yarışıyor” haberindeki resimde görülen yer elması, doğru. Fakat Ş.Urfa’da kilosu 35-40 TL olan “keme” yerelması değil, bir tür mantardır. Resim yanlış. (İnternet/3 Nisan)

 

Müslüm Akgül: İnternette bir habere tıklandığında videosu kendi kendine açılıyor. Onu kapamaya çalışırken reklam çıkıyor. Hürriyet TV’de de aynı. İlgimi çekiyorsa ben açarım, sen ne diye otomatik oynattırıyorsun kardeşim?



    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı