"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Kocası kısır diye beni kullandı

Sevgili ablacığım, evli ve dört çocuk babası bir erkeğim. Evlilik hayatımda mutluluğu bulamadım. Bu yüzden çalıştığım iş yerinde, benim gibi evli ama çocuksuz bir hanımla büyük bir aşk yaşamaya başladım. Bu ilişki, 10 yıla yakın bir süre gizlilik içinde devam etti.

Üstelik aşık olduğum bu kadın, benden arka arkaya iki çocuk yaptı. Bana eşinin kısır olduğunu, yıllardır çocuk istediği halde bir türlü anne olamadığını söylemişti. Bu yüzden çocuklar hep bana benziyordu.

Sanırım adam kısır olduğunu bilmiyordu. Bu durumu yalnızca ikimiz ve bir de Allah biliyor. Ancak bu hanım, ikinci bebeğini dünyaya getirdikten bir süre sonra benimle tüm ilişkisini kesti. Benden tümüyle koptu.

Beni artık görmek istemediğini, iki çocuk annesi bir kadının böyle yasak bir ilişkiyi sürdürmesinin çok yanlış olduğunu söyleyip, beni bıraktı. Sanırım beni bu çocukları dünyaya getirmek için kullandı.

Şimdi ona asla ulaşamıyorum. Onu ve çocukları görmek istiyorum, ama mümkün değil.

Mektup yazsam, kocasına her şeyi anlatsam diyorum. Ama yapamıyorum. Büyük bir ruhsal bunalım içindeyim.

Ne yapmamı önerirsiniz?

<ı>RUMUZ:

İKİ ÇOCUK


Sevgili oğlum, sanırım haklısın, belki de bu kadın seninle beraberliğini sırf çocuk yapmak amacıyla yürütmüş.

Seninle de evlenemeyeceğine göre, sonunda çözümü senden uzaklaşmakta bulmuş. Sanırım sen de onun gibi düşünmeye başlamak zorundasın. Bu isyanında haklı olabilirsin ama, bir de olayı objektif bir gözle değerlendir.

Bir kere bunca yıl, kendi eşini ve çocuklarını aldattığın yetmiyormuş gibi, bir de o hiçbir şeyden haberi olmayan adamcağızı aldatmışsınız. Hem de onu iki evlat sahibi olduğuna inandırmışsınız. Kısır olsun ya da olmasın, sonunda bu çocuklar o adamın adını taşıyor.

Belki bu kadını çok sevmiş olabilirsin ama sonuçta eşini ve çocuklarını terk edemediğin için onunla evlenemedin.

Seni rahatsız eden tek şey, kadının seni bırakması! Bu beraberliği sonsuza kadar sürdürüp, bu yalan ve aldatmaca dünyası içinde sürünüp gidecek miydiniz?

O, yaşadığınız bu yanlış ilişkiye son vermiş. Sen de aynı şekilde eşine ve çocuklarına dönmelisin. O çocuklar gerçekten senin bile olsalar, artık yasal olarak kadınla kocasına ait...

Hem bu, belki de başta çocuklar olmak üzere herkes için en hayırlısı.

Çocuklarına sahip olamamak ise yaşadığın bu yanlış ilişkiye karşılık Tanrı’nın bir cezası olmalı.

Nişanlanınca aramızda sürtüşme başladı

Merhaba ablacım, 20 yaşındayım. Üç yıllık erkek arkadaşımla şu anda nişanlıyız. Ama nişanlanalı bir ay olduğu halde sürekli tartışıyoruz.

Kavgalarımız hep sudan nedenlerden. Ayrılmayı düşündüm ama onu o kadar çok seviyorum ki ayrılmak da istemiyorum.

Bu tartışmalar sonunda onun göğsünde ağrılar başladı; benim de vücudum da yaralar çıkıyor. Biz nişanlanmakla hata mı yaptık?

<ı>RUMUZ: NİŞANLI

Kızım, nişanlılık, evlilik öncesi iki insanın uyum sağlayıp sağlayamayacaklarını denemeleri için öngörülmüş bir süreçtir. Ancak flört döneminde çok iyi anlaştığınız halde, neden iş ciddiye binince böyle sürtüşmeye başladınız, bir düşünsenize!

Acaba araya bazı maddi sorunlar, aileler arası zorlamalar, senin ailen, benim ailem konuları mı girmeye başladı? Eğer sorun bunlardan kaynaklanıyorsa, çok yazık.

Bence sadece kendinizi düşünün, aileleri aranıza sokmayın. Maddi konuları ise aileler kadar önemsemeyin, o zaman rahatlarsınız.

Yoksa hasta olacak düzeyde bir uyumsuzluk yaşıyorsanız, elbette bu evlilikten vazgeçin.

En büyük hatam aşka boyun eğmek

Merhaba Güzin abla, bundan bir ay önce bir arkadaşımın düğününde, lisede aşık olduğum gençle karşılaştım. O benim hayatta ilk aşık olduğum erkekti. Önceleri bana büyük ilgisi vardı. Hep benim yanımda olmak isterdi. Bense yeni tanımaya başladığım için ilgi göstermiyordum. Uzun süre kendine aşık etmek için uğraştı ve başarılı olamadığını görünce benden ayrıldı.

Ben onun yokluğunu hissettiğim an, aslında onu çok sevdiğimi anladım fakat geri dönüşü olmadı. Üç sene elimden gelen her şeyi yaptım ama kalbini öyle bir kırmıştım ki geri dönmedi! Lise bitti, üniversiteye başladım. Okulda bir gence ilgi duymaya başladım.

Onunla çok güzel günler geçirdik ve kendimize hakim olamayıp bir gün birbirimizin olduk. Üniversiteyi bitirmeye yakın evlilik hayalleri kuruyorduk ki aradaki mezhep ayrılığı yüzünden aileler karşı çıktı, çok direndik fakat olmadı.

Bu olaydan geçen aya kadar hiç pişmanlık duymamıştım. İlk aşık olduğum erkeği düğünde görüp de tekrar bir şeyler hissetmeye başlayınca içimi bir korku aldı. Şu an yeniden birlikteyiz ve çok mutluyuz. Ama ona bakire olmadığımı nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum.

Bu olaya olumlu bakacağını düşünmüyorum. Onu kaybetmek de istemiyorum. Ne yapmalıyım?

<ı>RUMUZ: KÜLKEDİSİ



Sevgili kızım, ne olursa olsun, sevdiğin gence karşı dürüst davranmalısın. Aradan geçen bunca yılın sonunda, yeniden birbirinizi bulmanız sadece bir rastlantı değil bence.

Belki de o senin kaderinmiş.Yoksa üniversitedeki gençle, aileler karşı çıkmasaydı, evlenmiş bile olabilirdiniz şu anda! Zaten bu aileleri de asla anlayamıyor, bu mezhep farklılığı nedeniyle çekilen acılara da bir anlam veremiyorum ya, o da ayrı mesele.
X