"Ayşe Aral - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Aral - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Aral - Kelebek

Kocamın yatak arkadaşı

Bir süre önce hurriyet.com.tr’de beni dehşete düşüren bir olayı yazmıştım.

Özeti şu: Yakın bir arkadaşım beni, dünya güzeli, aileden zengin, okumuş etmiş bir hatunla tanıştırmıştı.
Bu hatunla sohbetimiz sırasında, güzel kadın dudağımı uçuklatacak şeyleri, yaşanması gayet normalmiş gibi anlatmış ve ne kadar mutlu, huzurlu olduğundan bahsetmişti.
Yıllardır seksten zevk almadığından, kocasına sadece cinsel tatmin için düzgün bir kadın bulduklarını, adamın haftada üç-beş bu kadına gidip rahatlayıp eve geri döndüğünü söylemişti.
Karı koca bu durumdan gayet mesut ve mutlulardı ve birbirlerine de hâlâ âşık.
Konu nasıl açılmıştı diye merak edecek olursanız, “Hadi geç oldu, ben rahatım ama sizin kocalarınız laf etmesin, dağılalım” demiştim.
Güzel hatunun cevabı beni şok etmişti: “Ay yok Ayşecim, sen merak etme, ben de rahatım bu gece benimki yatak partnerinde, 01.00’den evvel gelmez bu gece.”
“Şaka yapıyorsun değil mi?” deyince de, “Hayır, hepsi gerçek. Biz çok mutluyuz böyle ama bakarsın hormonlarım yerine gelir, canım yine seks ister, o zaman hatunu şutlayacağız haliyle” demişti.
Aradan bir ay falan geçti, bir açılışta gördüm bu çifti, hatun beni taş mı taş kocasıyla tanıştırdı, aman Allah’ım ikisi de nasıl mutluydu, tüm gece elleri birbirinden hiç ayrılmadı.
Bu arada yazıya devam etmeden bildirmeliyim, bu bahsettiğim olay tam dört senedir devam etmekteymiş.
Dönelim konuya, geçen hafta hatun beni aradı, “Kafam bozuk, buluşalım mı bir yerde?” diye.
Çok yakın olmadığımız halde benimle konuşmak istemesine şaşırmış halde gidip onunla buluştum.
Bitik gözüküyordu, gözleri bir tuhaf bakıyordu, şaşkın ve çaresiz gözüküyordu. Kafadan hemen olayı çözdüm, eh zaten olacağı belliydi, kocası yatak arkadaşına aşık olmuştu ve ayrılmak istiyordu.
- Ah ah böyle olacağı belliydi ama çok samimi değiliz diye bir şey söyleyemedim sana.
- Anlamadım Ayşe.
- Yani kocan diyorum, yatak arkadaşı falan...
- Haa anladım, yok be Ayşe olay o değil. Keşke öyle olsaydı, kendimi o zaman bile bu kadar suçlu hissetmezdim.
Meraktan çatlamak üzereyken vurucu darbe geldi: “Ayşe, ben aşık oldum”, bir yandan da ağlıyordu. “Bir aydır biriyle beraberim, gözüm hiçbir şeyi görmüyor. Suç hormonlarımda da değilmiş, hayatımın seksini şu bir ayda yaşadım. Ayşe ben ne yapacağım?”
Not: Bunları yazmamı o istedi, “ama...” dememe fırsat vermedi. “Kocama ben söyleyemem, seni okuyor, buradan öğrensin” dedi. Ne diyeceğimi bilemedim, ilerleyen günlerde gelişmeleri bildireceğim.
Siz olsanız ne yapardınız, bana yazar mısınız?

Küfürbaz

Bile bile kendini ateşe atmak buna denir herhalde.
Şimdi kim bilir ne yorumlar yapılacak bu yazı üzerine ama bana ne, ben buyum işte... Utana sıkıla olsa da sizlere itiraf edeceğim.
Öncelikle belirteyim, ben de sizler gibi efendi ve düzeyli bir ailede büyüyenlerdenim. Annem bir Gestapo, nam-ı diğer Bayan Rotenmayor, babamsa uzaktan baktı mı yerinden zıplatan, kaşı oynadı mı kaçacak delik arattıran tiplerdi.
Küfürdü, hakaretti kötü laftı, hiçbiri bizim eve girmez, arada bir ağızdan kaçan en masumu için de ağır cezalar çekilirdi. Cumartesi sokak ve kuaför cezası en ağırlarındandı.
Amma velakin yılların ruhuma, beynime yaşattığı haltlar, kafama kazınan olaylar, bu adaplı büyüyen kızı çığırından çıkarttı, hem de farkına varmadan.
Farkında olmadan meğer ben iki kelimesinden biri küfür olan bir kadına dönüşmüşüm.
Geçen gün kız kardeşim, “Kendine gel, aa ayıp ama” dedi. “Deli misin ne, üç lafından ikisi küfür.”
O an dank etti bana, küfürbazın teki olmuş, çıkmışım meğer.
Farkında olmadan sabahtan akşama kim çıkarsa karşıma sayıp duruyormuşum. Rüyamda görsem inanmazdım şu hale düşeceğime ama hayat işte, nasıl vurduysa bana döndürüvermiş beni feleğin çemberinden hem de hiç haber vermeden.
Ettiğim küfürlerin çoğu kendi üretimim, kafa kâğıtları bende yani. Mesela...
Yok, vazgeçtim, yazmayacağım asla. Bende saklı kalsınlar da küfrü yiyen aymasın, üzerime falan yürümesin şimdi durduk yere...

Fatma Şahin

Geçenlerde Bakan Fatma Şahin’in, İstanbul Valisi ve Esenler Belediye Başkanının katılımıyla yapılan “Esenler Kadın İstihdamında Bir Kademe Önde” isimli toplantıya davetliydim.
Duyduklarım, bir kadın olarak ümitlenmeme, bir şeylerin değişeceğine inanmama sebep oldu.
Sayın bakanın tam arkasında oturduğumdan kendisini tüm toplantı boyu izleme ve duyma imkanına sahip oldum. Kendisi bana son derece samimi, işini bilen ve bunu ciddi anlamda amaç edinen bir kadın izlenimini verdi.
hurriyet.com.tr’de yayınlanan Yetiş Ayşe köşesinde bundan önceki bakanımız Selma Aliye Kavaf’la çok kadının çözümü olduk, Sayın Fatma Şahin’in de aynı şekilde bana ve sizlere destek vereceğinden hiç şüphem yok.
Hoş geldiniz sayın bakan.

X