GeriFutbol Kocaman gerçeği kolay silinmez
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    7
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kocaman gerçeği kolay silinmez

Kocaman gerçeği kolay silinmez
refid:22188916 ilişkili resim dosyası

“Aykut Kocaman, F.Bahçe’de şampiyonluklar yaşamış, gol kralı olmuş bir isim. Alex, bir kalemde onun üstünde davranamaz. Dönmesini istemem.”

O Fenerbahçe’nin en önemli figürlerinden biri. Taraftarın Miço’su, efsane kadronun kaptanı.

Şu anda TFF İstanbul Bölgesi Baş Antrenörü Müjdat Yetkiner Hürriyet’le çok özel bir sohbet gerçekleştirdi. Schumacher’le olan kavgasından, taksicilik günlerine, Fenerbahçe’nin çamur deryası tesislerinden, kurumsallığına, futbolcu kaçırılan dönemlerden, günümüz Türk futboluna dair her soruya içtenlikle yanıt verdi.

Derbiyle başlayalım. Fenerbahçe neden kaybetti?

Futbol hatalar oyunu ve daha fazla hata yaparsanız kaybedersiniz. Biz 13-14 yaşındaki çocuklara serbest vuruşlarda içeriye top kesilirken asla yüzünüzü kaleye dönmeyin, kendi kalenize gol atarsınız diyoruz. Ama bunu A Milli Takım’da forma giyen oyuncu, Bekir bilmiyor. Diğer golde Volkan kendi hatasını açıklıyor. Aykut Kocaman’a katılıyorum. İki duran toptan yenilen gol ve kaybedilen üç puan. Galatasaray daha az hata yapan taraftı, onlar kazandı.

Hocam biraz geçmişe gidelim. Neydi şu gruplaşma mevzusu?

/images/100/0x0/55eac17af018fbb8f894aa91

Bizim oynadığımız dönemde İstanbul bu kadar gelişmiş değildi. Çoğu oyuncumuz Dereağzı’nda oturuyordu. Ben de Beşiktaş’ta oturuyordum ama bir vapurla karşıya geçiyordum. Maçtan sonra bir yere gidecek olursak hep beraber gidiyorduk. Gruplaşmayı yaratan basındı. Fenerbahçe mağlup olduğu zaman hemen gruplaşma öne atılıyordu. Grupların başını ise Sakarya çekiyordu. Sakaryaspor’dan 5 tane oyuncu almışsın. Tabii ki adamlar birlikte takılacak. Yani Oğuz’a, Aykut’a nasıl grupçu dersin ki? Mesela ben Önder ve Zafer’le kankaydım. Onlara Sakaryalılar, bize de ‘Mazhar Fuat Özkan’ derlerdi.  Ama Aykut ve Oğuz’la sadece idmanda görüşürdük.  Biz onlarla da anlaşıyorduk ama idman dışında Oğuzların grubuyla orta noktamız yoktu.

Alex-Kocaman kavgası niye bu noktalara geldi?

Fenerbahçe gibi bir kulübün oyuncusu olmak kolay değildir. Kaptanı olmak hiç kolay değildir. Başkanına, teknik direktörüne saygılı olmak zorundadır oyuncular. Alex’in bu yaptıklarına anlam veremiyorum. Halbuki Aykut’la itdalaşına gireceğine, saygılı olsaydı, sabırlı olsaydı, oynayacağı zaman elinden geleni yapsaydı belki bu seneden sonra belki Aykut tribüne çıkacaktı, Alex kulübede olacaktı. Büyük şansları tepti bence. Çok yanlış yaptı. Fenerbahçe’ye tekrar gelmesini istemem. Benim takımımda gol kralı olmuş, Alex kadar değerli bir oyuncuydu Aykut Kocaman. Öyle boş bir adam değildi. Aykut ismi Fenerbahçe için çok önemlidir. Şampiyonluklar yaşadı, gol krallıkları yaşadı. Sen bir kalemde onun üstüne böyle davranamazsın. Ha ben Aykut’çu muyum? Asla… Ben eski Fenerbahçeli bir futbolcuyum. Bu beni bağlar tabii, ama ben Alex’in Fenerbahçe’ye teknik direktörlük yapmasını, geri dönmesini istemiyorum. Stoch da aynısını yapıyor, yanlış yapıyor. Avrupa’nın en güzel şehirlerinden birinde şu anda, hiçbir yerde alamayacağın paraları alıyorsun, paran gününde ödeniyor, altında araban var, muhteşem villalarda yaşıyorsun ama hâlâ beğenmiyorsun.

Sizin zamanınızda böyle miydi?

Yok kardeşim. Müteahhitlerin keyfine kalmıştı. Onlar ne zaman derse o zaman ödenirdi paralarımız. Aziz Yıldırım’dan Allah bin defa razı olsun. Fenerbahçe’de devrim yaptı, çığır açtı. Bizim dönemde müteahhitler vardı. Mehmet Sadıkoğlu vardı, Metin Aşık vardı bu adamlar ceplerinden çıkaracak biz para kazanacaktık. Tribünlerin yarısı beleşçi kaynıyordu, kulübün bir geliri yoktu. Şimdi futbolcu olmak kolay. Biz tek formayla sezonu tamamlardık…

Kulübün bu değişimini neye bağlıyorsunuz?

Tabii ki de başkanımız Aziz Yıldırım. Yıldırım’ın milyonlarca seveni var. Ceza evinde yattığı sürede her cuma, Cuma Namazı’na gider gibi ben de ziyaretine gidiyordum. Öyle seviyoruz kendisini. Bizim zamanımızda tesisler rezaletti. Suyumuz akmıyordu, çamurun içindeydik, havlumuz yoktu, malzememiz yoktu. Bir Adidas ayakkabıyı şoför ağabeylerimiz Almanya’ya gittiğinde alsınlar diye yalvarırdık. Şimdi öyle değil ki… Fenerbahçe Kulübü’nde her şey var. Topuk Yaylası, İncek Tesisleri, Dereağzı, Kalamış… Muhteşem tesisler var. Fenerbahçe sistemi oturttu, Aziz Yıldırım gitse bile artık bu kulüp sorun yaşamayacak. Büyük bir devrim yaptı. Diğer kulüplere de öncü oldu. Biz stadımızı kendimiz yaptık, Galatasaray’a da devlet yaptı, 5 stadyum daha yapılacak.

Beşiktaş doğumlu bir insan olarak Fenerbahçeli olmak nasıl bir duyguydu?

Ben Beşiktaş’ta doğdum, orada yıllarca ikamet ettim, annem ve babam orada vefat etti. Beşiktaş Türkiye’nin en güzel ilçelerinden biri.  Beşiktaş’a gol attım şampiyon olduk. Benim hayatımda çok önemli bir yeri var Beşiktaş’ın. Zaman zaman iddialarda oldu benim siyah-beyazı tuttuğuma dair. Ama şunu söyleyim, ben fanatik hatta düzelteyim ben ‘MANYAK’ bir Fenerbahçeliyim. Benim hala odam, battaniyelerim, çarşafım sarı-laciverttir. Ben Beşiktaş’ta çok sevilirdim. Çarşı’daki fanatik Beşiktaşlılarla birlikte yemeğimi yerim, otururum, arkadaşlarımla sohbetimi ederim; bir tanesi ben oradayken Fenerbahçe’ye küfür etmez. Tabii şimdi başka bir topçu gelse küfür ederler orası başka. Benim babam ve abim Galatasaray’ı tutarlardı. Annem Beşiktaş’lıydı.

Futbolculuk döneminizde sigara içiyor muydunuz?

Hayır. Ama şimdi keyif için içiyorum. Az önce de kahveyle bir tane içtim, ne yapayım? Eğer bir Fenerbahçe maçı varsa rakımı önüme koyarım, kesinlikle 1-2 duble içerim. Bunlar benim en büyük keyiflerim.

Olaylı Samsun maçı hakkında hiç konuşmadınız, biraz anlatabilir misin o müsabakayı?

5. Dakika Zafer penaltıyı atsa 5’lik yapacağız. 0-0 bitti ve elendik kupadan. O zaman Stankovic vardı takımın başında, -allah rahmet eylesin- Zafer’in atmasını istemişti. Birkaç gün önce üç tane penaltı golü atan Zafer istemedi atmak. “Hocam İsmail atsın, korkuyor Zafer” dedik. Ama Stankovic, “Ooo Mama Mia İsmail beni kovdurmaya çalışıyor” gibi şeyler söyledi.  Zafer de atamadı. Maç bitti ben sahayı ilk terk edenlerden biriyim. Soyunma odasına iki adım var, bir tane polis memuru “Sen dedi ne şerefsiz adamsın. Arkadaşların orada kavga ediyor sen içeri kaçıyorsun” deyince benim şalter attı. Bir girdim sahaya, sonra 8 ay ceza aldım, 1 sene bedava oynadım.

Taksicilik olayı da bundan sonra başladı herhalde?

Taksi plakam vardı. 8 ay futbol oynayamadım. Sakalım vardı, şapkamı takardım taksicilik yapardım. Müşteri alır götürürdüm. Kimisi beni tanırdı. Ne yapalım, eve ekmek götürmeyelim mi? Maaş vermediler. Ne yapsaydım?  Yine bir Tahsin Kaya dönemi. Bir gün başkan beni toplantıya çağırdı. “Gel bakalım kaptan otur. Bu takım niye kötü top oynuyor” dedi, ben de “Yanlış transfer yaparsanız bu takım kötü oynar” diye cevapladım. “Ne diyorsun lan sen” diye çıkıştı, masaya vurdu. Kahveler üstümüze dökülürken, “Çık dışarı” diye bağırdı. Sonra eve geldim ve 8 ay kadro dışı kaldığımı öğrendim. Sonra Veselinovic geldi. Beni affetti. Şampiyon olduk ve Tahsin Başkan Ankara’dan uçakla dönerken herkesi etrafımda toplayıp benden özür diledi.

Fenerbahçe’nin şike davası için neler söyleyeceksiniz?

Ben bu şikenin olduğuna inanlardan değilim! Şike varsa bu ülkenin her tarafında şike var. Şike yapmayan var mı? Aleni var… Galatasaray-Malatyaspor maçında. Galatasaraylılar, Malatyalı oyuncular Doğan SLX verdi. Hâlâ Oktay Çevik Ortaköy’de aynı Doğan’la geziyor. Bir de tüp taktırmış… Eski futbolcular çıksa TV’lere bir anlatsa neler çıkar ortaya. Aziz Yıldırım şike yapacak, şikeyi çok iyi biliyor ama iki tane son maçta şampiyonluğu kaybediyor. Nasıl şike oluyor bu? O zaman orada da yapar. Ülkenin afedersin içine ettiler. Ülke sporunu dünyaya rezil ettiler. Bu süreci Fenerbahçe’den başka kimse atlamazdı. Biz kenetlenmeyi iyi bildik. Bunu da sağlayanların başında Aziz Yıldırım geliyor. Aziz Yıldırımcı falan da değilim ha onu söyleyim.

Efsanevi 4-3’lük maça gelirsek. Biraz anlatır mısınız?

Devre arasında hoca Ali Sami Yen’in arka tarafına çağırdı. Orada hem duş hem de tuvalet var. Ben de kötü oynamıyorum ama ‘Eyvah dedim fatura bana çıkacak’. Nezihi kaçırdı adamı, gol attı Galatasaray. Kasten mi kaçırdı hayır ama… Korktum şimdi. Kalbim küt küt atıyor. Miço derdi bana. Senden ilk 15 dakika müthiş bir oyun istiyorum dedi. Öleceğimi bilsem oynarım hocam dedim. Orta sahaya geçtim. Baskı yaptık. 3 oldu ‘Miço geri’ dedi. Hasan 4’ü atınca keyfimiz yerine geldi.

Peki Schumacher’le olan o kavga nasıl çıktı?

Tabii bunlar çocuklara karşı kötü örnek olacak ama. Anlatayım. Ankaragücü maçıydı galiba, 4-0 galibiz, Aykut’a gol attırmışım bir tane de ben atmışım. Son 5 dakika kala Arap İsmail penaltı yaptırdı. Ben de ceza sahası dışında Schumacher’e bakıp, malum el hareketiyle, “Şimdi koyacaklar sana” dedim. Her akşam kampta pipo içen adamız. O benden bira ister birasını getiririm. Makara kukara yaptığımız adam. Bu hareketi görünce bir sinirlendi. Üstüme yürümeye çalıştı. Maçtan sonra duşta boğazıma yapıştı beni hava kaldırdı. Güçlü kuvvetli adam. Kolları bacağımız gibi. Anobolizonları oluyor, ağırlık çalışıyor. Sonra ben buna bir kafa, bir yumruk. İndirdik amcamızı yere. Soda şişesini de kırınca gözleri yerinden çıkacak gibi oldu. “Bu manyağa niye çattım” diye.

En unutamayacağınız maç bu mudur peki?

Yok, son maçta Beşiktaş’a gol attım. Şampiyon olduk. En özeli o maçtır benim için. Son haftada üç tane aynı golü atmıştım Yaşar’a. Yine kaleyi terk ettiğini görünce vurdum. 1-1 oldu. 2-2 bitti maç biz de şampiyon olduk.
Hasan Vezir’in gitmesine ne diyorsunuz?

Hasan’ın 4-3’lük maçtan sonra Galatasaray’a gitmesine sinirlendim tabii. Aynı teklifi Ergun Gürsoy da yaptı. Ancak kabul etmedim. Metin abi bana 3.16 almıştı bir de villa aldı Dikilaş’ta. Ergun abi de 5.20 alacağını söyleyip bir de dubleks villa alacağım demişti. Ben imza atmadım. Biz hiçbir zaman profesyonelce düşünmedik. Para ikinci planda gelirdi bize hep. Fenerli Müjdat’ım ben.  Bu dönemde oynasam arabaları koyacak yer bulamazdım.

Kocaman gerçeği kolay silinmez

Peki hiç Fenerbahçe için ağladınız mı?

Futbol oynarken ağlamadım. Ama şu anda kaybettiğimizde bazen ağlıyorum. 2006 Denizli ve 2010 Trabzonspor maçlarında ağlamıştım. Sinirlerim bozuluyor, ne yapayım? Trabzon başkanı Fenerbahçe’ye sataşıyor ağlıyorum. Fenerbahçe senelerce Trabzonspor’a para kazandırdı. Ki Sadri Abi’yi de çok severim. Galatasaray’ı sevmem, ama saygı duyarım. Ama ben çıkıp da Galatasaray’ı sevmiyorum demem ki. Ben onlara küfür etmem, formalarına hakaret etmem. Hiçbir Fenerli sevmez Galatasaray’ı. Onlar da bizi sevmez. Ben A takıma çıktığım zaman Galatasaray’ı yendik, rahmet Semih Bayülken vardı. Bize mektup yollamış özel bir zarf içinde. Şunlar yazıyordu: İşte şimdi gerçek Fenerbahçeli oldunuz. Beşiktaş’ta doğduğum için onlara bir antipatim yok. Trabzonspor’u da severim. Ama son zamanlarda tavırlarına karşıyım. Sinirlerim bozuluyor.

"İyi sporcuyumdur"

Bir gün rahmetli Hüsnü Çil geldi ve beni Fenerbahçe’ye transfer etti. Her yerde oynuyordum. Forvet, orta saha, defans. Kaleci dahi oynadım. Nerede eksik var oraya yamarlardı beni. Ben çok yetenekli bir sporcuydum. Çok iyi yüzerim, tenis oynarım, avlanırım.


Yıldız Meireles

Müjdat Yetkiner şu anda Fenerbahçe’de en çok Meireles’i beğendiğini söylerken, “Volkan, Kuyt ve Stoch da takımın diğer yıldızları” dedi.

Hayvanları çok seviyor

Hayvanları çok seven ve evinde 10 kedi besleyen Miço, Beylerbeyi’ndeki tesislerde de Efe ismindeki yaşlı köpeğine bakıyor.

"Oğuz bir başkaydı"

“Rıdvan elbette yetenekliydi ama, Oğuz bir başkaydı. En yeteneklisi oydu. Cemil Turan mükemmel bir oyuncuydu. Aykut Kocaman’da ise bir karış daha boy olsaydı, Van Basten kim oluyor derdiniz…”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle