Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Koca koca patronlar ve bir inat

DÜNKÜ Hürriyet ekonomi sayfasında "Koca koca patronlar vergiye gelince ’asgari ücretli’ oluyorlar" başlığını görünce, şu fıkrayı hatırladım.

"Üç kişi, inatçılık üzerine konuşuyormuş.

Sıra üçüncüye geldiğinde, başlamış anlatmaya:

- Arkadaş, ben o kadar inatçıyım ki, aklınız durur. Evlendiğim gece, hanımdan bir bardak su istedim. O da; "Elin yok mu? git mutfağa kendin al" dedi.

Ben de mutfağa gidip suyumu içtim. Ardından, yatak odasına değil, oturma odasına gittim. Bir battaniye alıp, yattım. Evleneli 13 yıl oldu, bu söyle devam ediyor. Bir kez dahi eşimle birlikte, aynı yatağa girmedim.

Bunu dinleyen arkadaşı, dayanamayıp sormuş:

- Arkadaş bir dakika... Madem 13 yıldır eşinle birlikte aynı yatakta yatmadın. Senin iki çocuğun var. Peki... Onlar neyin nesi?

- Yahu dedim ya size, ben çok inatçıyımdır diye... İnat değil mi onları da sormadım işte!.."

PATRONLAR VE İNAT

Yıllardır koca koca patronlar, vergiye gelince "asgari ücretli" oluyorlar. Vergi manzarası, hiç değişmiyor. Dün okudunuz, kürkçülük yapan şirket, "ayda 573 YTL aylık kazancım var" diye beyan etmiş.

Bu şirket, limited şirket ise; en az iki ortağı var. Kişi başına vergi öncesi aylık gelir 287 YTL olur.

Kürkçü şirketi, anonim şirket ise; en az beş ortağı var. Kişi başına düşen aylık gelir; 115 YTL olur. Ancak, bu para ellerine geçen net tutar bile değil. Şirketin vergisi ödenecek ondan sonra...

Sadece kürkçüler değil. Dün diğerlerinin de aylık kazancını yazdık diş kliniği 705 YTL, deri eşya 785 YTL, kuyumcu 818 YTL, Lokantacı 864 YTL, bina inşaatı 895 YTL liste uzayıp gidiyor.

Bunlar limited şirketse, en az iki ortakları, anonim şirketse en az 5 ortakları var. Ortak başına ayda 150-200 YTL, bilemediniz 300 YTL gelir düşüyor.

Ne diyelim "Vah zavallılar!", "Vah garibanlar"

Şu garibanlara biraz yaklaşalım.

Kendine ait evi, altında iyi bir otomobili, yazlığı... Bitmedi bazılarının eşi ve çocuklarının da otomobilleri, marka kıyafetler...

Fıkrada olduğu gibi, Maliye çağırıp da;

"Arkadaş, senin şirketin ayda 500 YTL (yada 1.000 YTL) gelir bildirmiş. Bakıyoruz hanıma otomobil almışsın, bir de yazlık ev almışın. Bu nasıl oluyor?" diye sormuyor. Daha doğrusu soramıyor!

DAHASI VAR

Dün yazdık. 2004 yılında İstanbul’da 190 bin şirket var. Bunun 96 bini, 1 YTL dahi kazanç bildirmemiş!.. Evet, koca İstanbul’da 96 bin şirket, 1 YTL dahi kazanç göstermemiş...

Bu ayrıntı 2005 yılı için henüz açıklanmadı. Ancak, benzeri bir tabloyu tahmin etmek zor değil.

O zaman bu 96 bin şirkete "Siz yıllardır hem 1 YTL kazancımız yok diyorsunuz, hem de faaliyete devam ediyorsunuz. Bu nasıl oluyor? Yıllardır 1 YTL geliriniz yoksa, değirmenin suyu nereden geliyor, ortaklarınız ne yer ne içer?"

diye niçin sorulmuyor. Kuşkusuz, gerçekten zarar edenler de var. Onlara bir sözümüz yok.

Bunlar sorulamayınca da asıl vergiyi koca koca şirketler değil KDV ve ÖTV olarak vatandaş ödüyor!. Vergilerin yüzde 70’i dolaylı vergi olarak toplanıyor.

İşin doğrusu, neyin nasıl yapılması gerektiği belli. Mevcut sistemde, kaçıran kaçırdığıyla kalıyor. Sorgu sual yok!..

İnadı bırakıp, gereken yasal düzenlemeyi yapıp, bir şeyleri sormak gerekiyor.
X