Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Koalisyonda 'uyum' çatlağı

    Hürriyet Haber
    31.01.2002 - 14:26 | Son Güncelleme: 31.01.2002 - 14:26

    İki ortağın söz düellosu büyüyor. Bahçeli Yılmaz'a yüklendi, "MHP'nin arkasında durduğu metin liderlerin ortak metnidir". Yanıt aynı sertlikte geldi: "Uzlaştığımız metnin, hedefler için uygun olmadığı bizzat AB'li yetkililerce hükümete bildirilmiştir."

    TESLİMİYET YA DA SEÇENEKSİZLİK

    MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, AB ile ilişkileri şu sözlerle değerlendirdi:

    "Türkiye'yi yönetenlerin yönetme iddiasını taşıyanların da düşünce ufuklarını bu şekilde genişletmeleri, milli ve küresel bakış açılarını birlikte geliştirmeleri gerekmektedir. Bu olmadığı takdirde, 'seçeneksizlik' ya da 'teslimiyet' karşımıza 'seçenek' olarak çıkacaktır.

    Bir devlet ve millet açısından 'stratejik duyarsızlık sendromu' halini ifade eden bu sürecin milli varlığın değerini kaybetmesine kadar uzanabilecek bir 'çıkmaz sokak serüveni'ne dönüşme ihtimali her zaman mevcuttur."

    312'NİN YENİ HALİ DAHA İLERİ

    Bahçeli 312. maddeye ilişkin de şunları söyledi: "Partimizin uyum yasaları konusundaki temel hassasiyeti özgürlükleri değil kini, nefreti, kışkırtıcılığı sınırlamaya yöneliktir. Ayrıca, 312. madde yeni haliyle eskisinden daha geri değil, 'somut tehlike kriteri' getiren daha ileri bir düzenlemedir. Bizler inanıyoruz ki, şiddet ve terörü önleyecek tedbirler başarıya ulaştıkça özgürlükler daha fazla gelişme imkanı bulacaktır."

    MİLLET YANLIŞ BİLGİLENDİRİLİYOR

    Bahçeli, TCK 312. madde konusundaki tartışmalara değinerek, AB Genel Sekreterliği'nce hazırlanan pakette yer alan düzenleme ile Adalet Komisyonu'nda benimsenen metni karşılaştırdı.

    AB Sekreterliği'nce hazırlanan metin ile Meclis Genel Kurulu'na gelen metin arasında sadece "1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası" ile "1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası" tanımları arasında fark bulunduğunu belirten Bahçeli, şöyle konuştu:

    "Buradan anlaşılan şudur ki, liderler zirvesinde görüşülen metin daha önce de hazırlıkları yapılan bir metnin devamı olarak uygun bulunmuş ve TBMM'ye sevk edilmiştir. MHP'nin arkasında durduğu metin de budur.

    Hiçbir kişi, siyasi kurum veya sivil toplum kuruluşu milletimizi yanlış bilgilendirmemelidir. Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefini, demokratik ve insan hakları açılım arzularını siyasetinin iç tüketim malzemesi yapmamalıdır. Birilerini karalayarak bir siyasi avantaj sağlayacağını zannetmemelidir."

    İLK DÜZENLEME

    Bahçeli, AB Genel Sekreterliği'nce Anayasa değişikliği öncesinde demokratikleşme, temel hak ve özgürlükler konusunda yapılan çalışma kapsamında TCK'nın 312. maddesine ilişkin bir düzenleme öngörüldüğünü kaydetti. Bahçeli, bu metnin şu şekilde olduğunu bildirdi:

    "Bir cürümü alenen öven ve iyi gördüğünü söyleyen veya kişileri kanuna uymamaya tahrik eden kimseye 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir.

    Sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak insanları birbirine karşı kamu düzenini bozma olasılığını ortaya çıkaracak surette düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik eden kimseye 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir."

    SON ŞEKLİ

    Bahçeli, bu metnin Adalet Bakanlığı'nca değerlendirildikten sonra,Bakanlar Kurulu ve liderler zirvesinde ele alınarak TBMM'ye gönderildiğini kaydetti. Bahçeli, 312. maddenin Adalet Komisyonu'nda kabul edilen şeklinin de şöyle olduğunu dile getirdi:

    "Bir cürümü alenen öven ve iyi gördüğünü söyleyen veya kişileri kanuna uymamaya tahrik eden kimseye 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir.

    Sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak insanları birbirine karşı kamu düzenini bozma olasılığını ortaya çıkaracak bir şekilde düşmanlığa veya kin beslemeye alenen tahrik eden kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir."

    YILMAZ: AB 'UYGUNSUZ' DEDİ

    Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, hükümetin şimdiye kadarki en büyük başarısının, en zor sorunları bile uzlaşma ile aşmış olması olduğunu söyledi. Yılmaz, hükümetin bu özelliğini koruyacağını da ifade etti.

    Yılmaz, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) Meclis Toplantısından ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Bir gazetecinin, "MHP'nin Uyum Yasaları konusunda uzlaşmaz gözüktüğünü" belirten sorusu üzerine Yılmaz, "Bu hümüketin şimdiye kadarki en büyük başarısı en zor sorunları bile uzlaşma ile aşmış olmasıdır" dedi.

    Bir gazetecinin, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında eleştirilerde bulunduğunu, bunu nasıl değerlendirdiklerini sorması üzerine Yılmaz, şunları kaydetti:

    "Şimdi kimseye yanıt vermek için konuşmak istemiyorum, ama biliyorsunuz AB üyeliği Türkiye ve hükümetin en önemli hedeflerinden bir tanesidir. Bildiğiniz, uzlaşmaya vardığımız metinin bu hedefler için uygun olmadığı bizzat AB'li yetkililer tarafından hükümete bildirilmiştir. Dolayısıyla hükümet olarak gereksiz polemiklere girmek yerine bu hedefler doğrultusunda yeniden bir değerlendirme yapmak ihtiyacı ile karşı karşıya olduğumuza inanıyorum."

    AB HİÇ BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTI

    Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Türkiye'nin AB üyeliğine tarihte hiçbir zaman bugün olduğu kadar ulaşılabilir olmadığını söyledi.

    Yılmaz, "Eğer önümüzdeki Mart ayına kadar uyum yasaları çıkarılabilir, yargı bağımsızlığı ile ilgili düzenlemeler ve ceza kanunundaki ölüm cezası ile ilgili bir düzenleme gerçekleştirilebilirse, bu sene sonundan önce Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerine başlaması kararının alınma imkanı vardır" dedi.

    Yılmaz, Kıbrıs meselesinin de devam eden olumlu sürecin AB ilişkilerine tam üyelik müzakerelerine dönüştürme imkanı sağlayacağını umduğunu söyledi.

    Türkiye'nin yükümlülüklerini gerçekleştirmesi halinde 2007 yılındaki ikinci genişleme dalgasına kapılma imkanını yakalayacağını belirten Yılmaz, "6 yıl içinde AB'ye tam üyelik Türkiye için gerçekleşebilir bir hedeftir" dedi.

    HERŞEYİN ANKARA'DA HALLEDİLİĞİ ANLAYIŞI TERKEDİLMELİDİR

    Başbakan Yardımcısı Yılmaz, kamu yönetimi alanında da çok ciddi adımlar atılması gerektiğini belirterek, bunun hem merkezi idare hem de taşra için gerekli olduğunu ifade etti.

    Türkiye'de aşırı merkeziyetçi idare yapısının tasfiye edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, Meclis'te bulunan yerel yönetim yasasınınmutlaka çıkarılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

    "Türkiye'de artık her şeyin Ankara'da halledildiği anlayışı terk edilmelidir. Ekonomide ve kamu yönetiminde değişiklik yeterli değildir. Siyasi alanda da belirli bir değişiklik yapmamız lazım. Bunun yolu Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası'ndaki değişiklikten geçer. Bu konuda diğerleri kadar umutlu değilim. Ekonomi ve kamu yönetimi ayağında belirli değişiklikler zaten yürütülmektedir. Ama siyasi reformlar konusunda aynı iyimserliğe sahip değilim. Çünkü TBMM'de siyasi partilerin, siyasi konulardaki yaklaşımları farklılık içindedir. Ama ümit ediyorum ki bunlar arasında asgari müşterekler sağlanır ve bu alanda ideal olmasa da makul bir çözüme ulaşılır.

    Bundaki hedef siyasi katılımı artırmak ve seçime daha fazla tercih sağlamak olmalıdır. Hiç olmazsa bu ülkeler üzerinde varılacak mutabakat yeterli olmasa da bu alanda bir değişim getireceğine inanıyorum."

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı