Gündem Haberleri

    Koalisyonda AB sancısı

    Hürriyet Haber
    03.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    GEÇEN pazar günü Başbakanlık Konutu'nda düzenlenen liderler zirvesinde MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, bir ara karşısında oturan ANAP lideri Mesut Yılmaz'a şunları söylüyor:

    ‘‘Avrupa Birliği ile ilişkilerin yapılandırılması konusunda yeni bir düzenleme yapılmış. Sizin bir bilginiz var mı?’’

    Bu soru, Başbakan Bülent Ecevit'in önünde yöneltiliyor.

    Bahçeli'nin kendilerinin bilgi sahibi olmadığını açıkça hissettirdiği bu sorusuna Yılmaz şu karşılığı veriyor:

    ‘‘Bizim de olmadı...’’

    Toplantı 30 Ocak günü gerçekleşiyor.

    Oysa Başbakan Bülent Ecevit'in kabine ve bürokraside AB ile ilişkiler konusundaki yetki dağılımını yeni baştan düzenlediği ve imzasını taşıyan Başbakanlık genelgesi 26 Ocak'ta, yani tam dört gün önce yayınlanmış.

    Üstelik, genelge çoktan basına da yansımış. Dolayısıyla, Bahçeli ve Yılmaz'ın genelgeden bilgi sahibi olmamaları çok uzak bir olasılık.

    Anlaşılıyor ki, Bahçeli ve Yılmaz, Ecevit'in yeni görev dağılımına ilişkin düzenlemeyi yaparken karar alma sürecine dahil edilmemelerinden duydukları rahatsızlığı bu şekilde dışa vurmayı yeğliyorlar.

    ANAP KANADI NEDEN RAHATSIZ?

    Aslında, bu konuda asıl rahatsızlık koalisyonun ANAP kanadında hissediliyor.

    Bunun nedeni, son düzenlemeyle birlikte ANAP'ın AB dosyası üzerindeki mülkiyetini bir derece daha kaybetmiş olması. Bunu açıklayabilmek için biraz geriye gitmek gerekiyor.

    Geçen ilkbahar sonunda koalisyonun kuruluşuna ilişkin pazarlıkların sonucu varılan mutabakatta, AB dosyası DSP tarafından ANAP'a bırakılmıştı.

    İşte bunun sonucudur ki, Bakanlar Kurulu 28 Mayıs 1999 tarihinde ilk toplantısını yapmak üzere Başbakanlık'ta biraraya geldiğinde, kabinedeki yetki dağılımıyla ilgili olarak dağıtılan şemada, Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik'in görev alanı ‘‘Avrupa Birliği ile ilişkiler’’ ifadesiyle tanımlanmıştı.

    Bir başka anlatımla, AB ile ilişkiler doğrudan ANAP'a verilmişti.

    BİR SON DAKİKA DEĞİŞİKLİĞİ

    Gelgelelim, ertesi günü yayınlanan 29 Mayıs tarihli ikinci bir genelgede İrtemçelik'in görev alanının karşısındaki ifade ‘‘AB ile ilişkilerde eşgüdüm’’ şeklinde değiştirildi.

    Böylelikle, başlangıçta doğrudan AB ile ilişkilerin sorumluluğunu üstlenmiş olan ANAP'a, bu kez daraltılmış bir görev tanımıyla Türk bürokrasisi içinde AB dosyasına ilişkin eşgüdümün sorumluluğu verilmiş oldu.

    AB ile ilişkilerin doğrudan bir Devlet Bakanı'na bağlanmasının Dışişleri Bakanlığı açısından yaratabileceği sakıncaların Başbakan Ecevit'i bu tutum değişikliğine ittiği anlaşılıyor.

    Ecevit'in o dönemde bu konuda anlayış göstermesi için yaptığı rica Yılmaz tarafından -gönülsüz bir şekilde olsa da- kabul edilmiş, ANAP lideri koalisyon mutabakatından sapma anlamına gelen bu değişikliği o günün koşulları içinde mesele haline getirmemişti.

    DOĞRUDAN ECEVİT'E BAĞLANINCA...

    Helsinki zirvesi sonrasında Ankara'nın AB ile ilişkilerin yürütülmesinde nasıl bir yönetim yapılanmasına gideceği sorusu hükümet açısından en önemli kararlardan biri haline geldi. AB tam üyeliğine kabul edilen ülkelerin çoğunda yalnızca AB dosyasından sorumlu olan ve kuvvetli yetkilerle donatılmış bir bakan ya da başbakan yardımcısının ön plana çıkarıldığı bir yapılanma söz konusu.

    Buna karşılık, Ecevit tercihini mekanizmaları büyük ölçüde kendisine bağlayan ve DSP'nin kontrolündeki Dışişleri Bakanlığı'nı ön plana çıkartan bir modelden yana kullandı.

    Ecevit'in getirdiği bu modelin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından da desteklendiği anlaşılıyor.

    Sorun, mekanizmanın Ecevit'e bağlanmasından çok mekanizma içinde pek çok kurul, komite ve sekreterlik oluşturularak çok başlı bir yapının yaratılmış olması.

    İRTEMÇELİK: MODEL VERİMSİZLİK GETİRİR

    Kabinede AB koordinasyonundan sorumlu ANAP'lı Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik de bu sorumluluğundan çekilirken, çok parçalı bir yapının işleri içinden çıkılmaz hale getireceği gerekçesini öne sürdü.

    İrtemçelik, dün bu konuda yaptığı açıklamada ‘‘Bugünler geçecek, tarih hepimizi sevaplarımız ve günahlarımızla yazacaktır’’ dedikten sonra şunları söyledi:

    ‘‘Karar verilmiş olduğuna göre, geriye dönük tartışmaların uzaması bize daha da fazla zaman kaybettiririr. Artık, hayırlı olsun deyip, verimsizliği ortaya çıkana kadar, benimsenen modelin yürümesi için elden geleni iyiniyetle yapmak herkes için bir görevdir.’’

    ANAP'lı bakan, bu sözleriyle modelin verimsizliğinin eninde sonunda ortaya çıkacağı konusunda kuvvetli bir kanaat belirtmiş oluyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı