Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kızıma HATA yapma özgürlüğü vereyim mi

<B>‘Kimse kimseye yaşamayı öğretemez.’ Bir anne olarak kabullenmem gereken çok önemli bir konudan bahsediyorum. Herkes hayatı kendisi yaşayarak öğrenir. Öyleyse Nehir’e hata yapma özgürlüğü tanımalı mıyım?</B>

Biliyorum, bu hızla gidersem 10 yıl sonra Nehir’i karşıma alıp Semra hanım gibi ‘Kızım sen aşık değilsin, aşık olduğunda ben sana söylerim’ diyebilirim. Hatta yanlış adamı seçmesin diye türlü taklalar atabilirim. Böyle bir hastalıklı potansiyelim olduğuna eminim.

Nehir, ilk adımı için ayağa kalkıp, hemen arkasından yüzükoyun yere düştüğünde öyle bir çığlık atmıştım ki anlatamam. Çığlığım evin duvarlarında yankılanıp bana geri döndüğünde, diğer odadaki annemi bile panikletti.

Oysa Nehir, tek başına ayakları üzerinde durmanın ilk provasını yapıyordu. Düşmesi gayet normaldi. Ama ben kızıma kıyamıyordum. Yere düşmeden havada yakalayıp, vücudunun yerle temasına engel olmak için her türlü akrobasi hareketlerini yapmayı göze alabilirdim. Bu ani hareketler, vücudumun farklı yerlerinde morluk, ezilme, kızarıklık ve acı olarak bana geri döndü.

Aslında özgürdük

Nehir hata yapmasın, yaptığı hatanın sonucuna katlanmasın diye zaman zaman onu uyarıyorum. Çoğunlukla bu uyarılar ikimiz için de tekrardan öteye gitmiyor ama kendime engel de olamıyorum.

Çoğunlukla o beni dinlemiyor, acıyla birebir karşı karşıya kalmak istiyor. Bu çocuk deli mi, cesur mu, yoksa öğrenirken yaşamayı mı tercih ediyor henüz anlamış değilim. Geçmişte annem beni, benim Nehir’i uyardığım gibi her konuda uyarır mıydı, hatırlamıyorum:

‘Ona dokunma, buradan atlama, oraya çıkma, sakın yeme, asla konuşma’ şeklinde uzayıp giden konuşmalar yaptık mı inanın bilmiyorum.

Ama arkadaşlık konusunda hep kulağımızın arkasına bir şeyler üflemiştir. Annemin güzel bir taktiği vardı. Bize kendi onayladığı görüşünü söyler sonra da ‘hangisi içine siniyorsa onu yap’ derdi.

Hadi o noktadan sonra kendi isteğini yap da görelim. Mecburen, annem üzülmesin, annem kırılmasın, mutlaka doğrusunu biliyordur diye onun görüşü doğrultusunda bir karar verirdim. Böylece annem güya bize özgürlük alanı tanımış olurdu.

Geriye dönüp baktığımda, kendi gençliğimi düşündüğümde, yaptığım hataların önemli bir bölümünün, annem tarafından daha önce uyarıldığım konularda olduğunu söyleyebilirim. Zaten hep böyle değil midir:

Yaşam, bize bütün kitapların öğrettiklerinden daha çoğunu öğretir. Çünkü yaşam bize karşı direnir.

İnsan, engellerle karşılaşıp onları aşmaya çalıştıkça kendini tanıyabilir.

Çocuklar da hata yaparak dünyanın ve bu dünya içinde kendi gücünün sınırlarını tanır. Bu anlamda her hata aslında gelişme yolunda bir aşamadır. Ama uzmanlara göre hataların gelişime katkı sağlaması için iki şart var; Birincisi hatalardan ders alarak ileriye doğru bir adım atılması ve aynı hatanın tekrarlanmaması. İkincisi de bütün hayatı içine alacak ve hayatın akışını olumsuz yönde etkileyecek hatalar yapılmaması.

Mesela uyuşturucu kullanımı, erken yaşta hamilelik, hayatın akışını olumsuz yönde etkileyecek hatalardan ikisi. Belki de anne - babalar olarak bu iki şartı göz önünde bulundurarak çocuklarımıza ‘kendi hatalarını yapma, sonuçlarını yaşama ve hayatı öğrenme şansı’ vermemiz gerekiyor.

Vites değiştirin

Disiplin ne anlama gelir diye sorsam, çoğunuz içinizden kural, ceza diye geçirirsiniz. Türkçe’de karşılığı öyledir ama Latince’de ‘öğretmek’ anlamına gelir.

Çocuklar neyin güvenli olup olmadığı ve hangi hareketlerine izin verilip verilmediğini öğrenene dek onun güvenliğinden tamamen biz sorumluyuz. Hata yapan çocuğumuza sevgimizin azalacağını ima etmek onun kendine güvenini tehdit etmekten başka işe yaramaz. Nehir hata yaptığında, ona daha sıkı sarılırım, onu kollarımın arasında resmen ezerim.

İçinde bulunulan koşullar da çocuğun kararlarını etkiler. Mesela sınav stresi içinde olan bir çocuk daha hassastır. Aşık olan bir çocuğa yüklenmenin faydası yoktur. Gerektiğinde onların ihtiyaçlarını karşılamak için vites değiştirin. Uzmanlar ‘Çocuğunuz hata yaptığında kendini değil yaptığı hatayı eleştirin’ der.

Anne babalık demek biraz da tutarlılık demek. Normalde ayakkabısıyla yatağa çıkmasına kızıp, keyfiniz yerindeyken serbest bırakıyorsanız yanlış yapıyorsunuz. Bu durum onu kararsızlığa sürükler.

Kendinizden de mükemmeli beklemeyin. Kendini kaybetmeyen, bağırmayan, çocuğunu dövmeyi istemeyen bir ebeveyn yeryüzünde yoktur. Hepimiz birer melek olsaydık, kanatlarımızla dolaşırdık. Onlar kanatlı birer melek olarak dolaşsınlar diye kendi hatalarını yapma özgürlüğünü ellerinden almaya hakkımız olmadığını hatırlatmak isterim.

Aslında her yanıma ‘İzin ver, izin ver, izin ver’ post-it’lerinden yapıştırmam daha yerinde bir karar olur.

Yaşayarak öğrenecek

Hayat insana her şeyi yaşayarak öğretiyor. Ayakları üzerinde duran bir çocuk yetiştirmek için ona kendi hatalarını yapma özgürlüğü tanımamız lazım. Unutmamamız gereken önemli şey; ‘Kimse kimseye hayatı öğretemez.’


Ona da saygı gösterin

n Bebeklerin ve ufak çocukların çok kısıtlı bir hafızaları vardır. Yani bir şeyi ilk seferinde öğrenmelerini ve hatayı tekrarlamamalarını beklemeyin. Sabırlı olmayı öğrenin ve bıkmadan defalarca uyarın.

n Çocukların hata yapmaya da izinleri olmalıdır. Bu hatalardan ders alacaklardır. Eğer çocuğunuza hata yapacağı hiçbir şey bırakmazsanız, o zaman her şeyi öğretmek zorunda kalırsınız. Tehlikeli olanlar hariç bazı hatalara karşı toleranslı olmalısınız.

n Hatayı düzeltmek ve ödüllendirmek, cezalandırmaktan çok daha iyidir. Neden cezalandırıldığını anlamayacak yaştaki bir çocuğu cezalandırmak faydasızdır. Kötü davranışı cezalandırmaktansa iyi davranışı ödüllendirmek, gururlandırmak ve pozitif destek işe yarar.

n Diğer bir olumlu yaklaşımda her hareketin bir sonucu olduğunu görmektir. Yapılan bir hatanın suçlusu sonucu da göze almalıdır. Örneğin dökülen bir süt temizlenmelidir.

n Herkesin hayatta hata yapma hakkı vardır. Özellikle çocukların hata ve yanlış yapmaya herkesten çok hakları vardır. Çocuğunuz masada ekmek almaya çalışırken sütü devirirse yaklaşımınız ‘hay Allah, süt döküldü, daha dikkatli olmaya çalış canım’ olmalıdır. Eğer sütü bilerek döktüyse uyarınız biraz daha sert olabilir.

n Çocuklar saygı duymaya değer varlıklardır. Ona sadece sahip olduğunuz bir nesne gibi davranmayın. Diğer herkese davrandığınız gibi saygı gösterin.

n Çocuklar kendi hayatları üzerinde biraz kontrole sahip olduklarını bilmek isterler. İyi bir zihinsel gelişim için bebekler bile bazı seçimleri kendileri yapmak isterler. Mümkün olduğu zaman buna izin verin, onlara seçme hakkı tanıyın.
X