Gündem Haberleri

    Kızım mezarında rahat uyusun

    Seyit ERÇİÇEK / İSTANBUL
    09.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Narine Mıgırdiçyan, ailesini geçindirmek için Ermenistan’dan Türkiye’ye gelen yüzlerce insandan biriydi.

    Gümüş atölyesinde çalışıyordu, “İstanbul benim memleketim” diyecek kadar yaşadığı şehri seviyordu, bir de üst komşusu Orhan’ı... Türkiye’deki adıyla Narin, Orhan’ın çıplak görüntülerle şantajından sonra hayatına son verdi. Annesinden Narine’in hikâyesini dinleyeceksiniz.

    TÜRKİYE, Ermenistan vatandaşı Narine Mıgırdiçyan’ı (21) 20 Mart’ta siyanür içerek yaşamına son verdikten sonra tanıdı. Genç kız iddiaya göre sevgilisi ve ağabeyi kendisine çıplak görüntülerle şantaj yaptığı için intihar etti. Görüntülerinin olduğu hafıza kartını kimsenin eline geçmesin diye yutan kızı ölüme sürükledikleri iddia edilen Barış ve Orhan Okumuş kardeşler tahliye edildi. Tahliye kararına isyan eden anne Nune Mıgırdiçyan (42), “Bana söz vermişti, intihar etmeyecekti. Kızımı rahat bırakmadılar. Tek istediği alınteriyle para kazanmaktı. Keşke İstanbul’a gelmeseydi. O insanlar nasıl serbest kalır? Yukarıda Allah var, vicdanları rahat mı? Hakkımı sonuna kadar arayacağım” dedi.

    ÇALIŞMAK iÇiN iSTANBUL’DAYDI

    Kumkapı’da kuyumcu atölyesinde çalışırken siyanür içerek intihar eden Narine Mıgırdiçyan, Ermenistan’da yaşayan 6 çocuklu ailenin en büyüğüydü. Geçim sıkıntısı çeken ailesine yardımcı olabilmek için üniversite öğrenimini yarıda bıraktı. Mimar olacakken çalışmak için İstanbul’a geldi. Atölyedeki arkadaşları için artık o Narine değil Narin’di. Aldığı haftalığını Ermenistan’a, ailesine gönderiyordu. İstanbul’da üvey babası ve ağabeyi ile aynı evde kalıyordu. Kumkapı’da oturduğu apartmandaki üst kat komşusu Orhan Okumuş’a aşık oldu. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen “Ben onu çok seviyorum, evlenmeyi düşünüyorum, Türk vatandaşı olacağım. İstanbul’u çok seviyorum, burası benim yeni memleketim” dedi.

    Görüntülerle şantaj sonu oldu

    İddiaya göre Orhan Okumuş genç kızın çıplak görüntülerini çekti. Görüntüleri gören Orhan Okumuş’un ağabeyi Barış Okumuş da Narine’ye kendisiyle beraber olması için şantaj yaptı. Kızın reddetmesi üzerine Barış Okumuş, görüntülerin olduğu hafıza kartını Narine Mıgırdiçyan’ın kardeşi Zhora Mıgırdiçyan’a gösterdi. Görüntüleri izleyen Zhora Mıgırdiçyan, sinirle eve gelerek ablasına bir tokat attıktan sonra görüntüleri izletti. Bu olaydan sonra Orhan Okumuş’un evlenmekten vazgeçmesi üzerine, kız bunalıma girdi. Siyanür içerek hayatına son veren Narine’nin ölümünün üzerinden 6 ay geçti. Olayın ardından tutuklanan Barış ve Orhan Okumuş kardeşler 5 ay tutuklu kaldıktan sonra çarşamba gün yapılan duruşmada tahliye edildi.

    KORKTuĞUMUZ BAŞIMIZA GELDi

    Anne, adaletin yerini bulacağını belirterek yaşadıklarını şöyle anlattı: “Zhora görüntüleri izledikten sonra beni aradı. Ben kızımı affetmiştim. Ama içim hiç rahat değildi. Vize sorumum olduğu için gelemedim İstanbul’a. Sonra Narine aradı. Orhan için ‘Seven insan böyle yapmaz’ diyordu. Kızımla konuştuğum akşam rüyamda çok kötü şeyler gördüm. Ermenistan’daki evimizin bir odasında 6 sandalye vardı. Ancak sandalyelerden birinin 4 bacağı da kırılmıştı. Rüyamı anneme anlattım. Annem de 6 çocuğumdan birinin başına zarar geleceğini söylemişti. Korktuğumuz başımıza geldi. Rüyam gerçek oldu. Bir saat sonra Zhora ağlayarak beni, ‘Narine öldü’ dedi. O an dünyam karardı.”

    Gözyaşlarım hiç dinmedi

    NARİNE Mıgırdiçyan’ın annesi, kızına üvey babasının tecavüz ettiği iddiaları üzerine şunları söyledi: “Barış ve Orhan Okumuş kardeşler ikinci eşime iftira attılar. O adam benim 3 çocuğumun babası. Narine ve iki kardeşi daha çok ufakken o baktı onlara. Kendi çocuklarından ayırt etmedi. İki kardeş, kızımın ölümüne sebep oldu ama Türkiye onları serbest bıraktı. Gözyaşım hiç dinmedi.”


    Cenazeyi borçla ülkeme götürdüm

    “Kızımın otopsisi bitmişti. Fakat görüntülerin olduğu hafıza kartı bulunamamıştı. Israr ettim. İkinci otopside görüntülerin olduğu sim kart bağırsaklarından çıktı. Görüntüler savcılığa gittikten sonra Ermenistan’da bankalardan çektiğim kredi borcu ile kızımın naaşını memleketime götürdüm. Ona mezar yaptırdım. Ben onu çok zorluklarla büyüttüm. Kızım mimarlık okurken, ben İstanbul’da çalışıyordum. Ona haftada 50 dolar gönderemediğim için kızım okulu 2’nci sınıfta terk etti. Keşke okutsaydım da çalışması için İstanbul’a gelmesine izin vermeseydim. Yanında olamadım.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı